KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12251 E., 2024/13856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/11 E., 2024/128 K.
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen prime esas kazançların tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş; davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, davalı grup şirketlerde 09.02.1998 tarihinde çalışmaya başladığını, 02.03.1998 - 10.03.2009 tarihleri arasında sigortalılık bildiriminin yapıldığını, grup şirketlerin 2008 yılında bölündüğünü, 23.10.2008 - 10.03.2009 tarihleri arasında ... Uluslararası Nakliye ve Ticaret A.Ş. unvanlı davalı işyerinden bildiriminin yapıldığını, Kuruma ücretlerinin gerçek ücret üzerinden bildirilmediğini, davacının ücretinin 2009 yılının başından itibaren gerçek ücret üzerinden 2.651,77 TL olarak Kuruma bildirildiğini, davacının 02.03.1998 - 31.12.2008 tarihleri arası prime esas kazançlarının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Tekstil A.Ş. vekili; dava tarihleri döneminde davalı şirket ... Tekstil A.Ş. ve davalı şirket ... Nakliyat A.Ş. ünvanlı şirketlerin grup şirket olduğunu, davacının kaydının müvekkili şirkette olsa da fiili çalışmasının ... Nakliyat A.Ş. ünvanlı şirkette olduğunu, davacının ücretlerinin davalı Kuruma bildirildiği kadar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ...Ş. vekili; davacının davalı şirkette hizmetlerinin 02.03.1998-30.04.1998 ve 13.01.2007-22.10.2008 tarihleri arasında olduğunu, hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının davalı Kuruma eksiksiz bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... Uluslararası Nakliye ve Tic A.Ş. vekili; davalı şirketteki hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının davalı Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
4.Davalı Kurum vekili; davacı tarafın davalı tarafın kıdem tazminatı için açtıkları davada asgari ücretin 4 katı olarak ücretin belirlendiğini, iddia etmekte ise de Kurumun taraf olmadığı davadaki tespitin bu davada bağlayıcılığının olmayacağını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, ispat için yazılı delil gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/59 E., 2019/117 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2021 tarihli ve 2019/1342 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararıyla Mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında;"..Mahkemece, prime esas kazancın tespitine yönelik; işçilik alacağı dosyası celp edilip, kesinlemiş ise ödenmesi koşuluyla, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dahil edilmesi; hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması karşısında ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiği hususu dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/12 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin14.09.2023 tarih ve 2023/8401 Esas, 2023/8160 Karar sayılı kararında; " 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamı sonrası bir takım araştırma yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
2. Eldeki davada, maddi ve hukuki olgular birlikte gözetildiğinde; yargı kararı ile hak kazanılan ücret ve ikramiye alacaklarının, ödenmeleri koşuluyla ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde ise, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi mümkün olmakla, anılan ilkeler kapsamında yapılacak değerlendirme ve hesaplama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. " belirtilerek İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere, Mahkeme önceki kararlarına, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararına, Mahkeme kararının kaldırılması sonrası istinaf kararında belirtilen hususlarda yapılan araştırmalara, davacı asilin bordrolardaki imza konusundaki beyanına, Mahkeme bozmadan sonraki son kararına, yukarıda açıklanan Yargıtay ilamlarına, alacak dosyasına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin prime esas ücret ile ilgili olduğu, davacının tüm dönemlerdeki ücretlerinin asgari ücret olarak SGK'ya bildirildiği,
01.10.2011 tarihine kadar asgari ücret miktarının ve üzerindeki miktarların senetle ispatının zorunlu olduğu ve dosyaya davacının ücret miktarını gösterir herhangi yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge de bulunmadığı, bu dönem için yazılı belge, para makbuzu, banka kaydı bulunmadığı, aksine imzalı bordroda davacının iddiasının aksi miktarının bulunduğu ve bu imzanın inkar edilmediği, dolayısıyla yazılı ispat sınırı içerisinde kalan davacının talep ettiği tüm dönemler açısından davanın ispatlanamadığı,
tanık beyanlarıyla ya da sonradan ücretin artmasına varsayımına dayalı olarak ya da emsal ücret araştırmasındaki miktarlara göre davacının ücret miktarının ispatının kabul edilemeyeceği, ancak alacak dosyasıyla davacıya bir kısım ödeme yapılmış olup, bu ödemelerin fesih tarihinden sonra yapıldığından bu ödemelerin ancak son ay ücretine ilave edilebileceği, bilirkişinin 15.08.2022 tarihli raporunda belirtilen miktar daha kazancın son ay ücretine ilave edilmesi gerektiği, son ay ücret talebi dışında diğer tüm taleplerin reddinin gerektiği sonucuna varılmış; davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı şirketçe SGK'ya bildirilenler kazançları haricinde, 2009/3. Döneminde gün bildirimi yapılmadan toplam 559,08 TL daha kazanç bildiriminin gerektiğinin tespitine, Davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir. 3.Davalı ... Ulus.Nak. A.Ş. vekili; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir. 4.Davalı Kurum vekili; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12251, K. 2024/13856, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama