KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12853 E., 2025/1598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/235 E., 2024/112 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/458 E., 2022/580 K.
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum ve davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirket bünyesinde çalışan ...'nin 08.07.2016 tarihinde vefat ettiğini, işçinin geçirdiği kazanın iş kazası olarak değerlendirmediği halde, SGK tarafından 18.10.2017 tarihli yazı ile müvekkili şirketin iş kazası bildirimi yapmadığı belirtilerek idari para cezası kesildiğinin bildirildiğini, sigortalı işçinin vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası şartlarını ihtiva etmemesi sebebiyle iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğinin mahkemece tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili; olayın başlangıç anı ve kazalının boğulmasına sebebiyet veren eylemin işyeri sınırlarında gerçekleştiğini ve kazalı sigortalının işyerinde iken çekilmek sureti ile denize düşürüldüğünü ve boğma hadisesinin meydana geldiğini, Yani kazalının denize çekildiği ve düşürüldüğü nokta olan yerin işyerinin içinde kalan yer olduğu konusunda bir tartışmanın dosyada bulunmadığını, buna rağmen bilirkişinin, kazanın işyerinin sınırları dahilinde olmadığını beyan etmesinin kabul edilebilir olmadığını,
kazalının işyerinde bulunduğu sırada tanımının çok net olduğunu ve türkçe karşılığının o sırada işyerinde bulunmayı ifade ettiğini, o sırada mesainin olmamasının olayı işkazası yapmaktan çıkarmayacağını, kazazede ve diğer işçilerin, işyerinin gece görevlisi işçinin izin ve müsaadesi ile işyerine girdiklerini, burada gece görevlisi
işçinin kusur ve ihmalinin, işverenin kusur ve ihmali sonucunu doğurduğunu, işyerinin yetkilisinin ceza soruşturmasındaki ifadesinde bu ihmali kabul edip ve gece görevli işçinin işyeri kapısını açmaması gerekirken kapıyı açmasını ve işçilerin işyerine girişlerini sağlamasını ihmal olarak nitelendirdiğini, İşyerinin konumunun denize sıfır noktasında olması ve denizin boğazın akıntısının güçlü olması gibi hususlar dikkate alındığında işçilerin denize girmesi ihtamalinin düşünülerek bu noktada bir güvenlik tedbirinin alınmamış olmasının ve işçilerin kolaylıkla denize girebilmelerinin işveren açısından bir ihmal olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulü ile -Sigortalı ... nin vefatı ile sonuçlanan 08.07.2016 tarihli olayın iş kazası olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. Davalı ..., ..., ..., ..., ... vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12853, K. 2025/1598, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama