İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13940 K.2025/10698

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/13940Karar2025/10698Tarih26 Haziran 2025Okuma14 dk · 2.879 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/13940 E., 2025/10698 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2025
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1832 E., 2022/1674 K.
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2017/113 E., 2021/7 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.879 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile ihbar olunan SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın davalı bünyesinde iş kazası nedeniyle vefat edene dek görev yaptığını, müteveffanın inşaat işçisi sıfatı ile çalıştığı sırada kaza geçirmesi nedeniyle 08.11.2016 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle ...

Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/581 E numaralı dosya kapsamında özellikle işveren vekili ve davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği konusunda hizmet veren danışman iş güvenliği uzmanının kusur ve ihmali fiilleri ile kamu hukuku kapsamındaki cezai sorumlulukları hususlarında yargılamanın devam ettiğini, murisin eşi, kızı ve oğlunun da babalarının vefatı dolayısıyla uğradıkları şok, halihazırdaki ve gelecekte yaşanması çok muhtemel olan manevi çöküntünün yanı sıra, maddi olarak da desteklenen yoksunlukla karşı karşıya kaldıklarını, ...'ın birlikte yaşadığı ve hem maddi, hem de manevi destekte bulunduğu ailesinin,

iş kazasından kaynaklanan vefatından dolayı bu nitelikteki destekten yoksunluklarının ve yine tüm müvekkillerinin manevi nitelikteki ve ancak hesaplamalar yapılmak suretiyle belirlenebilecek zararların tazmini amacıyla iş bu belirsiz alacak davasını ikame ettiklerini, ...'ın davalı işveren ...Temizlik bünyesinde ve iş kazasının gerçekleştiği iş özelindeki iş sahibi BElediye için yürütmekte olduğu iş nedeniyle görevi dahilinde çalışmakta olduğu sırada meydana gelen olay neticesinde vefat etmiş olması,

olayın iş kazası niteliğini açıkça ortaya koyduğunu, işvereninin ve iş sahibi belediye'nin iş güvenliği konusundaki sorumlulukları ve bunların yerine getirilmesi hususundaki yükümlülüklerinin yadsınamayacağını, bu nedenle meydana gelen iş kazasının gerçekleşmesinde işverenin sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, ailenin babası olan ...'ın maddi desteğinden yoksun olduklarının aşikar olduğunu, bu destekten yoksunluğun vefat eden ...'ın muhtemel yaşam süresince devam edeceğinin de göz önünde bulundurulması gereken bir husus olduğunu,

...'ın ölüm tarihi itibariyle almakta olduğu bürüt ücret miktarının eldeki bilgi ve belgeler ile kesin ve net şekilde ortaya koyulmaması nedeniyle yoksun kalınan desteğin bu nitelikteki tazminatın ancak kendisine ait ücret bordrolarından belirlenebileceğini, müvekkillerinin genç yaşta kaybetmiş olduğu eş ve babaları ile sürdürdükleri kişisel ilişkileri, sosyal yaşantıları ve olayın kendilerine vermiş olduğu şok ile üzüntü göz önünde bulundurulduğunda takdiren vefat eden ...'ın eşi ... adına 50.00,00 TL,

kızı ... adına 50.000,00 TL ve oğlu ... adına 50.000,00 TL olmak üzere 150.000,00 TL tutarındaki manevi tazminata ve her üç müvekkili için ayrı ayrı 3.000,00 'er TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket yetkilisi dilekçesinde özetle; ...'ın 01.01.201-08.11.2016 tarihleri arasında çalıştığını, 08.11.2016 tarihinde yaşanan iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, bu kazanın SGK ve ilgili bütün kamu kurumlarına firma tarafından bildirildiğini, bu iş kazası yaşanmadan önce ... Belediyesinde çalışan bütün personele iş güvenliği dersleri verildiğini, bütün koruyucu ve giyim malzemelerinin teslim edildiğini, müteveffanın bütün sosyal haklarından da ... Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu bildirmiştir.

İhbar olunan SGK vekili cevap dilekçesinde özetle.

İş kazası olayında maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden iş bu davayla ilgili sorumluluklarının bulunmadığını, öncelikle davanın husumet yönünden reddini, kazanın iş kazası olup olmadığı yönünden tespitinin gerektiğini, bu durumla ilgili herhangi bir belgenin mevcut olmadığını, iş kazası nedeniyle açılacak davalardan olan maddi tazminat davası için en önemli belgenin SGK müfettişlerince hazırlanacak tutanak ve belgeler olduğunu, dosya kapsamından böyle belgelerden bahsedilmediğini, iş kazası neticesinde geride kalan hak sahipleri,

kazaya sebep olan işveren ve kusurlu 3. kişilere açacağı maddi tazminat davası neticesinde bir tazminata hak kazanacağını, aynı zamanda hak sahiplerinin tazminata hak kazanmasını yanı sıra kurumca bağlanacak gelire de ha kazanabileceklerini, Kurumca bağlanan ödeneklerin veya gelirlerin tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davalı ... Belediyesi'nin %50 oranında kusurlu olduğu, davalı ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi %50 oranında kusurlu olduğu, Müteveffanın kusurunun bulunmadığı kanaatiyle ;

1-Davalılar ... Belediyesi ve ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile

2-208.690,55-TL maddi tazminatın (dava dilekçesinde faiz talebi olmadığı hususu dikkate alınarak) ıslah tarihi olan 06.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılar ... Belediyesi ve ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

3-25.000,00-TL manevi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılar ... Belediyesi ve ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-5.054,27-TL maddi tazminatın (dava dilekçesinde faiz talebi olmadığı hususu dikkate alınarak) ıslah tarihi olan 06/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılar ... Belediyesi ve ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

5-20.000,00-TL manevi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılar ... Belediyesi ve ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

6-Davacılardan ... yönünden talep edilen maddi tazminat talebinin reddine,

7-20.000,00-TL manevi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılar ... Belediyesi ve ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile ihbar olunan SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davalı belediyenin asıl işveren konumunda bulunmadığını sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu ihale kapsamında personelin sevk ve idaresinin idarenin vereceği iş programına göre yüklenici tarafından yapıldığını idare tarafından ise kontrol edildiğini, davalı belediyenin üzerine düşen sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdiğini ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Fen İşleri Müdürü hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiğini manevi tazminat açısından davalı belediyenin sorumluluğunun bulunmadığını bildirmiştir. İhbar olunan SGK vekili ihbar olunan kurum lehine kaldırılmasını talep etmiştir.

İhbar olunan SGK vekili; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile ihbar olunan SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçeleri ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan SGK vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi

3. Değerlendirme

A) İHbar olunan SGK vekilinin temyiz istemi yönünden;

İhbar olunan vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde istinaf dilekçesinin sunulduğu İlk Derece Mahkemesince ihbar olunanın kararı istinaf etmesine imkan bulunmaması nedeniyle 25.01.2021 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anılan ek kararın ihbar olunan Kurum vekiline 31.01.2021 tarihinde tebliğ olunduğu , ihbar olunan vekilince karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı açıklanan hali ile ihbar olunan vekilince İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmemesine göre istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar eder mahiyetteki temyiz talebinin HMK'nın 361/2. maddesi kapsamında temyiz kanun yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalı ... vekilinin temyiz istemi yönünden;

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davalılar ... Belediyesi ile ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 29.12.2015 tarihli ...

Belediyesi Sınırları Dahilinde Belediye Hizmetlerinin İfası İçin Hizmet Alımı İhalesi Hizmet Alımına dair Sözleşmesinin imzalandığı, Sözleşmenin eki Şartnamede işin konusu; mevcut eleman ve işçi çalıştırma kanun ve mevzuatlarına uygun olarak Belediyenin ihtiyacı olan müdürlükler, idari bina, şantiyeler ve birimlerde yapılacak olan işe uygun hizmet alımı ihalesi işi ile belediyede çalıştırılacak, çalışan eleman gerektiğinde yıl içinde çalıştığı birimden ihtiyaç olan diğer birimlere aktarılacağı şeklinde belirlendiği, davalı ...

Belediyesi ile davalı ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacılar murisi ...'ın bu iş kapsamında çalışmakta iken davaya konu kaza tarihi olan 08.11.2016 tarihinde kanalizasyon alt yapı çalışmaları sırasında meydana gelen göçük altında kalması nedeniyle hayatını kaybettiği, Mahkemece kusur oran ve aidiyetinin tespitine yönelik 24.12.2018 tarihli iki iş güvenliği uzmanından alınan 1. Kök kusur bilirkişi raporunda; dava dışı ustabaşı Aziz Kızılkaya'nın %5, ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi %45, ...

Belediyesi'nin %50 oranında kusurlu olduğu bildirildiği, davalı ...

Belediyesi vekilinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi raporu alındığı ve alınan 04.04.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi %80, Müteveffanın %20 oranında kusurlu olduğu bildirildiği, davacılar vekiline anılan raporun 18.06.2019 tarihinde tebliğ olunduğu, davacılar vekilinin yasal süre olan 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra 17.07.2019 tarihinde rapora itiraz dilekçesi sunulduğu , Mahkemece iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ve taraf itirazlarının karşılanması amacıyla alınan ve mahkemece uygun bulunan 06.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı ...

Belediyesi'nin %50 oranında kusurlu olduğu, davalı ...Temizlik Ulaşım Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi %50 oranında kusurlu olduğu, murisin kusurunun bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği, Mahkemece anılan rapora itibarla hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında kusur oranlarının tespiti noktasında uyuşmazlık bulunduğu gözetilerek kusur oranının belirlenmesine ilişkin ilkelere de değinmek faydalı olacaktır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.20 13... /21-1 02... /1456 sayılı kararı).

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

Objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.20 13... /21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

Öte yandan, usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)

Somut olayda davacılar vekilinin davacılar murisine %20 oranında kusur atfeden 04.04.2019 tarihli kusur bilirkişi raporuna süresinden sonra itiraz etmesi nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek davacılar murisine kusur atfetmeyen davalılara %50 'şer oranda kusur atfeden 06.08.2019 tarihli rapora itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; davacılar vekilinin 04.04.2019 tarihli rapora süresinden sonra itiraz etmesi nedeniyle temyize gelen davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı gözeten ve aralarında alt işverenlik ilişkisi bulunan davalıların kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği hususuna dikkat eden mahiyette; tarafların somut verilere dayalı iş güvenliği açısından alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemlerin alınıp;

hangi önlemlerin alınmadığı, iş kazası olayının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde oransal olarak tespit ettirmek , kusur oranlarının tespitinden sonra ise yeniden hesap raporu aldırmak, alınacak raporda davacılar vekilinin temyiz isteminin bulunmadığı dikkate alınarak hükme esas alınan 07.01.2020 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklara uygun bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır .

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; İhbar olunan SGK vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE, Davalı ... Başkanlığının temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13940, K. 2025/10698, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13940
Karar No
2025/10698
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/13951 K.2025/9643
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/13955 K.2025/9642
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/13962 K.2025/9647
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/13972 K.2025/9802
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/13978 K.2025/9400
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/13979 K.2025/9789

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.