KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10422 E., 2024/10617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/83 E., 2024/219 K.
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 17.12.2018 tarihi itibariyle yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı borçlanma işlemlerini kanuni süresinde tamamlayamadığından borçlanmanın iptal edildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/118 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında "Kuruma borçlanma için başvuran sigortalının, Kurumun işlem yapmaması halinde makul süre içinde işlemin iptali için dava açması gerekir. Borçlanma işlemleri başlatan ancak makul sürede takip etmeyen sigortalının kusurlu bulunduğu açıktır.
Bu durumda Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 06.02.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi" gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında kısaca, davalı Kurumun davaya sebebiyet vermediği gerekçesi ile dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile, davacının dava tarihi olan 06.02.2020 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre 4/1-b sigortalılık kapsamında, dava tarihi olan 06.02.2020 tarihinde geçerli olan prime esas günlük asgari kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 22.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki davada, bozmaya uyularak davacının dava tarihi itibariyle geçerli bir yurtdışı borçlanma talebi kapsamında borçlanabileceğinin tespitine dair karar verilmesi isabetli ancak davacının talebinin kısmen kabul kısmen reddedilmiş olması karşısında yargılama giderinin de buna göre hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;.
Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine;
İlk Derece Mahkemesi Hükmünün tamamen silinerek yerine; "Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
1-)Dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile davacının dava tarihi olan 06.02.2020 tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre 4/1-b kapsamında, dava tarihi olan 06.02.2020 tarihinde geçerli olan günlük prime esas kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-) Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-) Davacı tarafın yatırmış olduğu 54,40 -TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacı tarafa iadesine,
4-)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17900,00 TL vekâlet ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-)Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum vekiline ödenmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan tebligat, posta ve sair giderlerden oluşan toplam 936,00 TL yargılama giderinin takdiren 468,00 TL'sinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-) Davalı Kurum tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-) Taraflarca yargılama gideri olarak yatırılan gider avansının kullanılmayarak artan kısmı olması halinde kararın kesinleşmesini müteakiben taraflara iadesine dair davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememiz aracılığı ile temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23.05.2024 " yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10422, K. 2024/10617, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama