KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/16097 E., 2025/6160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2349 E., 2023/59 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ceylanpınar 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/291 E., 2019/18 K.
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... İşletmesinden ihale alınan 50 adet derin kuyu sondaj işini alan diğer davalı ... Madencilik Pet. İnş. Tar. Nak. San ve Tic. A.Ş nezdinde 23.10.2010- 20.03.2011 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkil çalışmalarının tamamının Kuruma bildirilmediğini beyanla davacının 23.10.2010-20.03.2011 tariihleri arasında kesintisiz geçen çalışma döneminde eksik bildirilen sigortasız çalışmalara ilişkin günlerin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı iddilarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkil işverenin anahtar teslimi olarak diğer davalı işverene ihale ile verilen işte kendi kamyonu ile sondaj çalışmalarına su taşıdığını, davacı ile müvekkil arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespiti davalarının kamu düzeni ile ilgili olduğunu, işverenin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını, davacının müvekkil Kuruma bildirilen çalışmaları dışında hizmetinin olmadığını, davacının iddialarının kayıtlarla tespit edilmesi gerektiğini, diğer davalının davayı kabul etmesinin tek başına hizmet tespiti için yeterli olmadığını, davada dinlenecek tanıkların iş yerinde çalışan güvenilir kimseler ya da komşu iş yerinden re'sen seçilmesini, hizmet tespit davalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
3-Davalı Mordem Şirketi tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı Abdullaziz Adsız'ın 23.10.2010 - 11.01.2011 tarihlerini kapsayan dönemde (2010/10 ayında 7 gün, 2010/11 tarihleri arasında 30 gün, 2010/12 ayında 30 gün, 2011/01 ayında 10 gün) 77 gün hizmetinin davalı Mordem Madencilik Pet. İnş. Tar. Nak. San ve Tic. A.Ş (1021536 no.lu iş yeri) geçtiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı Kurum vekilinin, Ceylanpınar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 08.02.2019 tarih ve 2011/291 E. - 2019/18 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasının hak düşürücü süreye uğradığını, dinlenen tanık ifadelerinin hüküm kurmaya yeterli olmadığını, eksik inceleme neticesi kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 23.10.2010-20.03.2011 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun yargı harçlarının düzenlendiği 1 sayılı tarifede konusu belli bir değerle ölçülemeyen davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde maktu ilam harcına hükmedileceği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/1. maddesine göre yargılama harç ve giderlerinde davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm kurulan tarafın sorumlu olduğu gözetilmeksizin, davalı Kurum harçtan muaf olduğundan aleyhine hüküm Kurulan diğer davalı ...yönünden harca hükmedilmemiş olması, diğer taraftan davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin aleyhine hüküm kurulan davalı ...ve davalı Kurum yönünden hataya dayalı olarak belirlenmesi hususları usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin silinerek yerine "Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 74, 25 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 29,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 18.40 TL Başvurma harcı ile 44,40 TL peşin harcın davalı Mordem Madencilik Petrol İnşaat Tarım Nakliye Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine" ibarelerinin yazılması,
(5) numaralı bendinin silinerek yerine "Davacı tarafça yapılan 2.006,40 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1.170,40 TL'nin davalılardan ...ile ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/16097, K. 2025/6160, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama