KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15833 E., 2025/7573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2238 E., 2024/2368 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 50. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/361 E., 2024/246 K.
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, daha önce kesinleşen karar nazarında, ödenen tutarın enflasyon karşısında uğradığı değer kaybı nedeniyle şimdilik 1000, 00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut bir zarar olması gerektiği, davacının ispatlamak zorunda olduğu hususun enflasyon ve yüksek faizler değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusu olduğu ve davacının ileri sürdüğü istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararının yerinde olduğu
gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olduğunu, enflasyon karşısında paranın değerinin düşmesi nedeniyle doğan zararın tazminini talep ettiklerini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, daha önce kesinleşen tazminat davasındaki alacağın enflasyon karşısında değerinin düştüğünün ve buna dayalı olarak doğduğu iddia edilen zararın tazminine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15833, K. 2025/7573, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama