İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14641 K.2025/5335

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2024/14641Karar2025/5335Tarih9 Nisan 2025Okuma4 dk · 742 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/14641 E., 2025/5335 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/392 E., 2024/510 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

742 kelime·4 dk okuma·8 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...’in eşi, diğer davacı ...’in annesi olan ...’in Nevşehir ili Gülşehir ilçesi Ziraat Odasına 11.07.1995-23.12.1997 tarihleri arasında kayıtlı olduğu, üretmiş olduğu şeker pancarını Kırşehir Şeker Fabrikasına satması nedeniyle tahakkuk eden ürün bedelinden Bağ-Kur primi kesildiği ve bu nedenle 01.06.1999 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescil edildiği, murisin daha sonra 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya devam ettiği, vefat etmiş olduğu 16.11.2016 tarihine kadar toplam 1289 gün prim ödendiği,

02.01.2017 tarihinde Kuruma başvuruda bulunularak kendilerine ölüm sigortası kolundan aylık bağlanmasının talep edildiği, davalı Kurum tarafından prim günleri yeterli olmakla beraber 5 yıllık sigortalılık suresinin dolmadığı gerekçesiyle tahsis talebinin kabul edilmediği, bu yazıya karşı 04.10.2017 tarihinde yapılan tahsis ve düzeltme talebinin de aynı şekilde reddedildiği,

muris sigortalı ...’in ürün bedellerinden yapılan Bağ-Kur prim kesintisi nedeniyle davalı Kurum tarafından 01.06.1999 tarihinde sigortalı olarak tescil edildiği gibi 5 yıl sigortalılık süresini tamamladığı ve borçlanma hariç 900 günün üzerinde prim ödeme şartının gerçekleştiği belirtilerek davacılar murisi olan ...’in ürün bedellerinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 sayılı Kanun kapsamında sigorta başlangıcının 01.06.1999 olarak tespiti ile davacılara 5510 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince 01.02.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ilgilinin adına Bağ-Kur tevkifat kesintisi yapıldığı, müstahsil belgesinin Kurum kayıtlarına intikali ve ödemenin yapıldığı 15.05.1999 tevkifat dönemine göre 4/b’ye tabi sigortalılığının 01.06.1999 tarihine çekildiği, ilgilinin 30.04.2008 tarihi itibariyle 5 yılı aşkın prim borcunun bulunması ve hiç prim ödemesinin olmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un Geçici 17. maddesine göre sigortalılığının 01.06.1999 tescil tarihinde 19 terk kodu ile durdurulduğunun anlaşıldığı,

Geçici 17. maddesine göre durdurulan sigortalılık suresinin tamamının talep edilmesi halinde hesaplanacak borç tutarının ödenmesi durumunda sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği, 01.06.1999 tarihinin tevkifat kesintisinin tam ayı karşılamaması sebebiyle bu sürenin hizmet süresi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararı ile davanın kabulüne, murisin sigorta başlangıç tarihinin tespitine yönelik talep yönünden, davacıların murisi olan ...'in sigorta başlangıç tarihinin 01.06.1999 tarihi olarak tespitine yönelik talebin, yargılama sırasında kurum tarafından kabul edildiği anlaşıldığından, bu talep yönünden davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, talep tarihi itibariyle ölüm aylığına hak kazanmaya yönelik talep yönünden, davacıların 5510 sayılı Kanun'un 32.maddesi gereğince 01.02.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması talebinin kabulü ile davacılara 01.02.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacılar yönünden 5510 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamındaki şartların gerçekleşmediği ve Kurum kayıtlarında da belirtildiği üzere muris yönünden herhangi bir ihya ve ödeme de bulunmadığından mevcut davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.

Kabule göre de davacı eşin 2017 yılının 4. ayından itibaren yaşlılık aylığı alması ve 2018 yılında da evlendiği gözetildiğinde, anılan hususların aylık bağlama engeli oluşturduğunun göz önünde bulundurulmaması ile davada herhangi şekilde sigorta başlangıç tarihinin tespitine yönelik bir talep bulunmamasına karşın bu yönde hüküm kurulması da isabetsizdir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili: a. Davacılar murisinin sigorta başlangıcının 01.06.1999 olduğunun tartışmasız olduğunu, b.Prim ödeme gün sayısını ve sigortalılık süresi şartlarının tamamlandığını, c.Eksi kabul ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14641, K. 2025/5335, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14641
Karar No
2025/5335
Tarih
9 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14653 K.2025/6084
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14676 K.2025/7158
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14693 K.2025/6138
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14697 K.2025/5631
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14703 K.2025/3288
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14704 K.2025/5398

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.