KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11067 E., 2024/13614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/48 E., 2024/1905 K.
- Karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/242 E., 2020/230 K.
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki yersiz ödemelerin yasal faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle, tahsile yönelik talebin reddine, 19.270,19 TL Kurum alacağının 25.07.2021 tarihine kadar faizsiz, bu tarihten sonra ise yasal faizi ile birlikte tahsil edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ... 'a ait yaşlılık aylığının, ilgilinin ölümü nedeniyle eşi ve kızına yersiz ödeme yapıldığının tespit edilmesi üzerine 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesine istinaden istirdadı için davalıya ödeme emri gönderilmiş ise de, borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalıya yersiz ödenen 19.270,19 TL'nin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davacı Kurumun hangi tarihlerde davalıya ödeme yaptığının belirtilmediğini, dolayısıyla davada talep edilen miktarın belirsiz olduğunu, yapılmış olan ödemede tamamen ilgili Kurumun hatalı olduğunu, davalının bu konuda hiçbir kusuru ya da hatası bulunmadığını, iyi niyetli olduğunu ve herhangi bir muvazaalı işlemi bulunmadığını, dolayısıyla 19.270,19 TL'nin istenmesinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut uyuşmazlıkta; davalıya, eşinin ölümü nedeniyle 01.08.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının %75 oranında ölüm aylığı bağlandığı, kızı ...'ye 12.06.2019 tarihli onay ile 01.07.2014 tarihi itibariye ölüm aylığı bağlanması üzerine davalıya bu tarihten itibaren ödenen aylıkların %25' lik kısmının yersiz ödeme kapsamına girdiği, yersiz ödemenin Kurumun kendi hatasından kaynaklandığı bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 96/b hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre Kurum tarafından geriye doğru 5 yıl için borç çıkarılmasında bir hata bulunmadığı,
ancak 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi gereğince davacının borcun bildirim tarihinden itibaren 24 ay içinde faizsiz olarak ödeme hakkı bulunduğu, borç bildirim belgesinin davalıya 25.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davalının borcunu faizsiz olarak ödeyebileceği 24 aylık dönemin 25.07.2019 tarihinde başladığı, dava tarihi itibariyle henüz 24 aylık sürenin başlamadığı ve davalının 25.07.2021 tarihine kadar borcu faizsiz olarak ödeme hakkının bulunduğu,
esasen davalının davanın açılmasına da sebebiyet vermediği değerlendirilmekle, her ne kadar davacı tarafça tahsil talebinde bulunulmuş ise de, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince alacağın ve faiz başlangıç tarihinin tespitine karar vermekle yetinilerek, yargılama giderleri ile harcın davacı Kurum üzerinde bırakılmasına karar vermek suretiyle,
1-Davacının tahsile yönelik talebinin reddine, 2-19.270,19 TL Kurum alacağının 25.07.2021 tarihine kadar faizsiz, bu tarihten sonra ise yasal faizi ile birlikte tahsil edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu, alacağın tahsiline ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerine yönelik Kurum lehine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın açıklanan yönlerden kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalının İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; esasen iyi niyetli olan davalı hakkında açılan davanın reddinin gerektiğini ve lehine de vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada Mahkemece her ne kadar "davacının tahsile yönelik talebinin reddine, 19.270,19 TL Kurum alacağının 25.07.2021 tarihine kadar faizsiz, bu tarihten sonra ise yasal faizi ile birlikte tahsil edilebileceğinin tespitine" dair karar verilmiş ise de, davacı Kurumun alacağı bakımından 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin "b" bendi esas alınmasına yönelik gerekçenin yerinde olduğu, ancak verilen kararın niteliğinin belirsiz ve infaza elverişli olmadığı,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü gereğince, davacının istemi bakımından, tahsil ve ... istemi ile davasını açtığı dikkate alınarak,
tahsil konusunda bir karar verilmemesi hatalı olduğu gibi davanın kabul mü yoksa kısmen kabul mü olduğu hususunda da infazda tereddüt yaratacak şekilde karar tesisinin de isabetsiz olduğu gerekçeleriyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına,
davanın kısmen kabulü ile yersiz ödeme nedeniyle oluşan 19.270,19 TL Kurum alacağının 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin "b" bendi kapsamında davalının 25.07.2019 tarihinde tebliğ aldığı borca göre 25.07.2021 tarihinden itibaren başlamak kaydı ile yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Kuruma verilmesine, faize yönelik fazla istemin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili; açılan dava ile bir tespit ve edaya karar verilmesinin istendiğini, Mahkemece hükümde alacak miktarı ve faiz dönemi de açıkça belirtilmiş olduğundan, karşı yan lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek, kararı bu yönüyle temyiz etmiştir.
2.Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; yersiz ödemelerin yasal faizi ile tahsiline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi.
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11067, K. 2024/13614, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama