KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/14176 E., 2025/7643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/876 E., 2020/96 K.
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
vekili Avukat Hatice Altınay Korkmaz
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 28.04.2003 - 04.06.2010 tarihleri arasında boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine, yersiz olarak aldığı aylıklar toplamı ve faiz için kendisine borç bildirim belgesi düzenlenerek gönderildiğini, ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını bu nedenle İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2014/22133 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın kaldırılmasına takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.12.2015 tarihli 2015/50 Esas 2015/867 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Dairenin 02.06.2016 tarihli ve 2016/5926 Esas, 2016/9090 Karar sayılı ilamında; eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davalının kötü niyetli olduğunu, Kurum zararının tazmini gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14176, K. 2025/7643, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama