KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10099 E., 2024/11872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/508 E., 2023/198 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında Mahkemede görülen aidiyet tespiti, kesilen aylığın yeniden bağlanması ve aksine Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Kurumdan 2/1801332 tahsis numarasıyla 23.06.1996 tarihinde emekli olarak yaşlılık aylığı almakta iken, 2010/Nisan ayı aylığından sonraki aylıklarının kesildiğini, davalı Kurumun İzmir Sosyal Güvenlik il Müdürlüğü Konak Sosyal Güvenlik Merkezinden kendisine gönderilen 10.12.2009 tarihli, 16108811 sayılı yazı ile 01.04.1976 tarihinde 85817.35 işyeri sicil numaralı,13.01.1977 tarihinde 143116.34 ve 3.5.1979 tarihinde 13482.34 sicil numaralı işyerindeki çalışmaların kendisine ait olmadığı hususunda tereddüde düşüldüğünü,
bu nedenle anılan işyerinde çalıştığına dair belge ve bordroları Kuruma vermesinin istendiğini, müvekkili tarafından işyeri numaralarından adresleri tespit ederek araştırdığını, ancak, adreslerdeki işyerlerine ulaşamadığını, belge istenen işyerlerinin 31-34 yıl öncesi çalışılan işyerleri olup, şu anda bu işyerlerinin mevcut olmadığından, müvekkilinin Kurumca istenen belgeleri veremediğini bunun üzerine,
Mayıs/2010 tarihi itibariyle aylıklarının hesabına yatmadığı için davalı Kurumdan durumu araştırdığını ve aynı ismi taşıyan başka bir kişinin hizmetlerinin kendi hizmetleri ile karışmasından dolayı kesildiğini öğrendiğini, oysa, müvekkilinin ilk olarak 1970 tarihinde İstanbul’da E-5 Karayolu üzerindeki Ankara Konutları Paşa Yanında, daha sonra 7 yıl süre ile İstanbul Kağıthane Belediyesi Yol-Kanalizasyon ve Garaj İnşaatında taşeron ... ’in yanında, 1980-1982 yıllarında Keniteks Boya Fabrikasında ve Edirne Kapı Mezarlığında mezar yerlerini belirleme işinde çalıştığını,
1986 yılında İstanbul’dan İzmir’e gelerek 2 yıl Modern Kağıt Fabrikasından sonra, 3 ay peynir fabrikasında, daha sonra Ayrancılar Belediyesi Çiftçi Malları Koruma’da bekçi olarak 2,5 yıl çalıştığını, 1,5 yıl süre ile Ayrancılar ile Yazıbaşı arasında bir bölgede faaliyet gösteren maden fabrikasında, en son olarak Çözümsan adlı fabrikada 2,5 yıl çalıştığını ve 7 ay kadar isteğe bağlı sigorta primi ödediğini,
1996 yılında 25 yıllık sigortalılık süresini doldurarak emekli olmak için Kuruma müracaat ettiğini ve Kurum tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan sonra emeklilik şartlarına haiz olduğu için 23.06.1996 tarihinden itibaren 2/1 801 332 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almaya başladığını, müvekkilinin emekli maaşı dışında başka bir gelirinin bulunmadığını, emekli olmasından 14 yıl sonra aylığının kesilmiş olmasının kendisini zorda bıraktığını, aynı ismi taşıyan başka bir şahısla hizmetlerinin davalı Kurum tarafından karıştırılmış olmasında müvekkiline yüklenebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, öte yandan,
müvekkilini sigorta sicil kartında sicil numarası 11212970 olarak yazılı iken daha sonra verilen sigorta kartında ise sicil numarasının 11212907 olarak yanlış yazıldığını beyanla müvekkilinin, yaşlılık aylığı dışında bir geliri bulunmadığından, öncelikle tedbiren aylığının ve sağlık yardımının devamına karar verilmesini,yaşlılık aylığının iptali ve ödenen aylıklar nedeniyle borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Kurumun 7331849 sigorta sicil numaralı sigortalısı olan davacıya 09.11.1995 tarihli tahsis başvurusuna istinaden, 01.12.1995 tarihi itibariyle 2/1801332 tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak, daha sonra hizmetlerinin başka sigortalı ... ile karıştığının anlaşılması üzerine karışan hizmetlerinin iptal edildiğini, sigortalılık günlerinin iptali nedeniyle 1881 gün sigortalılık süresi bulunduğu anlaşılan davacının yaşlılık aylığı bağlanması için 5000 gün hizmetinin bulunmaması nedeniyle,
aylığının 2010/Mayıs ayı itibariyle iptal edildiğini ve kendisine 25.12.2002-24.05.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklarının yasal faizi ile birlikte iadesinin gerektiğini, müvekkili Kurumca yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Dahili davalılardan ... duruşmadaki beyanında, kendisine gösterilen Keniteks Boya A.Ş. tarafından 02.03.1981 tarihinde verilen işe giriş bildirgesindeki imzanın tarafına ait olmadığını, Keniteks Boya A.Ş. isimli işyerinde çalışmadığını, söz konusu çalışmanın tarafına ait bir çalışma olmadığını beyan etmiştir.
3.Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davacının kendisini davaya dahil etmesinde ve Mahkemede görülen davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, çünkü davacının, diğer davalı SGK’ya dilekçe ile müracaat ederek işlemlerini gerçekleştirebileceğini, kendisinin sigorta kaydında görüldüğünü iddia ettiği günlerini kendi sigorta sicilinde toplayabileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.12.2012 tarihli ve 2010/590 Esas, 2012/728 Karar sayılı kararı ile davalı Kurumdan 09.11.1995 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan 01.05.1957 doğumlu ve [TCKN] T.C. kimlik numaralı davacı ...’ün; 38 yaşını doldurduğu, 24.10.1970 sigortalılık başlangıç tarihine göre; 25 yıl 15 gün sigortalılık süresinin bulunduğu, bu sürede; sigortalı çalışmaları ve isteğe bağlı sigortalı çalışmaları dahil toplam 2672 gün M.Y.Ö. sigortaları primi ödemiş durumda olduğu, tespit edilmekle; 506 sayılı Kanun'un 60/A-c maddesinde öngörülen en az 5000 gün prim ödeme koşulunu yerine getiremediğinden, yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Karar Dairemizce; ...Mahkemece, dahili davalıya husumet yöneltilmeli, davacıya aylık bağlanmasına esas sigortalı hizmetleri saptanmalı, isteğe bağlı sigortalılık dosyası celbedilmeli, Kurumun davacıya mal ettiği sigortalı hizmetleri net olarak belirlenmeli, davacının da beyanı alınarak uyuşmazlık konusu işyerleri ve süreler tespit edilmeli, bu işyerlerine ilişkin dönem bordoları celbedilerek bordro tanıklarının beyanları alınmalı, aidiyet tespiti istenen çalışmaların, gerçekte kime ait olduğu, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, aylık iptaline ilişkin Kurum işleminin yerinde olup olmadığı irdelenmelidir, gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.12.2016 tarihli ve 2013/802 Esas, 2016/696 Karar sayılı kararı ile davacının 07.07.1977 – 09.03.1979 tarihleri arasında geçen 600 günlük askerlik hizmetini SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Beşiktaş Sosyal Güvenlik Merkezine 24.08.2012 tarihli dilekçesi ile borçlandığı ve borçlanma tutarı olan 6018 TL 27.8.2012 tarihinde Ziraat Bankası A.Ş. Çerkezköy/Tekirdağ Şubesi kanalıyla Kurum hesabına yatırdığı tespit edilmektedir.
Buna göre, askerlik süresi ile çakışan ve işveren İ.... ’e ait 277705.34 sicil sayılı işyerinden 08.10.1977 – 28.02.1979 tarihleri arasında Kuruma bildirilen çalışmalarının geçerli sayılamayacağı ortadadır. Diğer taraftan, ... Oto Aksamı San. Tic. Ltd.
Şti.'ye ait 125712.34 (eski 32) sicil sayılı işyerinden ... adına, davacının s.s. numarasıyla bildirilen çalışmaların ise kendisine ait olduğu kanıtlanamadığından, 1972/2. dönemdeki 19 günlük ve 1972/3. dönemdeki 90 günlük çalışmaların dosyadaki mevcut delillerle göre kendisine mal edilmesi mümkün görülememektedir. Buna göre, davalı Kurumdan 09.11.1995 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan 01.05.1957 doğumlu ve ... T.C. kimlik numaralı davacı ...’ün.
38 yaşını doldurduğu, 24.10.1970 sigortalılık başlangıç tarihine göre. 25 yıl 15 gün sigortalılık süresinin bulunduğu, bu sürede; sigortalı çalışmaları ve isteğe bağlı sigortalı çalışmaları dahil toplam 2672 gün M.Y.Ö. sigortaları primi ödemiş durumda olduğu anlaşılmakla 506 sayılı Kanun'un 60/A-c maddesinde öngörülen en az 5000 gün prim ödeme koşulunu yerine getiremediğinden, yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Karar Dairemizce; Mahkemece, davacıya aylık bağlanmasına esas sigortalı hizmetleri saptanmalı, isteğe bağlı sigortalılık dosyası celbedilmeli, Kurumun davacıya mal ettiği sigortalı hizmetleri net olarak belirlenmeli, davacının ve davalıların da beyanı alınarak uyuşmazlık konusu işyerleri ve süreler tespit edilmeli, bu işyerlerine ilişkin dönem bordroları celbedilerek bordro tanıklarının beyanları alınmalı, aidiyet tespiti istenen çalışmaların çakışan süreler de gözetilerek gerçekte kime ait olduğu, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, aylık iptaline ilişkin Kurum işleminin yerinde olup olmadığı irdelenmelidir gerekçesi ile bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile toplanan deliller, Kurum kayıtları birlikte değerlendirilerek davanın kabulü ile; davacının aylık bağlanma koşullarının oluştuğu 01.05.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, 01.05.2016 tarihinden itibaren her bir aylık için aylıkların hak kazanıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı SGK’dan alınıp davacıya ödenmesine, davacının hizmetlerinin davalı ... TC kimlik no.lu ... ile karıştırılmak sureti ile kurumca işlem yapılıp, davacıya yapılan ödemenin davalı Kurumun hatalı işleminden kaynaklandığının tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili: Kurum işleminin yerinde olduğunu, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aidiyet tespiti, kesilen aylığın yeniden bağlanması ve aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, işyeri Kurum kayıtlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10099, K. 2024/11872, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama