KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11815 E., 2025/11215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/360 E., 2022/484 K.
Karar Metni
1.243 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada, davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle, ...'ın işi tek taraflı olarak işi feshettiğini ve hak edişe konulan 2.630,800,72 dolar karşılığı (3.721.133,36 TL) malzeme bedelinin 02.06.2005 tarihinde teslim edildiğini ve bu hususta ...'ın SGK başkanlığına 11.02.2009 tarih ve 553 sayılı yazısı ile iade malın doğrulandığını ve iade olunan malların başka firmalara yaptırıldığı halde bu husustaki müfettişin 14.10.2010 tarih ve 3941 sayılı yazısında 2.630.800,72 dolar karşılığı malzeme bedelinin geri alındığını ve firmaları nam ve hesabına yaptırılması üzerine şirketlerinin SGK Kurumu tarafından tüm ak edişlerden sorumlu hale
getirildiğini, firmalarının işten el çektirildiğini ve işin tek taraflı olarak feshedildiğini ve 02.06.2005 tarihinde ... yetkililerine teslim edildiğini, 30.05.2005 tarihli fesih ihbarı, 01.06.2005 tarihli taşeron sözleşmelerinin devrine muvafakat etmediklerine dair 2005/0155 tarihli yazıları ve 03.10.2005 tarih ve 2005/208 tarihli yazıları ile ...'ın işleri tamamlatmak için sözleşme yaptığı ve getirdikleri belgelerin işsizlik belgesi olmadığını ve bu nedenle yüklenicilerin sonradan ortaya çıkacak sigorta prim borçları yönünden teminatlarınıns serbest bırakılmaması yönündeki yazılarının ...'a gönderildiğini ve bu nedenle fesih sebebiyle
montajı firmaları tarafından yapılmayan ... tarafından başka firmalara yaptırılan 2.630.800,72 dolar karşılığı malzemeye ait işçilerin firmalalarına mal edilmesinden kaynaklanan ve 23.01.2012 tarih 1414534 sayılı ile tebliğ edilen 176.041,61 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, idari para cezası ile ilgili olarak tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum müfettişlerince işverenin prim ve bildirgelerini incelenmesi sonucu 301.253,91 TL eksik işçilik bildirildiğinin belirlenmesi üzerine gerekli borcun tahakkuk ettirilip tebliğler yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.03.2016 tarihli kararı ile "dava ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Davalı Kurumun eksik işçilik bildiriminden kaynaklı davacı şirket ile birleşen dosyada davacıya 176.041,61 TL asıl, 305.828,43 TL (26.12.2012 tarihi itibarı ile) gecikme zammı olmak üzere ve eksik işçilik bildiriminden kaynaklı Kurum alacağına ilişkin ödeme emrinin iptali ile davacı şirket ile birleşen dosyada davacının eksik işçilik bildiriminden kaynaklı davalı Kuruma borcunun 21.510,85 TL prim asıl alacağı ve 37.369,74 TL (26.12.2012 tarihi itibarı ile) gecikme cezası olduğunun tespitine, 2-Davacı şirket ile birleşen dosyada davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.12.2020 tarihli kararında; "... 1- Kendisine dava ihbar edilen ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davada taraf sıfatının bulunmadığı, aleyhine bir hüküm de kurulmadığı, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı olmadığından, temyiz talebinin reddine,
2- Asıl davada davacı şirket, 23.01.2012 tarihli olup kendilerine 08.02.2012 tarihinde tebliğ edilen 176.041,61 TL tutarındaki eksik işçilik bildiriminden kaynaklı borç bildirim yazısındaki miktardan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle menfi tespit isteminde bulunmuş, birleşen dava davacısı ise aynı borç sebebiyle düzenlenen ve 09.01.2013 tarihinde kendisine tebliğ edilen ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece “dava ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Davalı Kurumun eksik işçilik bildiriminden kaynaklı davacı şirket ile birleşen dosyada davacıya 176.041,61 TL asıl, 305.828,43 TL (26.12.2012 tarihi itibarı ile) gecikme zammı olmak üzere ve eksik işçilik bildiriminden kaynaklı Kurum alacağına ilişkin ödeme emrinin iptali ile, davacı şirket ile birleşen dosyada davacının eksik işçilik bildiriminden kaynaklı davalı Kuruma borcunun 21.510,85 TL prim asıl alacağı ve 37.369,74 TL (26.12.2012 tarihi itibarı ile) gecikme cezası olduğunun tespitine, 2-Davacı şirket ile birleşen dosyada davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine” karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup eldeki davada, her bir davanın istiklalini muhafaza ettiği gözetilerek, asıl ve birleşen dava için kabul ve ret edilen tutarlar ile yargılama giderleri yönünden infaza elverişli ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 31.03.2021 tarihli kararı ile "A) Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne
1-Davalı SGK'nın davacıya göndermiş olduğu borç bildirimindeki eksik işçilik prim ödeme emirlerinin iptali ile iş bu borç bildiriminden davacının davalı Kuruma 154.530,76 TL, asıl alacak, 268.458,69 TL gecikme zammı yönünden borçlu olmadığının, davacının 21.510,85 TL asıl alacak ve 37.369,74 TL gecikme cezası yönünden borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
...
B) Birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne
Davalı SGK'nın davacıya göndermiş olduğu borç bildirimindeki eksik işçilik prim ödeme emirlerinin iptali ile işbu borç bildiriminden davacının davalı Kuruma 154.530,76 TL, asıl alacak 268.458,69 TL gecikme zammı yönünden borçlu olmadığının, davacının 21.510,85 TL asıl alacak ve 37.369,74 TL gecikme cezası yönünden borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.03.2022 tarihli kararında; "...Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hükümler kurulmuşsa da verilen karar talebe uygun olmayıp hatalıdır. Şöyle ki asıl davada davacı şirket, 23.01.2012 tarihli olup kendilerine 08.02.2012 tarihinde tebliğ edilen 176.041,61 TL tutarındaki eksik işçilik bildiriminden kaynaklı borç bildirim yazısındaki miktardan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle menfi tespit isteminde bulunmuş, birleşen dava davacısı ise aynı borç sebebiyle düzenlenen ve 09.01.2013 tarihinde kendisine tebliğ edilen ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
Uyulan bozma sonrası ise Mahkemece asıl davadaki menfi tespit istemi ve birleşen davadaki ödeme emrinin iptaliyle ilgili talebe uygun hüküm kurulması gerekmesine rağmen, her iki davada da menfi tespit yönünde hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 19.09.2022 tarihli kararı ile "A) Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne
1-Davalı SGK'nın davacıya göndermiş olduğu borç bildirimindeki eksik işçilik prim ödeme emirlerinin iptali ile işbu borç bildiriminden davacının davalı Kuruma 154.530,76 TL, asıl alacak, 268.458,69 TL gecikme zammı yönünden borçlu olmadığının, davacının 21.510,85 TL asıl alacak ve 37.369,74 TL gecikme cezası yönünden borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
...
B) Birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne
1-Davalı SGK'nın davacıya göndermiş olduğu borç bildirimindeki eksik işçilik prim ödeme emirlerinin iptali ile işbu borç bildiriminden davacının 21.510,85 TL asıl alacak ve 37.369,74 TL gecikme cezası yönünden borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11815, K. 2025/11215, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama