KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/14042 E., 2025/735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1604 E., 2024/1958 K.
- İlk derece mahkemesi
- Manavgat 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/688 E., 2024/43 K.
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, Kurum kayıtlarında davacının '' ... oğlu 1964 doğumlu ...'' olarak işlem görmesi gerektiğini, ancak köyde ''... ...'' olarak bilinmesi nedeniyle ''... oğlu 1961 doğumlu ... ...'' olarak Kurum kayıtlarının hatalı bir şekilde oluşturulduğunu, Kurum tarafından ilk kayıtlara " oğlu 1961 doğumlu ... ..." olarak hizmetleri işlendiğinden ötürü, 01.01.1964 doğumlu ... ismindeki davacının adına hizmetlerin geçirilemeyeceğinin ileri sürüldüğünü,
oysa köy yerinde davacının ... diye bilinmesi ve çağrılması yüzünden muhtarlık beyanı ile davacının oğlu 1961 doğumlu ... ... olarak Bağ-Kur kayıtlarının oluşturulduğunu, muhtarlık tutanağına göre ''Sağırin Mahallesinde 01.10.1992 tarihinden bu yana çiftçilik yapan ve 1961 doğumlu oğlu ... ...'' olarak beyan usulüyle kayıtlara geçen şahsın, gerçekte ''Sağırin Mahallesinden ... oğlu 01.01.1964 doğumlu ... vatandaşlık numaralı ...'' isimli şahıs ile aynı kişi olduğunun açıkça görüldüğünü beyanla Tarım Bağ-Kur sigortalısı ...'in sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1992 tarihine çekilerek mağduriyetinin giderilmesini,
01.10.1992 ile 01.05.2007 tarihleri arasındaki hizmetinin 5510 sayılı Kanun'un geçiçi 54 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket Kurum vekili cevap dilekçesinde; ... TC kimlik ve ... Bağ-Kur numaralı sigortalı ...'e ait Bağ-Kur sicil dosyasının incelendiğini, yapılan inceleme sonucunda sigortalının ... Bağ-Kur numarasında işlem gören ... ...'e ait Bağ-Kur giriş bildirgesinin kendisine ait olduğunu bildirmiş ise de ... oğlu 01.01.1964 Çardak doğumlu ... ile oğlu 01.07.1961 doğumlu ... ...'in baba adı ve doğum tarihlerinin uyuşmaması nedeniyle davacıya ret cevabı verilerek herhangi bir işlem yapılmadığını, Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile SGK kayıtlarında " oğlu 1961 doğumlu ... ..." adında oluşturulan Bağ-Kur kayıtlarının ... oğlu 1964 doğumlu davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle Manavgat 1. İş Mahkemesi 2023/688 Esas, 2024/43 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurumda " oğlu 1961 doğumlu ... ..." olarak geçen Tarım Bağ-Kur kaydının davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14042, K. 2025/735, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama