KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13846 E., 2025/219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/371 E., 2024/2563 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 41. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/154 E., 2022/392 K.
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ödeme emirlerinin davacının dava dışı anonim şirkette hiç bir zaman üst düzey yöneticilik sıfatı bulunmadığından bahisle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ödeme emirlerine konu borç dönemlerinin 2010-2013 yılları arasında olup dosya içerisinde yer alan ticaret sicil kayıtlarından davacının işbu tarihler arasında dava dışı borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi ya da üst düzey diğer sorumlular kapsamında bulunduğunun belirlenememesi karşısında; ödeme emirlerinde yer alan borçlardan davacının sorumlu olmadığının tespitine ve ödeme emirlerinde yer alan borçların tümünün davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi, 506 sayılı Kanun'un 80. maddesinin 12. fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddeleri hükümleri ile dava konusu ödeme emirleri takip dosyaları, ticaret sicil kayıtları, tebligat tutanakları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13846, K. 2025/219, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama