KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9910 E., 2023/10819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3694 E., 2023/673 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/67 E., 2022/173 K.
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 19.03.2009 tarihinde, davalı işveren ... Gıda San. ve Tic. Ltd. şirketine ait markette mutfak bölümünde aşçı olarak görev yaptığını, marketin yemek işlerinden ve muhasebe bölümünün çay servisinden sorumlu olduğunu, sigorta girişinin 23.07.2011 tarihide yapıldığını, bu tarihten önceki çalışma dönemlerine ilişkin sigorta primlerinin yatırılmadığını belirterek davacının 19.03.2009 tarihinden 19.09.2011 tarihine kadar davalı işveren nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Gıda San.ve Tic. Ltd. şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının Kuruma bildirilen 58 günlük çalışması dışında davalı şirket nezdinde başkaca bir çalışmasının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesi ile davacının davalı işveren nezdinde çalışıldığı kadar çalışmasının kuruma bildirildiğini, ayrıca 506 sayılı yasa'nın 79/10 uncu maddesi hükmünce, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle davanın yerleşik Yargıtay kararları karşısında hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanları ve tanıkların hizmet cetvellerinin ve çalışmaya ilişkin bilgilerinin gerçekliğinin tetkiki ile, hizmet süresinin başlangıcına yönelik tanık ... 'un açtığı kesinleşmiş davası da esas alındığında; dava konusu iş yerinin dava konusu edilen tarihlerde faal olduğu, çalışmanın ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 19.03.2009-19.09.2011 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı işyerinde aralıksız kesintisiz asgari ücret ile çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, yazılı delil niteliğindeki Kurum kayıtlarının aksinin aynı değerde yazılı delilerle ispatı gerekirken soyut tanık beyanları ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının iddia ve beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, tüm çalışmasının SGK'ya bildirildiğini, davalı nezdinde 23.07.2011 tarihi ile 19.09.2011 tarihi arasındaki 58 günlük çalışması dışında herhangi bir çalışmasının olmadığı, davalı şirket iş yerinde SGK il müdürlüğü görevlilerince 11.09.2009 tarihinde gerçekleştirilen denetlemede davacı gibi bir çalışanın bulunmadığının resmi yazılı belge ve tutanaklar ile tespit edildiğini, dinlenen tanıklarının beyanlarıyla çalışma iddiasının ispatlanamadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının SGK kayıtlarında 23.07.2011-19.09.2011 tarihleri arasında çalışması görüldüğü, talep ettiği dönemde başka bir sigortalı bildiriminin bulunmadığı, hak düşürücü sürenin geçmediği, dosyada mevcut evraklar, tanık ...'un kesinleşen hizmet tespiti dosyası, dinlenen tanıkların hizmet döküm cetvelleri, Askerlik Şubesi kayıtları, tanıkların beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının talep ettiği dönemde davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının taraf tanık beyanları, dönem bordro tanık beyanları ve komşu işyeri tanık beyanlarıyla ispatlandığı gerekçesi ile davalı ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, dosyada mevcut 14.09.2009 tarihli denetim raporunda davacının çalıştığı yönünde bir tespit bulunmadığını, davacının kesintisiz çalıştığı iddiasının ispatlanamadığını, davalı şirkette kurum kayıtlarına yansıyan kısa süreli çalışmaları dışında bir çalışması bulunmadığını, bordro tanıklarının davacının çalışma iddiasına ilişkin bilgisi bulunmadığını, davacı tanığının ise işverenle husumeti olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiği dikkate alınmadan eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalıya ait market işyerinde 19.03.2009 ile 19.09.2011 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesidir.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9910, K. 2023/10819, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama