KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15943 E., 2025/2510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2954 E., 2024/2916 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/226 E., 2024/197 K.
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... komisyoncusunun 1996/5. ay tevkifat listesinde “...” isimli kişinin davacı olduğunun tespitini talep etmektedir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının ziraat odası kaydına göre 01.04.2001 tarihinde sigortalılığının başlatıldığını, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği kişi ... ile isim ve alt bilgilerinin eşleşmediğini talebinin 19.04.2023 tarihli yazımız ile reddedildiğini, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında: "1-Davanın kabulü ile ... Komisyoncusunun 1996/Mayıs dönemine ait tevkifat listesinde yer alan ... Kökçe'nin davacı ... olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde: a.Davacının ziraat odası kaydına göre 01.04.2001 tarihinde sigortalılığının başlatıldığını, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği kişi ... ile isim ve alt bilgilerinin eşleşmediğini talebinin 19.04.2023 tarihli yazımız ile reddedildiğini, Mahkemenin soyut beyanlara dayanarak hüküm kurduğunu, tevkifat listesindeki durumdan Kurumun bir kusuru olmadığı için en azından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını savunmuş ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,.... komisyoncusunun 1996/5. ay tevkifat listesinde “...” isimli kişinin davacı olduğunun tespitine ilişkindir.
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15943, K. 2025/2510, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama