İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10630 K.2024/13148

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne…

Esas2024/10630Karar2024/13148Tarih17 Aralık 2024Okuma16 dk · 3.100 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/10630 E., 2024/13148 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Aralık 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2021/208 E., 2023/403 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.100 kelime·16 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı Kurum vekili ile davalılar ... vekili, ... ve ... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle.

Kurumda ... numarasında işlem gören işyeri sigortalılarından olan ...'ın l4.08.l999 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığı, bu iş kazası nedeniyle sigortalıya 63.327.85 YTL sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, 343,09 YTL tedavi gideri, 52.00 YTL yol gideri, 79,50 YTL hastane masrafı yapıldığını, bu kaza nedeniyle Kurumun uğradığı zararın şimdilik toplam 63.802,45 YTL olduğu, iş kazası nedeniyle sigorta müfettişi tarafından düzenlenen raporunda işverenin kusurlu bulunduğu,

olay nedeniyle Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/168 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı ve Mahkeme kararında olayın meydana gelmesinde davalıların toplam 6/8 oranında kusurlu bulundukları, yine sigortalı tarafından Sinop Asliye Hukuk İş Mahkemesinin 2000/268 Esasına kayden işveren aleyhine dava açıldığı ve davanın karara bağlanarak kesinleştiği,

kesinleşmiş Mahkeme kararında davalıların Ceza Mahkemesinde hüküm altına alınan kusurların aynen kabul edildiği ve sigortalının gerçek zararının 26.984,66 YTL olarak hesap edildiği iddiasıyla olayın bir iş kazası olması ve Kurumun rücu edebileceği miktarın sigortalının gerçek zararı ile sınırlı olması nedeniyle Kurumun bağladığı gelirin 6/8 i 47.495,88 YTL olmasına rağmen sigortalının gerçek zararı olan 26.984,66 YTL ile yapılan masrafların 6/8 i olan 355,96 YTL olmak üzere toplam 27.340,62 YTL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; inşaat işçisi olduğu, iddia edilen olayda hiçbir hatasının ve kusuru olmadığı, bu davada da davalı olmaması gerektiği, her ne kadar ceza dosyasında 2/8 oranında kusurlu gösterilmişse de bu kusur oranını dahi kabul etmediği, olayın oluş şekli gereği kusuru bulunmadığından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının yasalara aykırı olduğu, davacının olaydan sonra iyileştiği, malul kalmadığı, çalıştığı ve hurdacılık yaptığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket ile ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediği, reddini talep ettiği, olay tarihinde şirkette şirket müdürü olarak görev yaptığı, bu sebeple hukuki sorumluluğunun olmadığı, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca şirketin herhangi bir kusurunun veya ihmalinin söz konusu olmadığı, davacının halen kamyoneti ile hurdacılık yaptığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME İLK KARARI

Mahkeme tarafından 07.06.2007 tarihli ve 2005/324 Esas, 2007/274 Karar sayılı kararla davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi olup bu madde gereğince gelir peşin değeri yönünden SSK'nın rücu hakkının zararlandırıcı olaya maruz kalan sigortalının işveren veya 3.kişilerden isteyebilecekleri maddi tazminat miktarı ile sınırlı olduğu, yerleşik içtihatlar gereğince SSK zararlandırıcı olaya maruz kalan sigortalıya kanunen halef olduğundan SSK' ca önceden açılan rücu davasında ya da sigortalı tarafından açılan tazminat davasında kusur ve gerçek zararlar tespit edilip kesinleşmişse sonraki davalarda da bağlayıcı olduğu,

bunun dışında SSK tarafından davacıya yapılan ödemeler ve masraflar kusur oranları dikkate alınarak davalılardan istenebildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.340,62 YTL.nin; l84.47 YTL.sinin l5.08.l999. 13,69 YTL.sinin 01.02.2000. 44,99 YTL.sinin 03.02.2000. 56,l8 YTL.sinin 25.02.2003; l7,63 YTL.sinin l4.03.2003.

39,00 YTL.sinin 08.03.2004 ve 26,984,66 YTL.sinin 23.09.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Mahkemenin 07.06.2007 tarihli ve 2005/324 Esas, 2007/274 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... Müh.İnş.Ltd.Şti vekili temyiz isteminde bulunmuş olup Dairemizce 27.11.2008 tarihli ve 2007/18142 Esas, 2008/15348 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...1-506 sayılı Kanunun kusur sorumluluğunu esas alan 26. maddesine dayanan rücu davalarında kusurun belirlenmesinde zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı açısından uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Olaya dair ayrı bir kusur raporu alınmayıp ilgili ceza dosyasında mevcut kusur raporu ile yetinildiği anlaşılmaktadır.

2- Yargılama aşamasında, sigortalının sürekli iş göremezlik durumuna dair davalı tarafın itirazı üzerine herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanunun 109. maddesinde hükme bağlanmıştır.

Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur.Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp başka sağlık kurumları,tarafından inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir.

Aşamada her ikisi de üst kurul olan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, çelişkinin Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenerek alınacak rapor ile giderilmesi gereklidir.

3- Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesinin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki '…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…' bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının,

yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirler ile harcama ve ödemelerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı kısmına hükmedilmesi gerekirken, gerçek zarar tavan değeri gözetilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Bu kapsamda, 5510 sayılı Yasa'nın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, 'İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.' düzenlemesi üzerinde durma gereği de bulunmaktadır.

'Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir.

Buna göre, gerek Özel Hukuk ve gerekse Kamu Hukuku alanında, kural olarak her Kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olay¬lara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır.

Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da, ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194. Prof. Dr. A. ...

Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73).' (HGK 13.10.2004 t., 2004/10-528 E., 2004/533 K.) 5510 sayılı Yasa'nın 21. maddesiyle yeniden getirilen 'sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı' tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasa'nın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi;

rücuan tazmine ilişkin düzenlemenin, yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce meydana gelen olay ve ilişkilere uygulanmasını gerektirir yukarıda sıralanan istisnai durumlar kapsamında değerlendirilemeyeceği hukuksal gerçeği de bozma üzerine yürütülecek yargılama sürecinde göz önünde bulundurulmalıdır..."

2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 15.12.2015 tarihli ve 2008/794 Esas, 2015/818 Karar sayılı karar ile uzman bilirkişi heyetinden kusur tespit ve aidiyetine ilişkin rapor alınarak rapor sonucuna göre davacı alacağının hesaplanması için dosya uzman hesap bilirkişiye gönderildiği, incelenen bilirkişi raporlarının dosyaya giren belge ve beyanların usul ve yasaya uygun değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 12.231,56 TL'nin davalı ... Ltd. Şti'den, 611,58 TL'nin davalı ...'den, 152,89 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, belirtilen bu miktarlara bilirkişi raporunda düzenlenen tabloda gösterilen sarf ve onay tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

3.Mahkemenin 15.12.2015 tarihli ve 2008/794 Esas, 2015/818 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılardan ... Mühendislik İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuş olup Dairemizce 06.06.2017 tarihli ve 2017/1963 Esas, 2017/4837 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...Eldeki davada ise, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.

Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığına uğramasına birden çok kişinin birlikte kusurlarıyla sebebiyet vermeleri halinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62’nci (818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 50 ve 51) maddeleri uyarınca teselsül hükümlerine göre birlikte sorumlulukları söz konusu olacaktır. Bu halde, Türk Borçlar Kanunu’nun 62’inci maddesi uyarınca kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkı baki kalmak koşuluyla, her bir sorumlu yönünden kusurlarına düşen miktar ayrılmaksızın teselsül kurallarına göre sorumluluklarına hükmedilebilecektir.

Mahkemece tüm davalılar hakkında 506 sayılı Yasa kapsamında teselsüle dayalı olarak davanın açıldığı hususu dikkate alınmaksızın, sonradan aldırılan kusur raporuna göre kusurları oranında davalıların sorumluluğuna karar verilmesi isabetsizdir.

Dairemiz bozma ilamında sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinde oluşan tereddüdün 506 sayılı Yasa'nın 109’ncu maddesinde sayılan prosedür çerçevesinde giderilmesi istenilmiş ise de, mahkemece bu prosedürün işletilmeksizin sadece Yüksek Sağlık Kurulundan rapor aldırdığı anlaşılmakta olup, Adli Tıp ve çelişki olması halinde Genel kuruldan rapor aldırılmak suretiyle sigortalının hangi tarih itibari ile iş göremezlik halinin başladığı ve hangi tarih itibari ile iyileştiği, başka bir deyişle, iş göremezlik halinin ortadan kalktığının kabul edilmesi gereği ile varsa fiili ödemelerin dikkate alınması gereği gözetilmeli, bu konuda oluşan tereddütlerin giderilmesi suretiyle bir karar verilmelidir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki '…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…' bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının,

yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, mahkemece ilk peşin değerli gelirler ile harcama ve ödemelerin; başlangıç tarihi itibari ile sorulmasından sonra, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı kısmına hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı Kurum ile davalılardan ... Mühendislik İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, davacı Kurumun ilk kararı temyiz etmemesi karşısında davalılar lehine kazalının % 25 kusuru nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle ve infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."

4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 09.04.2018 tarihli ve 2017/468 Esas, 2018/217 Karar sayılı kararla uyulan bozma ilamı uyarınca kazalı işçinin %25 kusurlu olduğu, yine uyulan bozma ilamı gereği davalıların kendilerine isabet eden toplam %75'lik kısımdan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bozma öncesi alınan 09.04.2015 havale tarihli hesap bilirkişisi raporunun kusur oranlarının hatalı belirtilmesi dışında hüküm kurmaya elverişli olduğu, hakimin genel bilgi ve tecrübesiyle çözebileceği hususlarda bilirkişi raporu alınmasının yasak olduğu, buna göre %85 yerine %75'lik kusur oranına göre hesap için ek rapor alınmadığı,

kazalı işçiye bağlanan 14.652,49 TL ilk gelir peşin sermaye değerinden davalıların 14.652,45 x 0,75 = 10.989,36 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, kazalı işçiye bağlanan 281,00 TL'lik sosyal yardım zamını ilk peşin sermaye değerinden davalıların 281.00 x 0,75 = 210,75 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, yine kazalı işçiye sırasıyla yapılan 184.47 TL, 13,69 TL, 44,99 TL, 56,18 TL, 17,63 TL ve 39,00 TL olmak üzere toplam 355,96 TL tedavi, yol ve hastane masrafından davalıların 355,96 x 0,75 = 266,97 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, ilk peşin sermaye değerleri onay tarihinin 23.09.2003 olduğu,

tedavi, yol ve hastane masrafı ödemelerinin sırasıyla 15.08.1999 - 01.02.2000 - 03.02.2000 - 25.02.2003 - 14.03.2003 ve 08.03.2004 olduğu, bozma öncesi alınan Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile uyumlu, bozma sonrası alınan ATK raporu uyarınca kazalı işçinin 08.06.2011 tarihinden itibaren, iş göremezlik halinin sona erdiği, ne var ki SGK tarafından yapılan ödemelerin bu tarihten önce olduğu,

bu nedenle davalıların %75 toplam kusur oranına isabet eden kısımlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 10.989,36 TL ilk gelir peşin sermaye değeri alacağının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 210,75 TL sosyal yardım zammına dair ilk peşin sermaye değeri alacağının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

266,97 TL tedavi yol ve hastane masarfı alacağının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

5.Mahkemenin 09.04.2018 tarihli ve 2017/468 Esas, 2018/217 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılardan ... Mühendislik İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuş olup Dairemizce 09.02.2021 tarihli ve 2020/2996 Esas, 2021/1346 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...Eldeki davada ise, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün olmayıp, hükmüne uyulan bozma ilamı ile bozma sonrasında Mahkemece yeniden rapor aldırılmış ve bu raporda davalılar ... Mühendislik İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... ‘ın toplam %85 kusurları olduğunun tespit edilmesi ile birlikte bu alınan 21.04.2009 tarihli son raporun meydana gelen olayda esas alınabilmesinin mümkün olmakla, oluşa uygun olan bu raporun esas alınması ile oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Diğer taraftan, meydana gelen olayda yaralanan kazalı sigortalının 08.06.2011 tarihi itibari ile iş göremezlik derecesinin iyileşme ile “%0”a düştüğünün belirlenmesi nedeniyle, bu nedenle Kurumca sigortalının gelirinin kesilmeme nedeninin araştırılması ile kesilmiş ise kesilme tarihine kadar yapılan fiili ödemelerin davacı Kurumdan sorulması ve itiraz halinde davacı Kurumca rücu edilebilecek tutarın bilirkişi marifeti ile belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Kabule göre de, meydana gelen olayda yaralanan kazalı sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle açılan rücu davasında, kazalı sigortalının davalı tarafta yer almasının mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin, sigortalının davada taraf kılınıp karar başlığında davalı olarak gösterilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."

5.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde uyulan bozma ilamları uyarınca davalıların kusurunun %85 olarak belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmış, davalıların kendilerinin kusurlarına isabet eden %85'lik kısımdan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bu oran ve kabuller üzerinden bilirkişice yapılan deneetim açık bilirkişi raporuna itibar edilebileceği kanaati ile ilk peşin sermaye değerleri onay tarihinin 23.09.2003 olduğu,

tedavi , yol ve hastane masrafı ödemelerinin sırasıyla 15.08.1999 - 01.02.2000 - 03.02.2000 - 25.02.2003- 14.03.2003 ve 08.03.2004 olduğu değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 12.454,62 TL sürekli iş göremezlik ödeneğine bağlı alacağın onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşteren ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine, 359,20 TL tedavi ve hastane masrafının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşteren ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine,

44,20 TL yolluk masrafının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşteren ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, aleyhe vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; usuli kazanılmış hak nazara alınmadığı, zira %75 üzerinden usuli kazanılmış hak oluştuğu, diğer davalıların tam kusurlu olduğu, kısmen redde ayrı ayrı davalılara vekalet takdiri gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

3.Davalılar ... ve ... Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın sigortalının kusuru ile meydana geldiği, sigorta primleri ödense de işçileri olmadığı, kaza sonrasında sigortalının çalışmaya devam ettiği, davada taraf olmadıkları, raporların çeliştiği, bozma gereklerinin yerine getirilmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 14.08.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuen tahsiline ilişkindir.

1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Uyulan bozma ilamlarında da açıkça belirtildiği üzere Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

3.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

4.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

5. Uyulan bozma ilamlarında açıkça belirtildiği üzere meydana gelen olayda yaralanan kazalı sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle açılan rücu davasında, kazalı sigortalının davalı tarafta yer almasının mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin, sigortalının davada taraf kılınıp karar başlığında davalı olarak gösterilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

6.Öte yandan; uyulan bozma ilamlarında açıkça belirtildiği üzere davacı Kurumun ilk kararı temyiz etmemesi karşısında davalılar lehine kazalının % 25 kusuru nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle ve infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."

7. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun’un 438. maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine;

2. Temyiz olunan, Mahkeme kararının; karar başlığının davalı bölümünün;

(4) numaralı sırasında yer alan "..."ın yasal danışmalarla birlikte silinerek karar başlığından çıkarılması;

3.Kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (A) alt bendinde yer alan "12.454,62" rakamı silinerek yerine "10.989,37" rakamının yazılması; (B) alt bendinde yer alan "359,20" rakamı silinerek yerine "316,94" rakamının yazılması; (C) alt bendinde yer alan "44,20" rakamı silinerek yerine "39,00" rakamının yazılması; (2) numaraları bendinde yer alan "878,33" rakamı silinerek yerine "783,31" rakamının yazılması; (3) numaralı bendinde yer alan "967,33" rakamı silinerek yerine "853,52" rakamının yazılması; (4) numaralı bendinde yer alan "7,18" rakamı silinerek yerine "6,33" rakamının yazılması; (5) numaralı bendinde yer alan "63,87" rakamı silinerek yerine "56,35" rakamının yazılması; (6) numaralı bendinde yer alan "103,80" rakamı silinerek yerine "91,58" rakamının yazılması;

Suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10630, K. 2024/13148, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.mahkeme İlk Kararı
  6. Iv.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10630
Karar No
2024/13148
Tarih
17 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10635 K.2024/12738
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10636 K.2024/13941
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10637 K.2024/13942
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10639 K.2024/13542
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10642 K.2024/12986
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10644 K.2024/13350

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.