KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15822 E., 2025/9596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2063 E., 2024/273 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ceyhan 1. İş Mahkemesi
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirket nezdinde beden işçisi olarak çalışmakta iken 05.07.2014, beyaz eşya dükkanı olan işyerinde dış tabela ve cam temizliği yaptığı esnada, görevi olmadığı halde ve hiçbir koruyucu malzeme verilmeksizin ve nezaretçi de bulundurulmaksızın, işverenin talimatı ile açılıp kapanan iki bacaklı merdivene çıkarak temizlik yaparken iş kazası geçirdiğini, söz konusu iş kazasının meydana gelmesinde, mevzuata ve iş güvenliği kurallarına aykırı davranan işverenin %100 kusurlu olduğunu;
müvekkilin ücretinin aylık brüt 1.500.00 TL olduğunu, ayrıca işverenin süreklilik arz eder biçimde öğlen yemeği verdiğini, maddi tazminatın yemek ücreti de dahil edilecek şekilde giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin ve manevi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10,00 TL maddi tazminata ilişkin belirsiz alacağın tespitiyle, iş kazası tarihi olan 05.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 15.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 580.563,94 TL olarak artırmış, ayrıca başvurma harcını yatırmak suretiyle 30.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kaza tarihinin 05.07.2014 olduğu, dava tarihinin ise 22.11.2019 olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının bir kastını olmadığını, iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin olmadığını, davacının dikkatsizliği sonucu kazanın meydana geldiğini, davalının kusurunun davacının tedavi sonrası tamamen iyileştiğini, davacıdan dolayı Ceyhan 1. Asliye Hukuk 2019/1007 sayılı dosyası ile SGK tarafından rücuen tazminat davası açıldığını, o dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiği savunmasında bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...20.01.2023 tarihli üçlü heyet raporuna göre; davalı işveren %50 ve davacı işçi %50 oranında kusurlu bulunmuştur.
Ayrıca davacının geçirdiği iş kazasına ilişkin olarak SGK tarafından davalı işverene karşı açılan mahkememizin 2020/149 Esas sayılı rücuen tazminat dosyasında aldırılan 29.01.2020 tarihli kusur raporunda da davalı işveren %50, sigortalı işçi %50 oranında kusurlu bulunmuştur....aktüerya bilirkişisinden 12.02.2024 tarihli hesap raporu aldırılmış, söz konusu raporda davacı işçinin, 05.07.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda malul kalması sebebiyle, davalının % 50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek talep edebileceği miktar hesaplanmış,
anılan hesap raporu doğrultusunda davacının ıslah talebi de dikkate alınarak davacı lehine maddi tazminata hükmedilmiştir....Davacının 05.07.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle duyduğu üzüntü, acı ve elem, hak nesafet kuralları, sosyal-mali durumları, tarafların kusur oranları, sürekli iş göremezlik derecesi, ülkemizin içinde bulunduğu enflasyonist ortam ve paranın satın alma gücü göz önünde bulundurularak (Yargıtay'ın manevi tazminata ilişkin kararları da dikkate alınarak) davacı lehine manevi tazminata hükmedilmiştir..." gerekçesiyle,
Maddi tazminat talebinin kabulü ile 580.563,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kusura, hesap raporunda maddi tazminat tutarının eksik hesaplandığını belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, kusur raporunun hatalı olduğunu, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, hesap raporunda PMF 1931 yaşam tablosu yerine TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15822, K. 2025/9596, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama