İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12846 K.2024/13867

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/12846Karar2024/13867Tarih26 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.374 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/12846 E., 2024/13867 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1311 E., 2024/721 K.
İlk derece mahkemesi
Karşıyaka 4. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/17 E., 2023/46 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.374 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı, hizmet birleştirmesi sonucunda son 7 yıllık fiili hizmet süresinin çoğunluğunun 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında geçtiğinden bahisle değerlendirme yapan Kurum işleminin iptaline karar verilmesine talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı SGK vekili, istemin belirgin olmadığını; 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesine dayalı Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 5510 sayılı Kanun'un madde 4/b sigortalısı olarak değil mülga 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli olmayı talep ettiği, Dosya kapsamındaki kayıtlardan, davacının 5434 sayılı Emekli Sandığı'na ... sicil numarası ile 15.10.1991 tarihinden itibaren iştirakçi olduğu, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi 24. Dönem Milletvekili seçimlerine katılmak için 09.03.2011 tarihinde istifa ettiği, Millet Vekili seçimini kazanamadığı, 1998 tarihinden itibaren süre gelen ticari kazançtan dolayı 5510 sayılı Kanun'un 4. maddenin 4/b bendinde kapsamında 15.03.2011 tarihinden itibaren tescil edildiği,

Davacının 5754 sayılı Kanunun 33. maddesindeki; ''Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınır.” maddesinden faydalanması gerektiğini iddia ettiği,

5510 sayılı Kanunun 9. maddesinde; 2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olup, bu tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasında, Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri esas alınır ve bu Kanun geçici hükümleri uygulanır. Bu kapsamda davacının 15.10.1991 tarihinde 5434 sayılı Kanun'un Emekli Sandığına iştirakçisi olarak 67.962.099 sicil numarası ile tescil edildiğinden 2829 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı.

Davacının ilk sigortalılığının 5434 sayılı Kanun'a tabi iştirakçisi olması ve son çalışmasının 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi 4/b kapsamında sigortalı olması nedeniyle 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacının 2829 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık durumu değerlendirildiğinde 5434 sayılı Kanun'a tabi 19 yıl 4 ay (6960 gün) hizmetinin olduğu, dilekçe tarihi itibari ile 8 yıl 10 ay 2 (3182 gün) 4/b kapsamında sigortalı olduğu, 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre son 7 yılın tamamını 4/b sigortalısı olarak geçtiğinden.

01.10.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 Kanun gereği kademeli geçiş şartlarına göre 4/b sigortalısı olarak emekli olabileceğine dair tesis edilen Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kaldı ki tesis edilen işlemin mevcut yasalara göre uygun olduğunun davacının da kabulünde olduğu, ancak ilgili yasa maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edildiği, davacı tarafından ileri sürülen olgunun Anayasa'nın hangi maddesine hangi nedenlerle aykırı olduğu hususunda herhangi bir delil ileri sürülmediği gibi Mahkemece de bu hususta kanaat oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: Davacı istinaf dilekçesinde; 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ilk bendinde yer alan "son yedi yıllık" ibaresinin, Anayasa'nın 2, 10 ve 60. maddelerine aykırı olduğu ve bu yönde Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiğini; 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesinde en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık halinin esas alınmasına ilişkin yaklaşımın, 5510 sayılı Kanun öncesi dönem yönünden de uygulanması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; 01.02.2020 tarihi itibariyle 5434 sayılı Kanun kapsamında (15.10.1991-14.03.2011 tarihleri arası dönemde) 6960 gün prim ödemesi; 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında ise 15.03.2011-01.02.2020 tarihleri arası dönemde) 8 yıl 11 ay 17 gün (3227 gün) prim ödemesi bulunan davacının, 17.01.2020 tarihli başvurusuna bağlı olarak yaşlılık aylığının 5434 sayılı Kanun hükümlerine dayalı olarak bağlanması olanağının bulunup bulunmadığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 1. maddesiyle; Maliye Bakanlığı’na bağlı olmak ve bu Kanunda yazılı emeklilik işlerini görmek üzere Ankara’da, tüzel kişiliğe sahip Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı kurulmuş ise de, 20.05.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 43. maddesiyle, 5434 sayılı Kanun'un bazı maddeleri yürürlükten kaldırılmış, devredilen kurumlar ve devre ilişkin hükümler içeren geçici 1. maddesiyle de, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı, hiç bir işleme gerek kalmaksızın, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla, görevleri ile birlikte, 1. maddeye dayanılarak kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmiştir.

Anayasanın 125. maddesinin birinci fıkrası ile "idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır"; ve yine Anayasa'nın 37. maddesi ile "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". Anayasanın 125. maddesinde yer verilen kural, yönetimin/idarenin kamu hukuku ya da özel hukuk alanına giren tüm eylem ve işlemlerini kapsamaktadır.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinde.

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'a göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun'da kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur.

Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanun'un 32, 34, ve 37. maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir...

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmü öngörülmüştür.

Öte yandan, “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlığını taşıyan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 134. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından ... uzlaşmazlıkların, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 101. maddesinde de, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği hüküm altına alınmıştır.

İş mahkemeleri, esas olarak iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasından kaynaklanan bireysel ve toplu hak uyuşmazlıklarını çözmek üzere, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na dayanılarak kurulmuştur.

Bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumunun prim ve diğer alacaklarının hesaplanması, sigortalı olma hakkının kazanılması ya da kaybedilmesi, işçilik alacaklarının belirlenmesi gibi kendi içinde bütünlük ve uzmanlık gerektiren konular bu mahkemelerin görev alanına girmektedir.

3.Değerlendirme Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında yapılan değerlendirme sonucu; 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi gereğince, 5434 sayılı Kanun kapsamında aylığının bağlanması istemine ilişkin eldeki uyuşmazlığın çözümünde; 5434 ve 5335 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak olup, 506 veya 5510 sayılı Kanun'ların uygulama yeri bulunmadığından, sözü edilen 134 ve 101. madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemeleri görevli olmayıp, bu tür davaların idari yargının görev alanı içerisinde olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12846, K. 2024/13867, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. Vı.karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12846
Karar No
2024/13867
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/12848 K.2024/15948
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/12850 K.2024/21124
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12854 K.2024/12906
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/12857 K.2024/22006
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12858 K.2024/12914
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/12859 K.2024/15689

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.