KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10853 E., 2025/409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1308 E., 2024/2143 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 33. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/137 E., 2024/69 K.
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesinde 13.07.2007-09.02.2015 tarihleri arasında 7 yıl 6 ay 27 gün çalışmasının olduğunu, davalı şirkete açılan işçilik alacağı davasında miktar yönünden prim ödemesine esas bildirilmiş olan ücretin üstünde ücrete hak kazanıldığı ve bu kararın Yargıtay 22.Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğini, davalı şirketin Mahkeme kararı ile tespit edilen ücretin ek prim bildiriminde bulunmadığını belirterek, eksik bildirilen ücretlerinin kesinleşen karara göre prime esas kazanç olarak tesbitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirket bünyesinde çalıştığı 13.07.2007-09.02.2015 tarihleri arasındaki dönemde bordrolarını el yazısı ile imzaladığı ve ödemelerinin banka kanalı ile eksiksiz bir şekilde yapıldığını, davacı tarafından imzalanan ve kesin delil niteliğinde olan ücret bordroları kapsamında Kuruma gerekli bildirim ve ödemelerin yapıldığını, ancak işçilik alacağı kapsamında tesis edilen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeleri kabul anlamına gelmemek kaydı ile geçmiş ay ve yıllara ilişkin prim tahakkuk talebinde bulunulmasının son derece hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Kurumuna usulünce tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın kabulü ile davacının davalı işverenlikte 2015 yılı 2.ayındaki 9 günlük çalışmasının karşılığı fark sigorta primine esas kazancının 377,73 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı ... Ev Aletleri.. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kuruma yöntemince husumet yöneltilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta pirimine esas alınamayacak kalemlerin hesaba dahil edidiğini, imzalı ücret bordrolarının esas alınması gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kurumun fer'i müdahil sıfatını taşıdığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı işveren arasında görülen işçilik alacakları davasında verilen Ankara 28. İş Mahkemesinin 2016/297-311 E-K sayılı kararı ile fazla mesai alacağı olarak brüt 5.581,12 TL, UBGT ücreti alacağı olarak brüt 390.25 TL, hafta tatili ücreti alacağı olarak brüt 1.555,24 TL olmak üzere toplam 7.527,61 TL'ye hükmolunduğu, hükmolunan alacaklarının Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2017/20750 Esas sayılı takip dosyasında takip edildiği ve 08.03.2018 tarihinde tahsil edildiğinden,
hizmet akdinin sona erdiği 2015/2, aya ilişkin olarak davacının 9 günlük çalışmasına ilişkin olarak işveren tarafından 1.965,24 TL bildirim yapılması ve buna göre 377,73 TL fark sigorta primine esas kazanca hükmolunmasına dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı işveren ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada davalı olarak sadece müvekkili şirketin gösterildiğini, SGK'ya husumet yöneltilmediği için taraf teşkili sağlanmayan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada SPEK'e esas alınamayacak kalemler yer aldığını, bilirkişi raporunda davacının aylık ücretinin SPEK tavandan daha az olduğu tespit edilmesine rağmen SPEK tavan üzerinden hesaplama yapıldığını, Kuruma davacının imzalı maaş bordrosu esas alınmak suretiyle gerekli bildirim ve ödemeler yapıldığını, davacının son aya ilişkin SPEK tespit talebinin 3.897,51 TL olduğundan davanın kısmen reddi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından, davalı işyerine karşı açılan davada müvekkil Kuruma dosyanın ihbar edildiğini, müvekkili Kurumun fer'i müdahil olarak davaya dahil olduğunu, fer’i müdahilin yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma vasıtalarını ileri sürebileceğini, hükmün taraflar hakkında verileceğini, davada, müdahil yararına veya müdahil aleyhine hüküm verilemeyeceğini, fer'i müdahil olan Kurumun sehven davalı olarak gösterildiğini, müvekkil Kurum aleyhine haksız ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işçilik alacakları davasında verilen mahkeme kararı ile hükmolunan ve tahsil edilen alacaktan doğan prime esas kazanç fark matrahının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri,
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77. maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10853, K. 2025/409, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama