KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12288 E., 2025/1580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/420 E., 2024/1500 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 62. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/17 E., 2022/132 K.
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.02.2017 tarihinde uzman erbaş olarak TSK bünyesinde göreve başladığını, Şanlıurfa 20. Zırhlı Tugay Mekanize Piyade Tabur Komutanlığında görevli iken 13.11.2020 tarihinde patlama sonucu yaralandığını, davacının uzun bir süre tedavi gördüğünü, TSK'da görev yapamaz raporu sonrasında sözleşmesinin feshedilerek terhis edildiğini, SGK tarafından vazife malülü olarak karar alındığını ve emeklilik aylığının bağlandığını,
patlama olayının terör eylemi sonucu meydana geldiğini ve davalı Kuruma davacının yaralanmasının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında olduğu gerekçesi ile yapmış oldukları başvurunun reddine karar verildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek davacının emeklilik statüsünün 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına alınmasına ve emekli maaş farkları, emekli ve bütün ikramiye farklarından oluşan parasal farkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine,
mümkün olmaması halinde davacının vazife malullüğü statüsünün 15.01.2021 tarihinden itibaren 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınmasına ve emekli maaş farkları, emekli ve bütün ikramiye farklarından oluşan parasal farkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının vazife malüllüğü emeklilik statüsünün 15.01.2021 tarihinden itibaren 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınması gerektiğinin tespitine, 2330 sayılı Kanun kapsamında emekli maaş farkları ile emekli ve tütün ikramiyesi farklarının her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 13.11.2020 tarihinde meydana gelen kazada 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında, mümkün olmaması halinde 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12288, K. 2025/1580, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama