İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3655 K.2024/9056

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/3655Karar2024/9056Tarih25 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.967 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/3655 E., 2024/9056 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Eylül 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/2822 E., 2023/3217 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
... 12. İş Mahkemesi
Sayısı
2016/361 E., 2021/138 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.967 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.05.2015 tarihleri ile 27.05.2016 tarihleri arasında davalı ...Ş. şirketinde tır şoförü sıfatı ile çalıştığını, müvekkilinin 16.02.2016 tarihinde işveren tarafından görevli olarak işyeri dışında Nemport Limanı'na gönderildiğini ve burada uğradığı haksız fiil nedeni ile bedensel ve zihinsel zarara uğradığını, bir müddet hafızasını kaybeden müvekkiline toplam 37 gün iş göremezlik raporu verildiğini, müvekkilinin toplam 37 günlük rapor karşılığında iş göremezlik ödeneğini aldığını, ancak eline çok az para geçince, nedenini sorduğunda SGK memurunun,

müvekkile işverenin çalışmalarını aylık 21 gün üzerinden gösterdiğini, bu çalışma sürelerine göre iş göremezlik ödeneğinin bu şekilde tahakkuk ettiğini açıkladığını, müvekkilinin bu şekilde çalışmalarının eksik bildirildiğine vakıf olduğunu, yine de işe ihtiyacı olduğundan dolalı 01.04.2016 tarihinde raporu bittiğinde iş yerine döndüğünü ve çalışmaya başladığını, işyerinde davacının heyet raporu alması için zorlandığını, 27.05.2016 tarihinde işe gittiğinde kendisine çıkışının yapıldığının bildirildiğini, ancak resmi çıkışının 18.05.2016 tarihinde yapıldığını öğrendiğini,

davacının 25.05.2015 tarihinden 27.05.2016 tarihine kadar geçen süre içinde davalı ...Ş.' de sigortalı olarak çalıştığının ve bu süre içerisinde 100 gün eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespiti ile eksik primlerin tamamlatılmasına, müvekkilinin görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi ve burada uğradığı haksız fiil nedeni ile uğradığı ruhsal ve fiziksel zarara sebep olayın niteliğinin iş kazası olarak tespiti ile iş kazasını kuruma bildirmeyen işverenin SGK'ya ihbarına dair karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili firmada 25.05.2015 tarihinde şoför olarak işe başladığını, 18.05.2016 tarihinde iş akdinin sonlandığını, davacının iş kazası olarak lanse etmeye çalıştığı 16.02.2016 tarihli olayın, iş kazası olmadığını, tamamen davacının kendi kusurlu eylem ve davranışları neticesi karıştığı bir kavga, adli bir vaka olduğunu, davacının, olay günü Nemport Limanında liman çalışanları ile tartıştığını ve küfür ettiği iddiası ile limandaki çalışanlar/şahıslar tarafından darp edildiğini, davacının çalışması ve çalışması karşılığı almış olduğu ücretlerin bordrolarda yansıtıldığı gibi olduğunu,

bordrolarda yer alan dışında daha yüksek bir ücret ya da daha fazla bir süre çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının kendi kusuru ve eylemi neticesi karışmış olduğu kavgada yaralanması sebebi ile almış olduğu 37 günlük rapor süresinin dolması üzerine ve yıllık ücretli izin hakkı olmadığından rapor alamadığı ve fakat rahatsız olduğu günler için ücretsiz izinli olarak gösterilmek zorunda kalındığını, doğal olarak ücretsiz izinli olduğu günlere ilişkin SGK priminin yatırılmadığını, müvekkili firmanın tüm iyi niyeti ile davacının 3 ay gibi bir süre sağlığına kavuşmasını beklediğini,

çalışmadığı ve ücretsiz izin kullandığı dönemlerde dahi kendisine toplam 2000,00 TL (iki bin) avans adı altında ödeme yaptığını, bu ödemenin 1250,00 TL'si banka kanalı ile kalanı elden verilmek sureti ile kendisine ödendiğini, ancak olay üzerinden 3 ay geçmesine karşın davacının iş için elverişli hale gelememesi ve tedavi sürecinin en az 2-3 ay daha devam edeceğinin bildirilmesi ve davacının kendi isteği ile işveren tarafından 18.05.2016 tarihinde iş akdinin sonlandırıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarında ... oğlu, ... 05.10.1978 doğumlu davacının ilk işe girişinin 02.10.1995 yılı olduğu ve ... sicil no ile 4-a kaydının olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği ... Lojistik A.Ş. unvanlı Nakliyecilik işi işyeri Kurumlarında 1282862.035 sicil no’da işlem gördüğünü, Evka 3 Mah. 119/30 Sok.-... adresinde kurulu olduğunu, anılan işyerinin 12.07.2006 tarihinde kanun kapsamına alındığını, halen faal olduğunu, bu tür hizmet tespit davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, kaza olayının Kuruma bildirilmesi ve araştırma sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne, ... TC kimlik nolu, ... sigorta sicil numaralı davacı ...’ın, Evka Mah.119/30 Sok. No7/A .../... adresinde bulunan ... sicil sayılı davalı ...Ş.’ye ait nakliye işi işyerinde; 25.05.2015 - 26.05.2016 tarihleri arasında (raporlu olduğu süreler hariç) hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 317 gün çalıştığı, 263 günlük çalışmasının SGK’na bildirildiği, 54 günlük çalışmasının SGK’ya bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının aksine, somut uyuşmazlıkta iş akdinin esaslı unsuru olan bağımlılık unsurunun koşullarının esasen gerçekleşmediğini, davacının işyerinde bulunmasına karşılık işverenin talimatlarına uygun olarak kendisine iş akdi ile verilmiş şoförlük görevini ifa etmeye elverişli bulunmadığının anlaşıldığını, davacının İlk Derece Mahkemesince sigortalılığı kabul edilen dönem içerisinde, işveren ile arasındaki iş akdine uygun olarak kendisine verilen görevi yerine getiremeyecek durumda olduğu esasen Mahkemenin de kabulünde iken çelişki yaratacak biçimde bağımlılık unsurunun taraflar arasında devam ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

2. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; davacının çalışmaları bakımından müvekkil Kurum kayıtları esas olup davacının iddialarının müvekkili Kurum kayıtlarına eşdeğer belgelerle kanıtlanması gerektiğinden davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayanarak kabul eden bilirkişi raporunun haksız olduğunu, davacının iddialarının ispatlanmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hatalı değerlendirmelerin hükme esas alındığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 12. İş Mahkemesinin 21.09.2021 tarih, 2016/361 Esas ve 2021/138 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçeleri ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 25.05.2015 - 26.05.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti ile 16.02.2016 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri.

2-Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

3-Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

4- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde:

“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi; “(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. (2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir. (4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”

Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır.

Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”.

Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince, hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur.

3. Değerlendirme Eldeki dava, davacının, davalı şirkete ait işyerinde 25.05.2015 - 26.05.2016 tarihleri arasında geçen çalışma sürelerinin tespiti ile 16.02.2016 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, dava dilekçesi ile 16.02.2016 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitinin talep edildiği, yargılama devam ederken 16.05.2019 tarihli celsede davacı vekilinin "dava dilekçemizi tekrar ederiz, hizmet tespiti yönünden davamızın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde Kurum tarafından kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olarak kabul edildiği ve davacı vekilinin 16.05.2019 tarihli celsedeki beyanı nazara alınarak davacının iş kazası talebi yönünden karar verilmediği belirtilmiş ise de; davacının iş kazası talebi hakkında herhangi bir hüküm kurulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.

Diğer taraftan davacının hizmet tespiti talebi yönünden kurulan hükümde davacının 54 günlük çalışmasının SGK’ya bildirilmediğinin tespitine karar verilmişse de; bildirimi yapılmadığı tespit edilen sürelere dair bir açıklık bulunmaksızın karar verilmiş olduğu, bu haliyle hükmün infaza elverişli olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece davacının hangi dönemde ne kadar süre ile çalıştığı hususu açıkça belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3655, K. 2024/9056, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3655
Karar No
2024/9056
Tarih
25 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/3655 K.2024/6608
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3656 K.2024/5251
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3657 K.2024/3947
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3657 K.2024/4928
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3658 K.2024/4832
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3661 K.2024/4926

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.