KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/16006 E., 2025/5410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/254 E., 2023/1252 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/574 E., 2021/444 K.
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 30.11.1999 tarihinden 30.03.2015 tarihine kadar davalı işverenlikteki sigortalı hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bekçi olarak çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini, köy karar defterinin istenmesi ve Jandarma ve Kaymakamlıktan davacı adına bekçi kimliği düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması gerektiğini, davacının çalışmasının sürekli mi kesintili mi olduğunun tebsiti gerektiğini, emsal içtihatlara göre de uzun süreli çalışmanın tanıkla ispat edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... köyünde hiçbir zaman bekçi olarak çalışmadığını, bu hususta köy tüzel kişiliği ile hiçbir anlaşma yapmadığını, köy halkından ileri gelenlerin isteği doğrultusunda köyün içme suyunu günde bir defa açma ve kapama, ayrıca sadece kış aylarında gerektiğinde köy halkının oturduğu odanın sobasını yakma karşılığında köyde konakladığını, bu işlerin dışında gündelikçi olarak köylünün şahsi işlerinde yevmiyeli olarak çalıştığını, bunun karşılığında köy maliklerinden yardım amaçlı hasat sonunda ve köylünün rızası dahilinde buğday aldığını, davacının iş akdine dayalı bir sözleşmesi olmadığını,
köy fertlerinden aldığı yardım karşılığında şahsi işler yaptığını, bazı köy maliklerinin tarlasında bazılarının inşaatında çalıştığını, Nüfus Müdürlüğünden edinilen bilgilere göre 02.07.2007 tarihinde ... köyü/...’de, 06.06.2008 tarihinden itibaren ...’de, 2015 tarihinde ... İlçesi ... Mahallesinde çalıştığını tespit ettiklerini, daha tespit edemedikleri yerlerde de çalıştığını, ... köyünün 2004 yılında Ankara Büyükşehir mücavir alanı içerisine girerek ...
Mahallesine dönüştüğünü, köy tüzel kişiliği sona erdiğinden iş akdi yapma yetkisi de olmadığını, sabah 06.00 – 24.00 arası çalışma iddiasını da kabul etmediklerini, köy halkına yardım için 5 dakikada köy halkına giden suyu açıp 1 saat sonra 5 dakikada da kapatma işinden başka bir iş yapmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
3.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ilişkindir.
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesi hükmünün davalı Kurumun elektronik tebliğ adresine usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
2.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
...
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün, vekil adı aynı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmesi gerekmektedir.
3.Belirtilen mevzuat çerçevesinde somut olay incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesi hükmünün davalı Kuruma usulüne uygun tebliğ edilmediği bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi hükmünün davacı Kurumun ilgili birimine yukarıda belirtilen şekilde usulüne uygun şekilde tebliği ile Kurum vekili tarafından istinaf dilekçesinin süresinde verilmesi durumunda, dosyanın esas yönünden istinaf incelemesinin yapılması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/16006, K. 2025/5410, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama