KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13237 E., 2024/13276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/895 E., 2024/1963 K.
- İlk derece mahkemesi
- Taşköprü Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/330 E., 2023/35 K.
Karar Metni
1.084 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, davalı ... Tekstil San. Tic.
A.Ş'de 01.07.1997 - 01.10.1997 tarihleri arasında çalışmaya başladığını, kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı iş yerinde çalıştığının delili olarak da dava dilekçe ekinde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından müvekkiline verilen sicil kartını sunduğunu, müvekkilinin işe başladığı tarihten itibaren belirtilen tarihe kadar kesintisiz olarak işe devam ettiğini, bu çalışma esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini, bordrolarının SGK'ya verildiğini bilmekte olduğunu ancak müvekkilinin SGK'ya müracaat ettiğinde ilgili şirketin bordroları Kuruma vermediğini bildirdiklerini,
bu durumda müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu belirterek, davacı müvekkilinin sigorta başlangıcının 01.07.1997 olduğunun, 1 günlük çalışmasının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminde herhangi bir hata bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1997 olduğunun ve 1 gün çalıştığının tespitine, davanın ... Tekstil Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketine karşı açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kurumun davadaki sıfatının fer'i müdahil olarak kabulü ile aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken asıl davalı sıfatıyla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacının davasının somut yaşam gerçeklerinden uzak, çalışma olgusunu ispatlar hiç bir vakıa ve delile dayanmadığı gerekçeleri ve re'sen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, ilk işe giriş bildirgesi, sigorta sicil numarası seri yılı ve ünite bilgileri ile fiili çalışmayı doğrulayan tanıkların beyanları dikkate alınarak mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, davacı vekili tarafından 15.01.2020 tarihli celsede hakkında takipsizlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilen davalı şirket yönünden davanın takip edilmeme iradesinin ortaya konulduğu, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.07.1997 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, ... Teks. Ltd.
Şti. unvanlı işverenin 28207 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.07.1997 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, konfeksiyon mahiyetli işyerinin, 10.01.1997-30.04.1998 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, 1997/1-3 arası dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı, dava konusu 1997/2. dönem bordrosunda adı geçen iki sigortalı olan ... ile ...'ın davacıyı tanımadıkları yönünde beyanda bulundukları, 1997/1. dönem bordrosunda çok sayıda çalışanın bildirildiği, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen ... ile ... 'ın gelen bordrolarda adlarının olmadığı,
hizmet döküm cetvelleri ile işyerinden adlarına verilmiş bir işe giriş bildirgesinin olup olmadığının araştırılmadığı dolayısıyla beyanlarının denetlenmediği, ayrıca komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları, SGK, belediye, vergi dairesi, emniyet nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, davacı tanığı olarak dinlenen ... ile ... 'ın hizmet döküm cetvelleri ile iş yerinden adlarına verilmiş bir işe giriş bildirgeleri celbedilerek beyanları denetlenmeli, komşu işyerinin tespit edilememesi ya da tespit edilen tanıkların beyanlarının yetersiz kalması halinde işyerinin 1997/1. dönem bordrosunda yer alan kişiler dinlenmeli,
bu kişilerin beyanlarının da yetersiz kalması halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13237, K. 2024/13276, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama