KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10645 E., 2024/11393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/218 E., 2024/507 K.
- Karar
- Ret
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının, dava dışı ... İnş.
Tur. ve Otelcilik A.Ş.’nin otelinde ön büro müdürü olarak görev yaptığını, davalı Kurum tarafından bu şirketin Temmuz 2016 – Temmuz 2017 aralığındaki prim ve feri alacaklarının tahsili için şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi olduğu gerekçesiyle davacıya, 2017/012956, 2017/012957 ve 2017/012958 takip no.lu ödeme emirlerinin gönderildiğini, ödeme emirlerinin 18.12.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, öncesinde dava dışı şirkete ödeme emirlerinin gönderildiğini, şirket hakkında iflas erteleme kararı ve tedbir kararı olduğundan dava konusu borçların şirket tarafından ödenmediğini, davacının borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını,
borçlu şirket ile ilgili iflasın ertelenmesi ve tedbir kararları bulunmasının, prim borcunun ödenmemesinde haklı neden oluşturduğunu ileri sürerek ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2 5510 01 01 1094368 026 15-50 işyeri sicil dosyasında işlem gören Modernity İnş. Tur. ve Otelcilik A.Ş' nin prim, işsizlik sigortası ve damga vergisi borçlarının tahsili için 2017/012956, 012957 ve 012958 takip nolu ödeme emirlerinin şirkete ve Yön. Krl. Başk. ... ' a gönderildiğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/111 sayılı kararı ile iflas erteleme karar verildiğini, şirket ve yönetim kurulu üyesinin araç ve tapuları üzerine kayden haciz tatbik edildiğini, davacının şube müdürü olarak sicil kayıtlarında yer aldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli ve 2020/459 Esas, 2021/1294 Karar sayılı kararı ile dava konusu prim borcunun şube borcu olması nedeniyle davacının sorumlu olduğu prim borçlarının 2016/07-2017/08 dönemine ilişkin olduğu, 02.02.2016 tarihi itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiğinden ve iflas erteleme süresinde ... borç nedeniyle davacının dava konusu prim borçlarını ödememesine haklı neden teşkil edeceğinden, davacının borçlardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından düzenlenen 2017/012956, 2017/012957 ve 2017/012958 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/293 Esas, 2023/1288 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 22.11.2023 tarihli 2023/11262 Esas, 2023/11621 Karar sayılı Kararında; "...gerek 506 sayılı Kanun'un 80/12 ve gerekse de 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddeleri gereğince, anonim şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunan şahısların bu yetkileri dönemindeki borçlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gözetilmeksizin, dava dışı şirketin açtığı iflasın ertelenmesi davasında, Mahkemece 08.02.2016 tarihli tensiben verilen kararın anılan şirketin varlıklarının korunması amacıyla,
ihtiyadi tedbir kararı verilinceye kadar bu aşamada icra müdürlüklerince yalnızca muhafaza işlemleri ve fiili haciz işlemleri yapılmamasına yönelik olması karşısında, davacının yetkili olduğu şubenin prim borçları dolayısıyla, haklı sebebe bağlı olarak sorumlu olmadığı ve davacı hakkında takip yapılamayacağı değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6183 sayılı Kanun'un 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 inci ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, dosya kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10645, K. 2024/11393, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama