KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15854 E., 2025/1998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/105 E., 2024/407 K.
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışında geçen çalışma sürelerini 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanarak emeklilik ve emekli aylığı bağlanması talebiyle 29.07.2019 tarihinde Kuruma başvurduğunu, müvekkilinin herhangi bir bildirim yapılmaması üzerine Kurumla irtibata geçtiğini kendisine normal posta ile eksik evrakların tamamlanması bildirimi yapıldığını fakat 3 aylık sürenin dolması sebebiyle dosyasının kapatıldığının şifahen öğrendiğini, Kurumun hatalı işlemi sebebiyle müvekkilinin hak kaybına uğradığını,
müvekkilinin Kanun'un öngördüğü tarihten önce başvuru yapmış olmasına karşın davalı Kurumun hatalı işlemleri sebebiyle yurt dışı borçlanmasını gerçekleştiremeyerek, 7186 sayılı Kanun öncesi durumdan faydalanamaz hale geldiğini belirterek müvekkilinin davalı Kuruma 29.07.2019 tarihi itibarıyla yaptığı başvurunun, 7186 sayılı Kanun öncesi koşullarla sonuçlandırılması ve bu tarihten itibaren emekliliğe ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2021 tarih, 2021/244 E., 2021/7 K. sayılı kararı ile davanın davacının 3201 sayılı Kanun kapsamındaki 29.07.2019 tarihli borçlanma başvurusu ile ilgili tesis edilen 28.05.2020 tarihli ve 37217909-200-E.6276614 sayılı işlemin hukuka aykırı olduğunun ve davacıya eksik belgeleri ibraz etmesi için davalı Kurum tarafından usulüne uygun şekilde tebligat yapılması gerektiğinin tespitine, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi talebi yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 tarih, 2021/2106 E., 2023/679 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 17.08.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava tarihi itibariyle borçlanma taleplerinin bulunmadığını, davanın reddi kararının, usul ve yasaya aykırı olduğunu, makul süre kriterinin kabul edilemeyeceğini, davanın kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 29.07.2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15854, K. 2025/1998, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama