KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/2891 E., 2024/13638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3312 Esas, 2023/3669 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/433 Esas, 2023/156 Karar
Karar Metni
2.164 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz, davacılar vekilince katılma yoluyla temyiz edilmek ve de davacılar vekili ve davalı ... En. Dağ. ve Per. Sat. Hiz.
A.Ş. vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.12.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hiz.
A.Ş. adına Av.... ile duruşmalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ve davalı ...Ş. adına Av. ... geldiler. ... vekili Av. ... yetki belgesini duruşma sonrası dosyaya ibraz edeceğini beyan etti. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; davacılar murisinin iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek davacı eş için 1.228.553,44 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 70.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 172.718,48 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 267.265,47 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi, davacı anne için 186.606,65 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi, davacı baba için 132.768,87 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi, davacı kardeş için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelişinde ... sigortalının %25, alt işveren davalı ... şirketinin %45, asıl işveren davalı ...'ın %20, ... şirketinin dava dışı işçileri ...'in %5, ...'in %3, ...’ın %2 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne , eş lehine 60.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL, anne ve baba lehine 20.000,00’er TL, kardeş lehine 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, maddi zarar hesabının ücret ve bakiye ömür açısından hatalı olduğunu, dairece kararın bozulması durumunda bilinen dönem ücret değişikliklerinden yararlandırılmaları gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, toplam tazminatlar üzerinden tek bir vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olup somut olayda müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, raporda diğer davalı işveren yönünden yapılan tespit ve değerlendirmelerin de hatalı olduğunu, muris ve diğer gerçek kişilerin birlikte kusurlarının illiyet bağını kestiğini, somut olayda da diğer davalı işveren tarafından öncelikle risk değerlendirmesi yapılarak,
iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarınca eksiklerin tespit edildiğini, yapılması gerekenlerin belirlenmiş ve yapılan belirlemelere göre özellikle tehlikeli işleri gören arıza ve bakım biriminde en az üç ya da dört kişilik ekipler kurulduğunu, bu ekiplerin her birinde bir personelin iş güvenliği sorumlusu olarak belirlendiğini, bu personelin görev tanımının doğrudan iş güvenliği olduğunu ve yapılan işin iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına uygun olup olmadığını denetlediğini, bununla birlikte zaman zaman işçilerin haberi olmaksızın yapılan denetimlerle işçiler bu talimatlarına riayet etmeye mecbur bırakıldıklarını,
kazadan önceki bir yıl içinde tam on iki kez denetim yapıldığını, eldeki dosyada alınan kusur raporları ile Kurum inceleme raporu ve ceza dosyası kusur raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ücretin hatalı tespit edildiğini, kararın dayanağı olan raporda bilirkişinin davacılardan müteveffanın anne ve babasının karine olarak destekten yoksun kalma tazminatı alacaklısı olduğu belirtmişse de bu tespitin hatalı olduğunu, bu davacıların sosyal ve ekonomik durum ve malvarlığı araştırmalarının yapılması talep edilmişse de bu talepleri dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu,
hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, salt kazaya karışan işçilerin beyanlarından kazazede ve diğer işçilerin yapması gerekenleri çok iyi bildiklerinin ancak kendi ihmalleri nedeniyle uygulamadıklarının açıkça anlaşıldığını, müvekkili şirkette öncelikle risk değerlendirmesi yapılarak,
iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarınca eksiklerin tespit edildiğini, yapılması gerekenlerin belirlendiğini ve yapılan belirlemelere göre özellikle tehlikeli işleri gören arıza ve bakım biriminde en az üç ya da dört kişilik ekipler kurulduğunu, bu ekiplerin her birinde bir personelin iş güvenliği sorumlusu olarak belirlendiğini, bu bakımdan müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, bilirkişiler tarafından müvekkiline atfedilen kusur nedenlerinin dosya kapsamı ile bağdaşmadığını, eldeki dosyada alınan kusur raporları ile Kurum inceleme raporu ve ceza dosyası kusur raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini,
ilk derece mahkemesi kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda ücret miktarının hatalı belirlendiğini, bu nedenle tüm hesaplamaların hatalı yapıldığını, müteveffanın hiçbir zaman asgari ücretin 1,74 katı tutarında bir ücret almadığını, bu ücret miktarının fahiş olduğunu, davacılar anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın karar verildiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
VI. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davalı ...Ş.'nin dosya kapsamında yer alan 31.12.2016 tarihli sözleşme ile ... elektrik dağıtım tesislerinde yerüstü-yeraltı arıza giderim ve bakım işlemlerini diğer davalı ...
Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’ne verdiği, ceza dava dosyasında davalı ... şirketinin iki elektrik teknisyeni ile bir koordinatör yardımcısının yargılandıkları, sanıklar cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın Bölge Adliye Mahkemesinde kesinleştiği, ceza dava dosyasında kesinleşen maddi olguya göre davalı ... şirketinin elektrik teknisyeni olan işçileri ..., ... ve ... sigortalı ... ile koordinatör yardımcısı ...'in olay günü ... Belediyesi ...
Mahallesindeki trafo arızasının giderildiğine dair ölçüm ve fotoğraflama işlemi yapmak için olay yerine geldikleri, koordinatör yardımcısı ...’nın olaydan bir gün önce arızalı olduğu düşünülen, elektrik direğindeki bir ucu açık parafodurun bağlanması yönünde elektrik teknisyeni ...'a talimat verdiği,
... sigortalı ...’in de ... ile birlikte sepetli araç marifetiyle trafo direğine çıktığı, diğer elektrik teknisyeni...’in ise elektriği kesmek için ana elektrik dağıtım binasına gittiği, İsmet’in ...’a telefon ederek "elektriği kestiğini" bildirmesi üzerine ... sigortalının işverenlikçe kendisine verilen iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin ekipman ve malzemeleri almaksızın çıplak elle parafodur bağlama işine başladığı esnada elektrik akımına kapılarak vefat ettiği, ... sigortalının davalı ... şirketi sigortalısı olarak açıklanan işte elektrik dağıtım şebekesi bakım teknisyeni sıfatıyla çalıştığı,
müteveffanın endüstri meslek lisesi elektrik bölümü mezunu olup aynı zamanda elektrik kuvvetli akım tesislerinde yüksek gerilim altında çalışma izin belgesi sahibi olduğu, kendisine yapmış olduğu işle ilgili iş sağlığı ve güvenliği bakımından gerekli eğitimlerin verildiği, alçak gerilim izole eldiven, yüksek gerilim izole eldiven, izole ayakkabı, baret, temassız alçak gerilim dedektörü, yüksek gerilim neon lambalı ıstanka, hat topraklama aparatı, bara topraklama aparatı, manevra ıstankası vs. işi ile ilgili diğer kişisel koruyucu ekipmanların imzası mukabilinde müteveffaya teslim edildiği,
... gibi elektrik teknisyeni olup da ceza dava dosyasında yargılanıp cezalandırılmasına karar verilen ... ceza dava dosyasındaki savunmasında olay yerine gittiklerinde diğer elektrik teknisyeni ...'in kabine elektrik kesmeye gittiğini, kendisinin de ... ile birlikte sepete bindiklerini, çıkmadan önce kendisinin eldivenini aletlerini aldığını, çıkmadan önce...’i arayıp elektriği kesip kesmediğini teyit ettiğini, onun da kendisine elektriği kestiğini söylediğini, müteveffanın baretini aldığını, eldivenleri ve diğer aletlerinin yanında olmadığını, sepete binip korunaklı bölgeye yükseldikten sonra (sepeti) durdurduklarını,
direkten direğe değişse de trafoya 2-2.5 metre kalıncaya kadar güvenli bölgenin sağlandığını, müteveffadan ıstanka istediğini, ancak onun kendisine “yanıma almadım, ne gerek var.
İsmet elektriği kesti.” dediğini, hatta kendisinin de ona “... ne acele ediyoruz, bu iş böyle yapılmaz” dediğini, sepeti kaldırmadan henüz korunaklı bölgedeyken sağ tarafından bir patlama sesi duyduğunu, ne olduğunu anlamadan müteveffanın önünde yattığını gördüğünü, ...’in ne yaptığını görmedim, ne şekilde patlama olduğunu görmedim sadece sesini duydum.
Ancak benim tahminimce sepetin yan tarafında bulunan pencere olarak nitelendirdiğimiz yeri yükselti olarak kullanıp üzerine çıkıp, fotoğraflarda göstermiş olduğumuz trafodaki ucu dışarı çıkkın olan teli düzeltmeye çalıştığını düşünüyorum. Ancak sepet içerisinde topraklama cihazı ve diğer aletler yoktu. Nasıl düzeltmeye çalıştığını bilmiyorum.
Müteveffanın topraklama ve ıstanka cihazını almadığını sepete binip korunaklı bölgeye geldiklerinde fark ettiğini, bu sırada (ekip şefi, koordinatör yardımcısı) ...'in arabada telefonla görüştüğünü, ancak normalde ...’in koordinatör yardımcısı olduğu için iş akışını denetlemesi gerektiğini beyan ettiği yine aynı ceza dava dosyasında sanık olarak yargılanan ve cezalandırılmasına karar verilen elektrik teknisyeni ... ceza dava dosyasındaki savunmasında kendilerini gün içerisinde arıza olan yerlere ekip şefinin yönlendirdiğini, o tarihte ekip şefi ya da kordinatör yardımcısının ... olduğunu, arıza uyarısı gelince olay yerine gittiklerini,
olay yerine gittiklerinde sepete binip elektirik direğine çıkıp tamir işlemini gerçekleştirecek kişinin kim olduğunun belli olmadığını, genelde herkesin tamir için sepete binip elektrik direğine çıkabileceğini, olay günü ... ile birlikte ...'ın sepete bindiklerini, normalde sepete binerken ne aldığının alet olarak kontrol edilmesinin kordinator yardımcısı tarafından yapıldığını, ancak olay esnasında uzakta olduğu için kendisinin görmediğini, kendisinin bu esnada tepecik köşk denilen yerde diğer anlamı ile dağıtım merkezinde olduğunu, ... ile ...'ın sebepete bindiklerini, onlara "elektriği kestim" diye telefon ettiğini,
kendisinin elektriği kesmek için makinenin düğmesine bastığını ancak makinenin kolunu da indirmek gerektiğini, ancak ayrıcı kolun arızalı olduğunu, bu durumu şirketin bildiğini, ancak herhangi bir girişimde bulunmadıklarını, kendisinin de olay günü makinenin düğmesine bastığını, kol arızalı olduğu için indiremediğini, zaten kolu tedbir amaçlı indirdiklerini, düğmeye bastıktan sonra ... ve ...'a haber verdiğini, onların da sepete binerek elektirik direğine yükseldiklerini, onlarla kendisinin bulunduğu yer arasındaki mesafenin 200 metre olduğunu, onlar tarafından aranmayınca merak edip dışarı çıktığında müteveffanın yerde yatığını gördüğünü,
kendisi olay yerine gittiğinde topraklama cihazının dikilmediğini gördüğünü, daha sonra ...'un topraklama cihazını toprağa diktiğini, aslında bu cihazın şahısların sepete binmeden önce dikilmesi gerektiğini savunduğu, ekip şefi ... ceza dosyasındaki savunmasında olay esnasında araçta olduğunu, ...'un kendisine müteveffanın elektrik akımına kapıldığını söylemesi üzerine 112’yi aradığını, kendisinin olay esnasında panikle diğer işçi ...’a topraklama cihazını zemine dikmesini söylediğini, ancak pişman olduğunu, bir anlık panikle ve korku ile bunu yaptığını,
trafodaki parafodurun ucunu fotoğrafta gösterildiği şekilde sağa doğru olduğunu gördüğünü, ucun dik bir şekilde düzeltilmesi için ... ve...'e talimat verdiğini, o gün koordinatör yardımcısı olarak görev yapmakta olduğunu, İsmet'in elektriği kesmesi gerektiğini, her ne kadar... elektriği kestiğini söylese de elektriği sadece kesiciden kesmiş olduğunu ancak diğer iki ayırıcıdan kesmediğini, bunlardan birinin hat ayırıcısı diğerinin bara ayırıcısı olduğunu, ancak...'in olaydan sonra kendilerine bu iki hattın bozuk olduğunu ve kesemediğini söylediğini savunduğu,
anılan ceza dava dosyasında ilk derece ceza mahkemesince müteveffanın ve tüm sanıkları asli kusurlu oldukları kabul edilerek tüm sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, Kurum tarafından yapılan tahkikat sonucu düzenlenen inceleme raporunda olayın bir iş kazası olduğu, iş kazasının meydana gelişinde işveren ...
Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.'nin %45, ... sigortalı ...'in 50, işverenin diğer işçisi...'in ise %5 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince iki farklı heyetten kusur raporları alındığı, aynı yöndeki bu raporlara itibar edildiği, anılan raporlarda ... sigortalının %25, alt işveren davalı ... şirketinin %45, asıl işveren davalı ...'ın %20, ... şirketinin dava dışı işçileri ...'in %5, ...'in %3, ...’ın %2 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği,
bu iş kazası nedeniyle Kurum tarafından yapılan ödemelerin tahsili için açılan rücu dava dosyasının (Isparta 1. İş Mahkemesi 2022/658 Esas, 2023/480 Karar) davalılarının ... şirketi ile gerçek kişi ... olduğu, anılan rücu dava dosyasında mahkemesince müteveffanın %20, davalı ...şirketinin %40, ... 'in %20, koordinatör yardımcısı işçi ...'in %10, elektrik teknisyeni işçi ...’ın %10 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle sonuca gidildiği, rücu dava dosyasının Bölge Adlie Mahkemesi aşamasında kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Bunun yanında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olanların kendi aralarındaki kusur dağılımı, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlu veya borçlulara karşı yönelteceği rücu alacağının miktarını da etkilemektedir.
Bu açıklamalara ve özellikle dava dışı gerçek kişilerin kazanın meydana gelişindeki ihmalleri, işverenin kurduğu iş organizasyonu kurması, usulüne uygun bir ekip oluşturması, eğitim vermiş olması, kişisel koruyucu donanımların temin ve teslim edilmiş olması hep birlikte dikkate alındığında hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporlarında dava dışı gerçek kişiler yönünden takdir olunan kusur oranlarının az olduğu açıktır.
Mahkemece yapılacak iş; tamamı iş kazasının meydana geldiği iş kolunda yetkin iş güvenliği uzmanlarından oluşan farklı bir bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda yeni bir kusur raporu almak, sorumluların kusur durumlarını olayın oluşuna uygun, tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit etmek, usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Davacılar Avukat yararına takdir edilen 28.000,00TL. duruşma Avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, davalılar Avukatları yararına takdir edilen 28.000,00TL. duruşma Avukatlık parasının davacılara yükletilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2891, K. 2024/13638, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama