KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/3171 E., 2024/13954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/91 E., 2022/131 K.
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın davalı şirkette çalışması nedeniyle 03.09.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini, olayla ilgili İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığınca 2011/1860 nolu soruşturma dosyası açıldığını, kurumlarınca vefat eden sigortalı ...'ın hak sahiplerine 100.898,59 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, ayrıca hak sahiplerine 328,00 TL cenaze ödeniği de ödendiğini, 5510 sayılı Kanun'un 21 md. 76/4 md. BK 50-51 maddeleri gereğince Kurumun uğramış olduğu zararın davalıdan tahsili gerektiği,
bu nedenlerle dava konusu miktarın yargılama neticesinde netleşeceğinden HMK 107 maddesi gereğince iş bu belirsiz alacak davasını açtıklarını, bu nedenlerle şimdilik 10.122,66 TL gelirin gelir bağlama kararının onay tarihi olan 26.03.2012 tarihinden, 328,00 TL cenaze ödeneğinin ise ödeme emrinin alındığı gün olan 15.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortalı ...'ın kaza geçirdiği aracın hem zorunlu mali mesuliyet sigortası hem de kasko ile kazalara karşı sigortalandığını, bu nedenle davanın ... Siorta A.Ş.'ye ve ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, kazaya karışan aracın da müvekkiline de ait olmadığını, sigortalı ...'ın da olayla ilgili ihmal ve kusurunun bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ihbarına, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece özetle; “ Davanın kısmen kabulüne,” dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece özetle; “...bilhassa somut olaydaki baskın kusurun sigortalıda olduğu da göz önünde bulundurularak çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınmadan ve mevcut çelişkiler giderilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın kısmen kabulüne” dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı şirket vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi için kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi, 438. maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439. maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı Kurum vekili ile davalı şirket vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3171, K. 2024/13954, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama