KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11898 E., 2025/387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/336 E., 2024/1406 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/195 E., 2022/270 K.
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılara bağlanan ölüm aylıklarının 4/a sigorta kolu üzerinden belirlenmesine, hak ediş tarihinden itibaren hesaplanarak aradaki farkları ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum işleminin yerinde olduğundan bahisle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Kurumun 11.08.2021 tarih ve E-13872893-205.99-50190300 sayılı işleminin iptaline, davacılara ... ...'dan dolayı bağlanan aylığın 5510 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığından dolayı olması gerektiğinin tespitine, davacılara 4/1-b kapsamında bağlanan ve ödenen aylıklar ile 4/1-a kapsamında bağlanacak aylık miktarı arasındaki aylık fark miktarları yönünden.
5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca birikmiş aylık fark miktarlarının 01.05.2018 tarihinden itibaren, diğer aylık fark miktarlarının ise ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun madde 53 kapsamında son sigortalılık hali esas alındığında 225 gün 4/1-b hizmeti bulunduğunu ve 4/1-b sigortalılığından aylık bağlanma şartlarını sağlayamadığından hizmet birleştirmesi yapılarak aylık almasının sağlandığını, son sigortalılığına göre de aylığının bağlandığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf yoluna başvuru sebepleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılık süresine göre ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 32 ve 2928 sayılı Kanun'un 8. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11898, K. 2025/387, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama