KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/16220 E., 2025/11576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1749 E., 2024/1899 K.
- İlk derece mahkemesi
- Rize İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/543 E., 2023/141 K.
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının çay işçisi olarak davalıya ait çay fabrikasında 01/05/1995 - 30/09/1995 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep edilen dönemde yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmediği veya çalıştığı Kurumca tespit edilmediği, hizmet tespitini istediği tarih ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin fazlasıyla geçtiği anlaşılmakla; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının SGK kayıtlarına göre 03.03.2009 tarihinde dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti.'de çalışmaya başladığı, 30.06.2006 tarihinde ayrıldığı, 09.11.2010 tarihinde Bafra Açık Ceza İnfaz Kurumunda başladığı işten 20.01.2011 tarihinde ayrıldığı, ilk defa işe giriş bildirgesinin davalı işverene 18.04.2012 tarihinde verildiği, ihtilaf konusu dönemin bildirim öncesi dönem olduğu, aradaki kesinti nazara alındığında hak düşücü sürenin geçmiş olduğu ve Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/16220, K. 2025/11576, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama