KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13187 E., 2025/10743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/208 E., 2024/47 K.
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen dava alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yaşlılık aylığının iptaline ilikin kurum işleminin iptali ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile müvekkilin Kuruma borçlu ve iade ile yükümlü olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 59.487,84 TL'nin ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasına, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğuna dair gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; Mahkemece resen gerekli araştırmaların yapılarak, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı da gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2021 tarih ve 2016/162-2021/82 sayılı kararıyla;asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz talebinde bulunmuştur. 2. Daire kararında; kısa karar ve gerekçeli kararın birbirinden farklı olması ve gerekçe ile hüküm fıkrasında kurumca mahsup edilen miktarların çelişkili olması ve buna göre yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, birleşen dava yönünden ise davaya konu ödemenin yapıldığının anlaşılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, taraflar lehine ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı ... .. temyiz dilekçesinde, karşı dava yönünden vekalet ücretine dair hüküm kurulmamasını kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı-karşı davacı SGK temyiz dilekçesinde, aleyhine vekalet ücreti taktiri 7440 sayılı kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13187, K. 2025/10743, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama