İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2995 K.2025/105

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge…

Esas2024/2995Karar2025/105Tarih7 Ocak 2025Okuma9 dk · 1.865 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/2995 E., 2025/105 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ocak 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1950 E., 2023/191 K.
İlk derece mahkemesi
Hatay İş Mahkemesi
Sayısı
2016/709 E., 2022/420 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.865 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı...-Prese İşletmeleri ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 25.01.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

1.Davalı... Pres. İşl. Mısır Kurutma Tar. Ürn. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davaya konu kazanın kendi dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini, her ne kadar müvekkili şirket asıl işveren konumunda olsa da yapılan işin tüm asli sorumluluk ve yükümlülüklerinin diğer şirkete ait olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... İnş. Taah. Eml. Taş. Tar. San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın oluşumunda müvekkili şirkete atfedilebilecek hiçbir kusur veya ihmalin bulunmadığını, kaza sonrası davacı işçiye maddi ve manevi gerekli tüm yardımların yapıldığını, gerekli tüm önlemler alınmasına rağmen söz konusu kazanın davacının kendi dikkatsizliği yüzünden meydana geldiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 733.275,18 TL maddi tazminatın, 40.000,00 TL manevi tazminatın, 25.01.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ... İnş. Taah. Eml. Taş. Tar. San. Tic. Ltd.

Şti. vekili dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetleri tarafından yapılan tespitleri kabul etmediklerini, davalı şirketin kusur oranının neye göre ve hangi kıstaslar dikkate alınarak belirlendiğinin tam olarak açıklanmadığını, bilirkişi heyetleri tarafından hazırlanan raporların ve belirlenen kusur oranlarının Yargıtay denetimine elverişli olmadığını, birbiriyle çelişkili olan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirketin, çalışanlarına İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda her türlü eğitimi verdiğini,

işçilerin ihtiyaç duyacakları ve kullanmaları gereken malzemeler noktasında da her türlü uyarı ve yönlendirmelerin yapıldığını, ayrıca davacının işe girer girmez, henüz davalı işverenden talimat almamışken, işe başlar başlamaz iş kazası yaşamasının tamamen davacının ihmalkâr hareketlerinden kaynaklandığını, dava konusu olayın yaşanmasında tek kusurlunun davacı olduğunu, davalı şirketin kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, ancak, dava konusu kaza davalı şirketin kusurundan kaynaklansa dahi belirlenen kusur oranının çok yüksek olduğunu, asıl ihmali bulunanın davacı olduğunu, her normal insan gibi,

fenni usul ve esaslara uyulması gerektiğini bilmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyen asıl kusurlu davacıya daha düşük kusur oranı, davalı şirkete ise daha yüksek kusur oranı tayin edilmiş olmasının usul ve yasaya, Anayasa’ya ve toplum vicdanına aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun davacı ...’nun çalışma gücünün en az %66’ını kaybetmiş olduğu yönündeki tespitleri kesinlikle kabul etmediklerini, davacının başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığını ve kendi ihtiyaçların görebildiğini, ayrıca, davacının, şu anda başka işte de çalıştığını, bu nedenle de,

davacının meslekte gerçek kazanma gücünün tespit edilebilmesi bakımından dosyanın yeniden davacı asil ile birlikte mevcutlu olarak Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilmesi gerektiği yönünde itirazda bulunduklarını, ancak bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, dosyada mevcut 01.03.2022 tarihli aktüerya hesap raporunun hatalı olarak tanzim edildiğini, hesaplama metodunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya bağlanan peşin sermaye değeri ile diğer ödemelerin tazminat hesabında dikkate alınmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu, nitekim,

Yargıtayın Yerleşik İçtihatlarına göre manevi tazminat miktarının bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine, diğer tarafın da fakirleşmesine sebep olmayacak miktarda olması gerektiğini, davacı tarafın tüm talepleri yönünden dava tarihi / ıslah tarihi baz alınarak faiz işletilmesi gerekirken, kaza tarihine göre hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı... Pres. İşl. Mısır Kurutma Tar. Ürn. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle.

Mahkemenin hüküm tesis ederken davacı tarafın söz konusu kazada %20 kusurlu olduğunu baz alarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, 14.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı müvekkilin %20, davacının ise %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilirken, 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalı müvekkilin %40, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yargılama aşamasında söz konusu raporlara yasal sürelerinde itiraz ettiklerini, ancak Mahkemece her iki rapor arasında bariz çelişkiler olmasına rağmen, çelişkinin giderilmeyerek,

davacı lehine tanzim edilen raporun baz alındığını, Yargıtayın Yerleşik İçtihatlarının "aynı olayla ilgili çelişkili raporların bulunması durumunda söz konusu çelişki giderilmeden sonuca varılmasının hatalı olacağı" yönünde olduğunu, dosyada mevcut 01.03.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda; davacı tarafın çelişki içeren her iki kusur raporu dikkate alınarak,

yani davacının %30 kusurlu olması halinde veya davacının %20 kusurlu olması halinde hak edişlerinin hesaplandığını, yani Mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ayrıca davalı müvekkilin yapılacak işin gereği üzerine düşen tüm güvenlik ve sağlık tedbirlerini aldığını, davalı müvekkil tarafından bot, baret, kemer, yelek vb. tüm teçhizatların sağlandığının tanık beyanlarından da anlaşıldığını, davacının zarar görmesinde kendisinin kusurlu olduğunu, kazanın, davacının üzerine çıktığı merdivenin kayması neticesinde yaralanması suretiyle olduğunu, dosyadaki mübrez tüm bilgi ve belgelerin, davalı müvekkillerin,

merdivenin sabitlenmesi için gerekli tüm ekipmanları sağlayarak davacıya verdiğini ve davacıya da bunu sabitlemesini tembih ettiklerini gösterir nitelikte olduğunu, Mahkeme tarafından, davacı tarafa hükmedilen 40.000 TL manevi tazminat bedelinin fahiş miktarda yüksek olduğunu, Yargıtayın Yerleşik İçtihatlarına göre; manevi tazminat miktarının, bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine,

diğer tarafın da fakirleşmesine sebep olmayacak miktarda olması gerektiğini, davalı müvekkilin kaza sonrası, davacı taraf ile ilgilendiğini, sağlık ve tedavilerini bizzat yerine getirdiğini, söz konusu davada, davacının taleplerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kısmi dava şeklinde ikame ettiğini, Mahkemenin ise kabul etmemekle birlikte, davacının talep ettiği bedellere olay tarihinden itibaren faiz başlattığını, Mahkemenin bu şekilde hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira davacının, davasını belirsiz alacak şeklinde açmadığını, hal böyle iken Mahkemenin,

dava değeri olan 10.000 TL'nin faiz başlangıç tarihini dava tarihi, kalan 633.275,18 TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan 07.04.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmetmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle de Mahkemece verilen hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı...-Prese İşletmeleri ... Ltd. Şti. unvanlı işverene ait işyerinde inşaat yapım işi üstlenen diğer davalı ... İnşaat ... Ltd.

Şti. unvanlı işverene ait işyeri nezdinde yüklenilen işin yerine getirilmesi sırasında davacının yüksekten düşmesi sonucunda iş göremezliğe uğradığının anlaşıldığı, dosya kapsamında yer alan SGK İnceleme Raporunda; kazanın gerçekleşmesinde davalı işverenlerin ayrı ayrı %40 oranında, davacının da %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece aldırılan 14.09.2020 tarihli kusura ilişkin bilirkişi kurulu raporunda, davalı...-Prese İşletmeleri ...

Şti. unvanlı işverenin %20 oranında, davalı ... İnşaat ... Şti. unvanlı işverenin %50 oranında, davacı sigortalının ise %30 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, Mahkemece farklı bir bilirkişi kurulundan aldırılan 02.12.2020 tarihli kusura ilişkin bilirkişi kurulu raporunda, davalı...-Prese İşletmeleri ... Şti. unvanlı işverenin %40 oranında, davalı ... İnşaat ...

Şti. unvanlı işverenin %40 oranında, davacı sigortalının ise %20 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, Mahkemece davalı...-Prese İşletmeleri ... Şti. unvanlı işverenin %40 oranında, davalı ... İnşaat ...

Şti. unvanlı işverenin %40 oranında, davacı sigortalının ise %20 oranında kusurlu olduklarının, belirlenen kusur aidiyet ve oranlarının olayın oluşumu ve dosya kapsamına uygun olduğunun değerlendirildiği, belirlenen bu kusur oranlarının hesap bilirkişisi raporunda hesaplamaya esas alındığı belirtilerek aldırılan hesap raporu uyarınca dosya hakkında karar verildiği, hükme esas alınan kusur raporunun, önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek düzenlendiği, kusur aidiyet ve dağılımın dosya kapsamına göre olayın oluş şekline uygun olduğu, raporun kaza tarihi itibarı ile uygulanması gerekli Yasa hükümleri irdelenerek düzenlendiği,

raporların gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği, davalı işverenlerin iş güvenliği ve emniyetli çalışma ortamını oluşturmaması ve gerekli eğitimleri vermemesi nedeniyle iş kazasının meydana gelmesinden sorumlu olduğundan Mahkemece kusur oran ve dağılımlarına ilişkin benimsenen tespitlerin yerinde olduğu, Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda “TRH 2010” tablosunun esas alınması,

iş bu raporda geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin olarak kurum tarafından yapılan ödemelerin ve bağlanan gelirlerin rücuya tabi kısmının hesaplama gözetilmiş olmasına göre aksi yönündeki davalı işverenlerin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı,

öte yandan, davalı vekilleri tarafından her ne kadar hükme dayanak alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda kullanılan ücret unsuruna dair katsayının yerinde olmadığına yönelik istinaf itirazı ileri sürülmüş ise de, raporun tebliğinin ardından ücret unsuruna dair itiraz ileri sürülmediğinden raporun bu yönüyle davacı açısından usulü kazanılmış hak oluşturduğu anlaşıldığından belirtilen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı,

dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde talep edilen alacaklara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin açıkça talep edilmiş olması karşısında Mahkeme tarafından, hüküm sırasında hükmedilen tazminata işletilen faizin olay tarihinden itibaren başlatılmış olması usul ve yasaya uygun olup aksi yönü amaçlayan istinaf itirazlarının da reddi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı...-Prese İşletmeleri ... Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı...-Prese İşletmeleri ... Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme

1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMK nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı...-Prese İşletmeleri...Şti. vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı...-Prese İşletmeleri ...Şti. vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı...-Prese İşletmeleri ...Şti. vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2995, K. 2025/105, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2995
Karar No
2025/105
Tarih
7 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2998 K.2025/249
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3001 K.2025/8
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3001 K.2025/74
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3005 K.2025/132
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3008 K.2025/620
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/3008 K.2025/652

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.