KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11719 E., 2024/13351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1513 E., 2024/796 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/104 E., 2022/209 K.
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin babasının davalılardan NV Turkse Perenco tesislerinde işçi olarak 15.04.1960 tarihinde işe başladığını ve 13.02.2013 tarihine kadar çalıştığını, ancak ne kadar çalıştığının kayıtlara geçmediğini, ayrıca babası ...’ın çiftçilik belgesi olduğunu ve TMO 24.07.2009-03.07.2012 tarihleri arasında 7 defa buğday sattığını, müvekkilinin ailenin tek ... kızı olduğunu, babasının emeklilik süresinin dolduğunu düşünerek babasından maaş alabilmek için Kuruma başvurduğunu, ancak prim gün sayısının eksik olduğu gerekçesi ile talebinin reddedildiğini beyanla;
müvekkilinin murisinin sigortalı başlangıç tarihinin ve NV Turkse Perenco şirketine ait işyerindeki çalışmalarının tespiti, TMO'ne 24.07.2009-03.07.2012 tarihlerinde 7 defa buğday sattığı göz önüne alınarak prim gün sayısına eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı talebine göre çalışma süreleri yönünden bir çakışmanın olduğunu, bunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden Yargıtay 10. H.D'nin yerleşmiş içtihatları doğrultusunda gerekli incelme ve araştırmaların yapılması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun gereğince davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, Kurum kayıtlarının tetkikinde, davacının dava konusu dönemde diğer davalı yanında çalıştığını gösterir her hangi bir kayda rastlanmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı TMO vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...’ın murisi ...’ın 24.07.2009-03.07.2012 tarihleri arasında Kuruma buğday sattığını, ürün bedelinden Bağ-Kur prim kesintisinin yapıldığını ve SGK (Bağ-Kur)'ya aktarıldığını, müvekkili Kurumun kendisine yükletilen yükümlülüğü eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, prim kesintilerine rağmen resen kayıt ve tescil yükümlülüğünün Bağ-Kur’a ait olduğunu beyanla; husumet ve esastan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, evraklar birlikte değerlendirildiğinde; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... 'ın babası, ... ...'ın (T.C. kimlik no: [TCKN]) 01.08.2009-03.07.2012 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a göre zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında zirai faaliyetlerde çalışması olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, husumet sıfatlarının olmadığını, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, bordro tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; tefrik kararı verilen hizmet akdine tabi sigortalılık tespitine dair davanın reddine karar verildiğinin ve kesinleştiğinin anlaşıldığı, çakışan sigortalılık durumunun bulunmadığı, 24.07.2009, 2011, 2012 yıllarında davacı adına tevkifat yapıldığı anlaşılmakla mevcut şekilde karar verildiği, bu halde davalı SGK vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı,
delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davalı SGK vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ve aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11719, K. 2024/13351, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama