İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/1254 K.2025/940

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölümün meslek hastalığından kaynaklandığı iddiasına dayalı maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi…

Esas2024/1254Karar2025/940Tarih21 Ocak 2025Okuma7 dk · 1.395 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/1254 E., 2025/940 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2023/236 E., 2023/569 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.395 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölümün meslek hastalığından kaynaklandığı iddiasına dayalı maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ...'nin davalı iş yerinde çalışırken meslek hastalığına yakalandığını ve bunun sonucunda 28.12.2011 tarihinde vefat ettiğini, ölüm ile meslek hastalığı malüliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu, davacının murisinin meslek hastalığı sonucu ölümü sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, ölümü nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının murisinin ölümünün başka iş yerlerindeki kötü çalışma koşullarından doğmuş olduğunu, müteveffanın başka yer çalışmalarının da bulunduğunu, ölümün meslek hastalığı sonucu meydana gelmediğini belirterek; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli kararı ile birbiri ile uyumlu SSGM, YSK, Adli Tıp 1. İhtisas Dairesi raporları ve tüm dosya kapsamına göre müteveffanın ölüm nedeninin metastatik akciğer kanseri ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiği, mevcut meslek hastalığında yıllara bağlı olarak ilerleme olmadığı, kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı kurulamadığı, SSGM ve YSK raporlarında da açıkca murisin ölüm sebebinin meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verildiği, bu haliyle davacının iddiasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli bu kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 24.01.2023 tarih, 2022/698 Esas, 2023/617 Karar sayılı kararı ile “…Somut olayda her ne kadar ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı kurulamadığı belirtilmiş ise de hükme dayanak kılınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin 26.08.2019 tarihli raporunda kişinin ölümünün akciğer kanserinden kaynaklandığı belirtilmekle birlikte akciğer kanseri ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle bu husus tereddüte yer bırakmaksızın belirlenmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, müteveffanın vefatından önce tutulmuş olduğu pnömokonyoz meslek hastalığı ile vefatına neden olan akciğer kanseri arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı noktasında öncelikle Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinden, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulundan rapor almak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir…” gerekçeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınmış ve temyiz incelemesine konu 17.10.2023 tarihli kararla “…İddia, savunma, celbedilen kayıtlar, birbiri ile uyumlu SSGM, YSK, Adli Tıp yetkili İhtisas Dairesi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı murisinin ölüm olayının metastatik akciğer kanseri ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiği, mevcut meslek hastalığında yıllara bağlı olarak ilerleme olmadığı, kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı kurulamadığı,

SSGM, YSK ve ATK raporlarında da açıkça murisin ölüm sebebinin meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verildiği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..” gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına rağmen bozma gerekçelerini karşılayan nitelikte yeni bir rapor alınmadan, eksik inceleme ve tahkikatla, tüm itirazlara karşın usul ve yasaya aykırı şekilde Adli Tıp Raporu esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, raporu düzenleyen kurulda bu konuda uzman olmayan kişilerin yer aldığını, tek göğüs hastalıkları uzmanının meslek hastalıkları ya da kanser alanında yetkinliği bulunmadığını, diğer kurul üyelerinin ise inceleme konusu hastalıklarla ilgili herhangi bir yeterliliğe sahip olmadığını,

oysa yer altı maden işletmelerindeki çalışma şartlarının kansere ve ölüme sebebiyet verdiğinin tıbben kabul edildiğini, buna rağmen kurulda onkoloji veya meslek hastalıkları konusunda uzman hekimlerin yer almamasının kabul edilemez olduğunu, Adli Tıp Kurumu Raporunun bozma gerekçelerini karşılamadığı yönündeki itirazın Mahkemece ara kararla kabul edilmesine rağmen sürpriz şekilde davanın reddine karar verilmesinin usule aykırılık teşkil ettiğini, müvekkillerin murisinin tedavi geçmişinde akciğer dışında herhangi bir şikayet ve tedavi süreci bulunmadığını,

ölümüne neden olan akciğer kanserinin oluşumunda yer altı çalışma koşullarının etkisine ilişkin çeşitli bilimsel makalelerin dosyaya sunulduğunu, ancak hükme esas alınan raporda bu hususların değerlendirilmediğini, raporda meslek hastalığının ve çalışma koşullarının ölüme etkisi olup olmadığına ilişkin herhangi bir kanaate yer verilmediğini, raporu düzenleyen kurulda konuyla ilgili uzman bulunmadığını, göğüs hastalıkları uzmanının da yer altı meslek hastalıkları ya da kanser konusunda uzmanlığı olmadığını,

tüm bu nedenlerle raporun eksik ve yetersiz olduğunu ve bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadan karar verilmesinin gerekçesiz kaldığını, bu durumun müvekkillerin adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkını ihlal ettiğini, Anayasa Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli kararında da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının zorunlu olmadığını,

bu nedenle ölümün sebebinin ve meslek hastalığının etkisinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için meslek hastalıkları konusunda profesör düzeyinde uzman bilirkişilerden oluşan bir kuruldan rapor alınması yönündeki taleplerinin istinaf aşamasında da gerekçe belirtilmeden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporda yer alan değerlendirmelerin aksine, yer altı maden işletmelerindeki çalışma koşullarının kansere yol açtığının bilimsel olarak kabul edildiğini, müvekkillerin murisinin öyküsünde yalnızca akciğer hastalıklarına dair bulgular bulunduğunu,

bu durumda meslek hastalığının kansere ve ölüme etkisinin incelenmesinin zorunlu olmasına rağmen bu yönün tamamen göz ardı edilmesinin raporu tıbbi açıdan yetersiz kıldığını, raporu düzenleyen heyette meslek hastalıkları konusunda uzman hiçbir kişinin bulunmadığını, müteveffanın 20 yılı aşkın süreyle yer altı maden işçisi olarak çalıştığını ve ölümünden önceki tüm tedavi sürecinin akciğer hastalıklarına bağlı olduğunu, ölüm sebebinin meslek hastalığı dışında başka bir sebebe dayandığına dair dosyada hiçbir somut veri veya belge bulunmadığını,

hastalığın ilerleyici niteliği göz önünde bulundurulduğunda ölümün meslek hastalığına bağlı olarak meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiğini, sigortalıda tespit edilen KOAH ve pnömoninin mesleki koşullara bağlı olduğunu, bu hastalıklarla mesleki maruziyet arasında doğrudan ilişki bulunduğunu, kurulda yer alan tek göğüs hastalıkları uzmanının uzmanlık alanının tüberkülozla sınırlı olduğunu, meslek hastalıkları ve pnömokonyoz konusunda uzmanlığının bulunmadığını, diğer kurul üyelerinin de dava konusuyla ilgili herhangi bir uzmanlıklarının olmadığını,

bu yönüyle düzenlenen raporun tıbbi ve hukuki açıdan yetersiz olduğunu ve emsal içtihatlara göre bu tür eksikliklerin müvekkiller aleyhine yorumlanmaması gerektiğini, ölümün mesleki nedenlerden kaynaklandığının kabul edilmesi gerekirken Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Dosya kapsamından, bozma kararından sonra alınan adli tıp raporunda kişide pnömokonyoz meslek hastalığının bulunduğu ancak yıllar içinde progresyon (ilerleme) göstermediği, kişinin ölümünün; metastatik akciğer kanseri ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin ölümünün meslek hastalığına bağlı meydana gelmediği yönünde görüş bildirildiği, Mahkemenin temyiz incelemesine konu raporunda bu son raporu da hükmüne dayanak kılmak suretiyle davanın reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2002 tarih ve 1/119-135 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyulması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke usul kanununun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmü tesis etme zorunluluğu vardır.

Somut olayda, Dairemizin yukarıda açıklanan bozma kararında ölümün meslek hastalığından kaynaklı olup olmadığının değil, “müteveffanın vefatından önce tutulmuş olduğu pnömokonyoz meslek hastalığı ile vefatına neden olan akciğer kanseri arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı noktasında,” rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, ancak bozma ilamından sonra alınan raporda bu hususu karşılayacak irdelemelerin yapılmadığı anlaşıldığına göre Mahkemece bozma gereği yerinde getirilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, müteveffanın vefatından önce tutulmuş olduğu pnömokonyoz meslek hastalığı ile vefatına neden olan akciğer kanseri arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı noktasında öncelikle Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Dairesinden, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurulundan rapor almak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1254, K. 2025/940, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. VII. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1254
Karar No
2025/940
Tarih
21 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1254 K.2025/207
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/1261 K.2025/199
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/1262 K.2025/972
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1264 K.2025/667
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1270 K.2025/15
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/1270 K.2025/854

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.