KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/14567 E., 2025/4120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013-2018 Eğitim Öğretim yılının sonuna kadar davalı ... Bakanlığından ücretli öğretmen olarak çalıştığını, SGK pirimlerinin Anayasanın eşitlik ve hakkaniyet ilkesine aykırı şekilde kadrolu öğretmenler ile eşitsizlik yaratacak şekilde bir ay içinde girmiş olduğu ders saatlerinin 7,50 ye bölünerek çıkan sonucun prim gün sayısı olarak yatırılmasının hatalı olup tam gün çalışma esasına göre işlem yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, davacının ücretli öğretmen sıfatıyla ders ücreti karşılığı görevlendirileceğini kabul ettiğini, fakat aynı statüde olmamasına rağmen kadrolu öğretmenlerle sigorta primlerinin aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, davacının sözleşmelerinin belirli süreli olduğunu, tüm ülke genelinde uygulana geldiği şekilde ücretli öğretmen olarak çalıştığını, ücretli öğretmenlerin herhangi bir kadroya bağlı olmaksızın işçilerde
olduğu gibi 4857 sayılı İş Kanunu'na göre hizmet akdine bağlı olarak değil Kaymakamlık onayına istinaden saat
üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştıklarını, bütün ülke genelinde sigorta primlerinin bir ayda çalışılan
toplam çalışma süresinin 7,5 saate bölünmesi ile tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep
etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kadrolu öğretmenler gibi tam mesai yaparak çalıştığını, bir ay içinde girmiş olduğu ders saatlerinin 7,50 ye bölünerek çıkan sonucun prim gün sayısı olarak yatırılmasının Anayasaya aykırı olduğunu, tam gün çalışma esasına göre işlem yapılması gerektiğini beyan ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının ücretli öğretmen sıfatıyla ders ücreti karşılığı görevlendirileceğini kabul ettiğini fakat aynı statüde olmamasına rağmen kadrolu öğretmenlerle sigorta primlerinin aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, sigorta primlerinin tam ve eksiksiz bildirildiğini beyan ederek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
3.Feri müdahil SGK vekili özetle, açılan davanın usule ve yasaya aykırı olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini, bu neviden davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, davacının iddia ettiği çalışmayı destekleyen yöntemince sunulmuş kanıtın bulunmadığını, kamu kurumu olması sebebiyle çalışmaların kayıt altına alınması ve ücret ödemelerinin belgelenmesinin zorunlu olduğunu, eksik inceleme ile sonuca gidildiğini, taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini beyan ederek, mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14567, K. 2025/4120, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama