KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12696 E., 2024/13780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/197 E., 2024/762 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/137 E., 2023/134 K.
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ...'e ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.07.1987 ve 19.09.1989 tarihlerinde çalışmaya başladığını, 01.07.1987 ve 16.09.1989 tarihlerinde işe girişlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğini, ancak prim dönem bordroları bulunmadığından müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 01.08.2011 olarak esas aldığını belirterek, müvekkilinin 01.07.1987 tarihinde 52.923.41-61145 sicil no.lu ve ... unvanlı iş yerinde bir gün süre ile çalışmış olduğunun ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1987 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, 6552 sayılı Kanun gereği müvekkili Kurumun fer'i müdahil olarak kabul edilmesi gerektiğini, davanın davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, müvekkili Kurumun genel müdürlüğü Ankara'da olduğundan davanın Ankara İş Mahkemelerinde açılması gerektiğini, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan 04.06.2021 tarih ve 25772239 sayılı incelemede, davacı ...'nun 52923.41-61145 sicil numaralı ... unvanlı işyerinde 01.07.1987 ve 16.09.1989 tarihlerinde işe girişlerinin mevcut olduğu,
ancak bordroların Kuruma verilmediğinin tespit edildiğini, davacının, 17492253 sigorta sicil numaralı dosyasında ve arşiv kayıtlarında söz konusu bordrolar mevcut olmadığından ve müvekkili Kurum tarafından bahse konu dönemlere ait hizmet aktarımı yapılamadığını, Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde, davacı ...'nun kendisine ait iş yerinde 01.07.1987 tarihinde servis işçisi olarak çalışmaya başladığını ve buna ilişkin gerekli bildirimin o dönemki muhasebecisi tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yapıldığını, ...'nun 01.07.1987 tarihinde işe girdiğini, sınırlı bir süre çalıştıktan sonra başka bir iş bulması nedeniyle işten ayrıldığını, ayrıca 16.09.1989 tarihinde tekrar iş yerinde işe başladığını ve bir süre daha çalışıp ayrıldığını, ilgilinin Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde sigortalı görünüp görünmemesi veya çalışmasının dikkate alınıp alınmaması hususunda bir kusuru bulunmadığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davacı tarafça 01.07.1987 tarihinde 52.923.41-61145 sicil no.lu ve ... unvanlı iş yerinde bir gün süre ile çalışmış olduğundan sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1987 olarak tespitine karar verilmesi hususunda dava açılmış ise de İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin 27.04.2023 tarihli yazı cevabında, davacının hizmet günlerinin sigorta sicil numarası olmadığından dolayı işleme alınamadığı, Ek-3'te yer aldığı gibi 04.01.2023 tarihinde işlemin gerçekleştirildiği, hizmetin işlenmiş olduğu hususlarının bildirildiği,
davacı vekilinin de 28.09.2023 tarihli duruşmada müvekkilinin hizmetinin işlendiğini ve davanın konusuz kaldığını beyan ettiği görülmekle, davanın konusuz kaldığı ancak dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu, bu itibarla davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle
"Dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurum aleyhine yargılama gideri vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Dosya içeriğine göre, davacının dava açmadan önce Kuruma başvurusu bulunması ve Kurum tarafından dava devam ederken sigortalılığının hizmet döküm cetveline işlenmesi ve sigorta başlangıcının kabul edilmesi karşısında, davanın konusuz kaldığı ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden Kurumun sorumluluğuna karar verilmesi isabetlidir..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.07.1987 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12696, K. 2024/13780, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama