KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/14195 E., 2025/7315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2977 Esas, 2024/1572 Karar
- Dava tarihi
- 05.01.2015
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/424 Esas, 2020/743 Karar
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki riskli yapının güçlendirilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ...Apt.'da müvekkilinin kat maliki olduğunu, ana binanın riskli yapı olarak tespit edildiğini, ancak bütün kat maliklerinin halen binada oturmaya devam ettiğini, binanın riskli yapı olmasıyla ilgili çelişkili raporlar bulunduğunu, 25.07.2014 tarihli Resmî Gazete'nin 29071 sayısı ile yapılan yönetmelik değişikliği ile riskli yapının yıktırılması yerine güçlendirilmesinin istenmesinin mümkün hâle geldiğini belirterek davaya konu binanın güçlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı sırada davacının davayı açmada haklı olduğunu, bu hususun Mahkeme tarafından resen yaptırılan bilirkişi heyeti raporuyla belirlendiğini, binanın riskli olması sebebiyle güçlendirilerek riskin giderilmesi imkanı bulunmasına rağmen binanın yıkılarak alışveriş merkezine dönüştürülmesine razı olmayan davacının haklı davasında karar verilmesine mahal olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken davacının haksız olduğu şeklinde hukuka aykırı bir kabul ile Mahkeme masraflarına mahkum edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle dava konusu binanın yıkılıp yıkılmadığı tespit edilerek, yıkıldığının anlaşılması halinde, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği açık olup dava konusu taşınmaz yargılama aşamasında yıkıldığından davanın konusuz kaldığı ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince de bu yönde karar verildiği, verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14195, K. 2025/7315, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama