KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15721 E., 2025/11569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1170 E., 2024/1908 K.
- İlk derece mahkemesi
- ..... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/183 E., 2022/20 K.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Van ilinin ... ilçesinde bulunan ... Köyü ... Mezrasında geçici köy korucusu sıfatıyla 15.10.1986-12.03.2013 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı ... mevzuatı gereğince hizmet akdine tabi çalışmalarının tespitini talep etmiş ise de az yukarıda açıklandığı üzere geçici köy korucularının çalışmalarında hizmet akdinin unsurlarının olmaması ve kanun koyucunun açık olarak 506 ve 5510 sayılı Kanunlar kapsamında saymaması nedeniyle hizmet akdine tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi mümkün değildir, her ne kadar (Ek:17/4/2017-KHK-690/48 md.;
aynen kabul: 1/2/2018-7077/44 md.) 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 15. maddenin 1. fıkrası ile “442 sayılı Kanun'un 74. maddesinin ikinci fıkrası gereğince güvenlik korucusu olarak görevlendirilenler, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve haklarında uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenleme getirilmiş ise de aynı maddenin 6. fıkrasında.
“Bu maddenin yürürlük tarihinden önce görevi sona erenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun kapsamında emekli, yaşlılık veya malûllük aylığı ya da 442 sayılı Kanun'un mülga Ek 16. maddesi veya 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmış olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki açık düzenleme karşısında, söz konusu kanun değişikliğinin, davacı için uygulanma kabiliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesi, 442 sayılı Köy Kanunu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15721, K. 2025/11569, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama