KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13236 E., 2025/1167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/848 E., 2024/1931 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 33. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/306 E., 2023/19 K.
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 58 yaşında olduğunu, 1989 yılında ... isimli eşinden boşandığını, otuz yıldır ayrı yaşadıklarını, hali hazırda bir geliri bulunmamakla birlikte kemoterapi gören kanser hastası olduğunu, davacının 2006 yılından itibaren ... babası ... ’den ölüm aylığı aldığını, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiasıyla 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesi kapsamında aylığının kesildiğini, söz konusu aylığın kesilmesine sebep olarak gösterilen boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasının asılsız bir ihbardan kaynaklandığını belirterek Kurum işleminin iptali ile davacının aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili aşamalarda özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda, tutanak tanıklarının beyanları ve diyaliz merkezinden bildirilen adres kaydı birlikte değerlendirildiğinde denetim raporunun aksinin ispat edilemediği, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı sonucuna varılarak verilen Mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, davacının ve eşinin farklı adreslerde sabit abonelik sahibi olduklarını, birlikte yaşama olgusunun tam olarak ispatlanamadığını, bir çocuğunun psikolojik sorunları yaşamasından kaynaklı rehabilite sürecinde davacının, eski eşi ile görüşmek zorunda kaldığı zamanlar olduğunu, duruşmada hakim huzurunda bu hususu beyan ettiğini, çocukları boşandığı eşi ile kaldığı için davacının da ihtiyaç olduğunda yaşadıkları eve gelip gitmek durumunda kaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle babası üzerinden aldığı aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13236, K. 2025/1167, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama