İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2261 K.2025/11158

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2024/2261Karar2025/11158Tarih2 Temmuz 2025Okuma5 dk · 1.076 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/2261 E., 2025/11158 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Temmuz 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1892 E., 2023/2287 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/140 E., 2021/381 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.076 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 08.09.1987- 20.08.2002 tarihleri arasında vakıf sigortalısı olarak çalıştığını ve 5223 gün prim ödediğini, 20.08.2002 tarihinden itibaren memur olarak atandığını, 15.09.2017 tarihinde başvuru üzerine Emekli Sandığı tarafından 15.09.2017 tarihi itibariyle aylık bağlandığını, müvekkilinin vakıf nezdindeki sigortalılık başlangıcı 08.09.1987 olup 20 yıl sigortalılık süresi ve 44 yaşını ikmal etmesi sebebiyle 5225 prim gün sayısı ile vakıftan aylık almasının mümkün olduğunu,

müvekkilinin 5223 gün olan prim gün sayısını tamamlamak için doğum sonrası ücretsiz izinli olduğu 26.12.1990- 26.01.1991 tarihleri arasındaki sürenin 5 gününü borçlanmak üzere başvuruda bulunduğunu ancak vakıf tarafından reddedildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 41/a maddesine göre ücretsiz doğum yada analık izin sürelerinin borçlanılabileceğini, davalının vakıf senedinde buna aykırı bir düzenleme olmadığını belirterek, 26.12.1990- 26.02.1991 tarihleri arasındaki ücretsiz izin sürelerinin 5 günlük kısmının asgari ücret üzerinden borçlandırılması gerektiğinin tespitine ve aksi yöndeki vakıf işleminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hizmet birleştirmesi yapılmak suretiyle emekli olan davacının, hizmet birleştirmesi talebinden vazgeçerek yaptığı borçlanma talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, emsal kararların dikkate alınması gerektiğini, engel bir durumun bulunmadığını, borçlanma yapabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı alan davacının, 5 günlük ücretiz izin süresini davalı Vakıf statüsünde borçlanıp borçlanamayacağına ilişkindir.

1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 18.09.1987-20.08.2002 tarihleri arasında (5223 gün) davalı Vakfı sigortalısı olan davacının, 21.08.2002-17.08.2017 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmasının bulunduğu, 17.08.2017 tarihli dilekçe ile emekliye ayrılmak istediğini beyan etmesi üzerine 15.09.2017 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlandığı, 04.06.2013 tarihinde Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı'na müracaat ederek vakıfta çalışmakta iken doğum nedeniyle kullanmış olduğu ücretsiz izinlerini borçlanmak isteğinde bulunduğu,

iç yazışmalar yapıldığı ancak herhangi bir işlem yapılmadığı, emekli aylığı bağlandıktan sonra davacı vekilinin vakfa başvurarak davacının 26.12.1990- 26.02.1991 tarihleri arasında geçen ücretsiz izin sürelerinden 5 günlük süreyi borçlanma talebinde bulunduğu, hizmet borçlanmasının sigortalı çalışanlara tanınan bir hak olup yaşlılık aylığı alan kimselerin borçlanma yapamayacaklarından bahisle talebin reddedildiği anlaşılmıştır.

2.Davalı Vakıf, mülga 506 sayılı Kanun'un halen yürürlükte bulunan geçici 20. maddesi hükmü kapsamında ve Türk Medeni Kanun hükümlerine göre kurulmuş zorunlu sosyal yardım sandığıdır.

5510 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 17.4.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 64. maddesiyle değişik son fıkrasında 506 sayılı Kanunu'nun Geçici 20. maddesinin 5510 sayılı Kanuna 5754 sayılı Kanunla ekli Geçici 20. maddesinde belirtilen devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra yürürlükten kalkacağı hüküm altına alınmıştır.

506 sayılı Kanun'un ek 36. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 20. maddesine göre, devir için Cumhurbaşkanı yetkili kılınmış ise de halen devir işlemine ilişkin bir karar oluşturulmamıştır. 506 sayılı Kanun'un Geçici madde 20/2 hükmünde ise sandıkların personelinin 506 sayılı Kanun uygulamasında sigortalı sayılmayacakları düzenlenmiştir.

3. 506 sayılı Kanun’un Geçici madde 20/1-b hükmüne göre, sandığa tabi personelin, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm, eşlerinin analık, eş ve çocuklarının hastalık hallerinde, en az bu kanunda (506 sayılı Kanun) belirtilen yardımlar sağlanacaktır.

4. 5510 sayılı Kanun Geçici madde 20/4 hükmünde, “Devir işlemi tamamlanıncaya kadar, sandık iştirakçileri, sandıktan aylık ve gelir alanlar ile bunların hak sahiplerinin sağlık ve sosyal sigorta yardımlarının sağlanması ile primlerinin tahsil edilmesine, ilgili sandık mevzuat hükümlerine göre sandıklarca ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca devam edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

5. 5510 sayılı Kanunun Diğer Kanunlardaki Atıflar Başlıklı 104. maddesinde “Bu Kanunla yürürlükten kaldırılmayan hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı, 2.9.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'lara yapılan atıflar ile ilgili mevzuatında emeklilik, malûllük, vazife malûllük ve sosyal sigorta haklarına, yardımlarına ve yükümlülüklerine, iştirakçiliğe ve sigortalılığa, dul, yetim ve hak sahipliği şartlarına, emekli ikramiyesine, ek ödemelere, sağlık hizmetleri veya tedavi bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılan atıflar bu Kanun'un ilgili maddelerine yapılmış sayılır” hükmüne yer verilmiştir.

6.Yine 5510 sayılı Kanun'un 41/1-a maddesine göre, Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum yada analık izni süreleri ile 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, üç defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla talepte bulunulan süreleri borçlanabileceği belirtilmiştir.

7.Diğer taraftan,Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun'un amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının, yada, hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.03.2012 tarih ve 2011/813 E-2012/124 K sayılı ilamı da bu yöndedir.

8.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacının borçlanma yapmak istemli işbu talebinde, yaşlılık aylığı statüsünün değişmesi söz konusu olacağından, hukuki yarar bulunduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi yerinde görülmekle birlikte, davacının tahsis talebinde, aylık bağlanacak kurum yönünden herhangi bir talebinin de bulunmadığı gözetilerek, bu talep tarihinde vakıf hizmetlerinin tek başına yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli olmadığı,

borçlanma yapılması durumunda sadece vakıf hizmetleri üzerinden yaşlılık aylığının bağlanabileceği ile henüz emekli aylığı almadığı 2013 yılında borçlanma talebinin bulunması ve ilgili dönemde sigortalı olunması karşısında, gerek bu süreleri borçlanabileceğinin sabit olduğu ve gerekse de 2829 sayılı Kanun kapsamında tercihte bulunduğundan sözedilemeyeceği belirgindir.

6.O halde talebin kabulü yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2261, K. 2025/11158, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2261
Karar No
2025/11158
Tarih
2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2264 K.2025/5791
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2269 K.2025/5159
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2271 K.2025/10866
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2286 K.2025/5160
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2288 K.2025/11335
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2289 K.2025/11582

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.