KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15869 E., 2025/3213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, kısa çalışma ödeneği ile ilgili Kurum tarafından yersiz ödeme çıkartılmasına ilişkin Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, kısa çalışmanın durdurulması, geçmişe yönelik işlemlerin iptal edilerek mevzuat gereğince işverenin hatalı bilgi-belge vermesi nedeniyle 01.04.2020 - 31.08.2020 tarihlerinde oluşan kısa çalışma ödeneği bildirgeleri için toplam 1.586.747,05 -TL yersiz ödenen çalışma ödeneği ile işlemiş yasal faizi olan 47.407,53 -TL faiz alacağının davacı işverenlikten tahsilinin gerektiğini, borç bildirim yazısının da iptalini gerektirecek hiçbir sebep bulunmaması sebebiyle, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2. bendi uyarınca kaldırılmasına, davanın esası hakkında; davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Kurum işleminin yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere usul ve kanuna uygun olup, taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15869, K. 2025/3213, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama