KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15094 E., 2025/14748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2144 E., 2024/1462 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çatalca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/310 E., 2019/181 K.
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki ek prim tahakkuku ve teşvik iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
15.06.2017 tarihinde Kurum denetmenlerinden ...ın davacı şirkete geldiği, iş yeri durum tespit tutanağı hazırladığı, sigorta denetmenin hazırladığı tutanak doğrultusunda 29.09.20 17... ...sayılı teşvik hakkında konulu prim borcunun hazırlandığı ancak şirkete tebliğ edilmediği, taraflarınca haricen 22.12.2017 tarihinde öğrenildiği, 22.12.2017 tarihinde 210.427,35 TL ana para ve faiz olmak üzere Kuruma ödendiği, borç ödendikten sonra 16.01.2018 tarihinde Kurum işleminin iptali ve ödenmiş paranın iadesi için SGK'ya itirazda bulunulduğu, taleplerinin reddedildiği, hazırlanan tutanakla 14 kişinin sigortasız çalıştırıldığı,
İŞKUR'a işçi talebinde bulundukları, sigortasız işçi çalıştırma niyetleri olsa İŞKUR'a başvuru yapılmayacağı, borcun faiziyle 210.427,35 TL olarak ödendiği, bu kararı ve prim borcunu kabul etmedikleri, şirketteki ihmal sebebiyle işçilerin işe giriş bildirgelerinin geç verilmesinden dolayı zaten davacıya geç bildiriminden dolayı ceza kesildiği, buna itiraz etmedikleri iddiasıyla denetmenin eksik incelemesi, tavırlı, baskıcı ve yönlendirmeli tutumu ile hazırlanan tutanağa istaneden verilen prim borcunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, iptali talep edilen komisyon kararında belirtilen Kurum Genel Müdürlüğünün 2017/8 sayılı Sigorta Primi Teşvik Destek ve İndirimlerde Yasaklama konulu genelgesi ile teşviklerin iade alınmasına karar verildiği, davacı tarafından bildirimleri ihmal nedeniyle yapamadıklarını ikrar ettiği, davacının iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğu, %10 tazminata hükmedilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla tanık beyanlarının tutarlı olmadığı, tutanakların tanıklar tarafından ihtirazi kayıt olmadan imzalandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu denetmenleri tarafından tutulan denetim raporu ve benzeri belgelerin aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek şirketin sigortasız işçi çalıştırmadığı, dinlenen tanık beyanlarının davacı şirketin iddiasını doğrular nitelikte olduğu, denetmenin eksik incelemesi, tavırlı, baskıcı ve yönlendirmeli tutumu ile eksik ve yanlış tutanak düzenlendiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ek prim tahakkuku ve teşvik iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15094, K. 2025/14748, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama