KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11014 E., 2024/11472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/600 E., 2024/76 K.
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan istinaf başvurusu neticesinde davalı Kurum ve Erti Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yine davalı ... Ltd.Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 01.11.1997 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 30.07.2002-30.10.2003 tarihleri arasındaki askerlik hizmeti dışında işten çıkartıldığı 12.02,2009 tarihine kadar aralıksız devam ettiğini, davacının sigorta primlerinin zaman zaman yatmadığını, giriş, çıkış işlemlerinin yapıldığını, Erti Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti.'nin daha sonra ... Müşavirliği Ltd. Şti. ile birleştiğini, şirket ortakları ... ve ... ... 'ün bu şirkete de ortak olduklarını, bu nedenle davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.11.1997-12.02.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; ... Gümrük Müşavirliği işyerinin 01.05.1997 tarihinde yasa kapsamına alındığını, halen faal olduğunu, Erti Gümrük Müşavirliği işyerinin ise 01.09.2004 tarihinde kapsama alındığını, 16.02.2009 tarihinde kapsamdan çıktığını, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, davacının Kurum nezdindeki kayıtlarının getirtilmesini, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının sigorta primlerinin eksik yatmadığını, çalıştığı dönemde tüm sigorta primlerinin eksiksiz ve tam olarak yatırıldığını, müvekkili şirketin dava açıldıktan sonra tasfiyeye girdiğini, şirketin ticaret sicilinden terkin edilerek tasfiye ile son bulduğunu, şirketin tüzel kişilik vasfının bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı ... şirket müdürü cevap dilekçesinde; davacının şirketlerinde hiçbir zaman çalışmadığını belirtmiştir.
III. İlk DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2017 tarih, E.2010/74, K.2017/775 sayılı kararıyla;
"1-Davalı ... Ltd. Hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ...’ın 01.11.1997-12.02.2009 tarihleri arasında, davalı ... Ltd. Şti.’ne ait;
1001851 sicil numaralı işyerinde:
01.11.1997- 31.12.1997 tarihleri arasında 60 gün,
01.01.1998- 01.06.1998 tarihleri arasında 150 gün,
1998/2. döneminde 60 gün,
1998/3. döneminde 65 gün,
1999/1. döneminde 60 gün,
I999/2. döneminde 60 gün,
1999/3. döneminde 105 gün,
01.01.2000- 31.12.2000 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2001- 31.12.2001 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2002- 29.07.2002 tarihleri arasında 209 gün,
01.11.2003- 31.12.2003 tarihleri arasında 60 gün,
01.01.2004- 30.08.2004 tarihleri arasında 240 gün,
1119375 sicil numaralı işyerinde:
01.09.2004- 31.12.2004 tarihleri arasında 120 gün,
01.01.2005- 12.01.2005 tarihleri arasında 11 gün,
16.09.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 105 gün,
01.01.2008- 31.03.2008 tarihleri arasında 90 gün,
01.01.2009- 29.01.2009 tarihleri arasında 27 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili; yargılama sırasında şirketin tasfiyeye girip terkin edildiğini, Mahkemece ihya kararı verilerek Ticaret Mahkemesi tarafından tasfiye memuru tayin edilmediğini, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğunu belirterek,
Davalı Kurum vekili; davalı ... şirketinin 2004 yılında tasfiye edildiğini, davalı şirkete tasfiye memuru tayin edilmediğini, ayrıca 31.08.2004 tarihinde kapsamdan çıkarılmasına rağmen sonraki tarih içinde tespit kararı verildiğini, belirterek istinaf yoluna başvurmuşlardır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2019 tarih ve E.2019/1045, K.2019/1663 sayılı kararı ile "... davalı ... şirketi ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı ... Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 03.11.2021 tarih ve 2021/7745 E. 2021/13392 K. sayılı kararında; "... Somut olaya dönüldüğünde, eldeki davanın 22.01.2010 tarihinde açıldığı, davalı ... Ltd.
Şti.'nin 13.04.2010 tarihinde terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davacı tarafından İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2011/274 sayılı dosyasında şirketin ihyasına karar verildiği ancak tasfiye memuru atanmadığı, şirket vekilinin ihya davasından önceki tasfiye aşamasında tasfiye memuru olarak atanan ... ... tarafından verilen vekaletname uyarınca kararın temyiz edildiği anlaşılmakla;
adı geçen davalı şirketin ihyası sağlanmakla birlikte tasfiye memuru atanmadığı anlaşıldığından yasal prosedür işletilmek suretiyle, şirkete tasfiye memuru atanmasına dair karar alındıktan sonra usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 1-Davalı ... Ltd. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ...’ın 01.11.1997-12.02.2009 tarihleri arasında, davalı ... Ltd. Şti.’ne ait;
... sicil numaralı işyerinde:
01.11.1997- 31.12.1997 tarihleri arasında 60 gün,
01.01.1998- 01.06.1998 tarihleri arasında 150 gün,
1998/2. döneminde 60 gün,
1998/3. döneminde 65 gün,
1999/1. döneminde 60 gün,
I999/2. döneminde 60 gün,
1999/3. döneminde 105 gün,
01.01.2000- 31.12.2000 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2001- 31.12.2001 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2002- 29.07.2002 tarihleri arasında 209 gün,
01.11.2003- 31.12.2003 tarihleri arasında 60 gün,
01.01.2004- 30.08.2004 tarihleri arasında 240 gün,
1119375 sicil numaralı işyerinde:
01.09.2004- 31.12.2004 tarihleri arasında 120 gün,
01.01.2005- 12.01.2005 tarihleri arasında 11 gün,
16.09.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 105 gün,
01.01.2008- 31.03.2008 tarihleri arasında 90 gün,
01.01.2009- 29.01.2009 tarihleri arasında 27 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11014, K. 2024/11472, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama