KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13387 E., 2025/15348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/806 E., 2024/434 K.
Karar Metni
1.448 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili müvekkiline Mart 2005 ayından geçerli yaşlılık aylığı bağlandığını, 01.08.2009 tarihine kadar ödendiğini, daha sonra hiçbir gerekçe göstermeden bu tarihte yaşlılık aylıklarının kesildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkının saklı tutulması kaydıyla; davalının yaşlılık aylıklarının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, bu husustaki vaki sataşmanın önlenmesine, şimdiye kadar ödenmeyen yaşlılık aylıklarına karşılık 2.000,00 TL'nin hak edildiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosyada verdiği 19.01.2011 tarihli dilekçe ile yersiz ödeme yapıldığından bahisle müvekkline yapılan ödemelerin iadesi için borç tahakkuk ettirilerek ödenmesi istemi ile müvekkiline gönderilen 21.09.20 10... 289 sayılı davalı işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile davaya verdiği karşılıkta, davacının 3931 gün SSK, 1395 gün Bağ-Kur sigortalılığı bulunduğunu, talebine istinaden 5326 gün sigortalılığı ve 25 yıl sigortalılık süresi şartlarını tamamlamış olan davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 10.04.2009 tarihli ve ...-... sayılı soruşturma raporlarında; yapılan araştırmalar sonucunda 43 iş yerinin sahte olduğunun ve gerçeğe dayalı herhangi bir faaliyeti bulunmadığının tespit edildiğinin, bu iş yerlerinden ... sicil sayılı ...Gıda San.
A.Ş.'deki 82 günlük, ...Elektrik İnşaat malzemeleri Taah. San. ve Tic. Ltd.Şti.'ndeki 78 günlük hizmetinin iptal edildiğinin, ayrıca ...-... sayılı rapor gereği ... Sosyal Güvenlik Merkezinde 2.4120.02.02.1070142.34.21.03 sicil sayılı dosyada işlem gören şartları yerine getiremeyen davacının yaşlılık aylığı iptal edilerek ödenen aylıklarının davacıdan iadesinin talep edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.12.2011 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 06.05.2013 tarihli kararında; "... Mahkemece, öncelikle, Kurumun teftişi sonrası ...
6. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldüğü ileri sürülen dava dosyasının akıbeti araştırılarak, Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi (Türk Borçlar Kanunu madde 74) uyarınca hukuk hakiminin, kesinleşmiş ceza kararına konu maddi olgularla bağlı olduğu gözetilerek, Kurumdan davacının yaşlılık aylığına esas alınıp iptal edilen hizmet süreleri sorularak, anılan bildirimlerin yapıldığı işverenlere ait ihtilaf konusu dönemleri kapsayan dönem bordroları celp edilerek, işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak,
Kurum kayıtlarına geçen çalışmaların gerçekte var olup olmadığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, Kurum müfettişlerince yapılan teftiş sonucu düzenlenen raporlar da eksiksiz olarak celp edilerek, sonucuna göre, ihtilaf konusu olmayan sürelerle, fiilen gerçekleştiği sabit olup iptali hatalı olan hizmet süreleri belirlenerek, bu çerçevede yaşlılık aylığı tahsisi şartları irdelenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 08.09.2015 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 13.06.2016 tarihli kararında; "...Mahkemece, öncelikle, Kurumdan, davacının ihtilaf konusu çalışmalarının iptalinde esas alınan Kurum teftiş raporu tüm ekleri ile birlikte celp edilerek, ihtilaf konusu olan çalışmaların geçtiği işverenler yanından yapılan ve Kurumca iptal edilen başka çalışmaların bulunup bulunmadığı ve bu yönde sigortalılar tarafından açılan başkaca davanın olup olmadığı Kurumdan sorularak,
ceza soruşturmasında elde edilen delillerin eldeki davada değerlendirilmesi amacı ile ceza dava dosyasının ekleri ile birlikte bir sureti celp edilerek, ihtilaf konusu bildirimlerin yapıldığı işverenlere ait ihtilaf konusu dönemleri kapsayan dönem bordroları celp edilerek, işverenlerin bordrolarında kayıtlı ve Kurumca çalışmaları iptal edilmeyen kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak,
Kurum kayıtlarına geçen çalışmaların gerçekte var olup olmadığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonucuna göre, ihtilaf konusu olmayan sürelerle, fiilen gerçekleştiği sabit olup iptali hatalı olan hizmet süreleri belirlenerek, bu çerçevede yaşlılık aylığı tahsisi şartları irdelenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 27.10.2016 tarihli kararı ile ikinci bozma ilamına direnilmesine ve asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Tarafından Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 28.09.2021 tarihli kararında; "...36. somut olayda, davacıya 11.02.2005 tarihli tahsis talebine istinaden 1395 günü Bağ-Kur sigortalılığı olmak üzere 5326 prim gün sayısı üzerinden 01.03.2005 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, 10.04.2009 tarih ve ... sayılı raporundaki tespitler kapsamında davalı ... davacının 23.10.2002-18.11.2004 tarihleri arası 747 gün ...
Şirketinden. 10.04.2009 tarih ve ... sayılı rapor ile 19.11.2004-10.02.2005 tarihleri arasında ...
Şirketinden 82 gün bildirilen hizmetlerinin iptal edildiği, ...Şirketinden bildirilen 78 günlük çalışmasının da yine aynı tarihli ve ... sayılı rapora istinaden iptal edildiği ancak davacının hizmet cetveli incelendiğinde bu iş yerinden bildirilen veya iptal edilen hizmetinin bulunmadığı, davalı Kurum tarafından sözü edilen hizmetlerin iptali ile yaşlılık aylığının kesilerek ödenen aylıkların borç çıkarılması üzerine asıl ve birleşen davaların açıldığı anlaşılmaktadır.
37. Öte yandan ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sözü edilen şirketlere yönelik yapılan soruşturma sonucunda ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın halen derdest olduğu sadece iddianamenin dosya içinde bulunduğu, ceza dosyasındaki delillerin değerlendirilmediği görülmüştür.
38. Bunların yanı sıra yaşlılık aylığı karar formu incelendiğinde; davacının 2000 yılındaki 245 gün ve 2001 yılındaki 360 gün hizmetinin aylık bağlanırken prim gün sayısı hesabına dahil edilmekle birlikte bunların hizmet cetvelinde görünmediği ve iptal edildiğine ilişkin bir bilginin yer almadığı, dava tarihinden sonra davacının hizmetlerinin geçtiği iş yerleri hakkında da 28.04.2011 tarihli ve ..., 07.04.2011 tarihli ve ... ve 14.06.2011 tarih ve ... sayılı raporların düzenlendiği, davacının bu raporlara konu işyerlerinde geçen hizmetlerinin iptal edilip edilmediğinin dosyadan anlaşılamadığı, davada yaşlılık aylığı bağlanması talebi de mevcut olduğundan bu durumun Kurumdan sorulması gerektiği anlaşılmıştır.
39. Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukukî olgular bir arada değerlendirildiğinde; davanın kamu düzeni ile ilgili olduğu, bu kapsamda hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık durumlarının önlenerek temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının sağlanması bakımından davanın özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği gözetilerek,
iptal edilen hizmetlerin geçtiği işveren ..., ... şirketlerinin Kurum nezdindeki dönem bordroları getirtilerek bordrolarda isimleri yazılı olup sigortalılığı iptal edilmemiş ve davacı ile birlikte çalışmış kişilerin ve komşu işverenler ile benzeri işleri yapan işverenler tespit edilerek bu işverenler ve bunların bordrolarında kayıtlı çalışanların Kurum kayıtlarına geçmiş çalışmaların gerçekliği ve süresi yönünden tanık olarak bilgilerine başvurulmalıdır.
Ayrıca Kurum teftiş raporu ve ekleri celp edilerek, ihtilaf konusu olan çalışmaların geçtiği işverenlerin yanından yapılan ve Kurumca iptal edilen başka çalışmaların bulunup bulunmadığı ve bu yönde sigortalılar tarafından açılan başka davaların olup olmadığı Kurumdan sorularak, ceza dosyasının ekleri ile birlikte bir suret getirtilerek toplanan deliller değerlendirilmelidir.
Böylece toplanan deliller dikkate alınarak davacının anılan dönemlerde eylemli ve gerçek çalışması olup olmadığı tespit edilmelidir. Hâl böyle olunca Özel Dairenin bu hususları kapsayan bozma kararı yerindedir.
40. Ne var ki, davacının ...Şirketinde geçtiği belirtilen 78 günlük çalışmasının 10.04.2009 tarihli ve ... sayılı rapor ile iptal edildiği ancak hizmet cetveli incelendiğinde bu iş yerinden bildirilen veya iptal olarak görünen hizmetinin bulunmadığı anlaşıldığından,
bu durum Kurumdan sorularak netleştirilmeli ayrıca davacının 2000 yılındaki 245 gün ve 2001 yılındaki 360 gün hizmetinin aylık bağlanırken prim gün sayısı hesabına dahil edilmesine rağmen bu hizmetlerin hizmet cetvelinde görünmediği ve dava tarihinden sonra davacının hizmetlerinin geçtiği bazı işyerleri hakkında da 28.04.2011 tarihli ve ..., 07.04.2011 tarihli ve ...,
14.06.2011 tarih ve ... sayılı raporların düzenlendiği anlaşıldığından yaşlılık aylığına esas alınan hizmet sürelerinin ve iptal edilip edilmediklerinin davada yaşlılık aylığı talebi olduğuda gözetilerek Kurumdan sorulması ihtilaf konusu olmayan prim ödeme süreleri birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
41. O hâlde direnme kararı Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenler yanında yukarıda (40. paragraf) belirtilen ilave sebeplerden dolayı bozulmalıdır." gerekçesiyle dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Mahkemece Verilen Dördüncü Karar
Mahkemenin 13.09.2024 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıdaki yazılı harcın ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13387, K. 2025/15348, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama