İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3851 K.2024/4303

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/3851Karar2024/4303Tarih24 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.261 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/3851 E., 2024/4303 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2222 E., 2023/2329 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 62. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/280 E., 2023/253 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.261 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının piyade uzman çavuş ünvanı ile 47 nci Komando Tabur Komutanlığında görevli iken 03-13 Ekim 2021 tarihinde planlı izin kullandığını, 14 Ekim 2021 tarihinde izin dönüşü tekrar oryantasyon eğitimi verilmeden atış denetlemesine tabi tutulduğunu, 15 Ekim 2021 tarihinde Terörle Mücadele Hareket alanı olan ...

Nuran Okul Üst Bölgesi yaşam alanında silahına genel bakım yapmak isterken silahının kazaen ateş aldığını, davacının sağ karın bölgesinden yaralandığını, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından TSK da görev yapamaz raporu verildiğini, davacının vazife malulü kabul edilmesi talepli başvurusuna davacının sıralı birlik komutanları tarafından emir ve talimatlara hareket etmek sureti ile kazanın meydana gelmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına karar verildiğini, Kurum nezdinde yapmış oldukları itirazın reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını,

davacının maluliyetinin görevinin etkisi ve tesiri ile gerçekleştiğini belirterek, dava konusu Kurum işleminin iptali ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 47 ve 3773 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespitine, davacının özlük haklarının emsal maaş ve ikramiye farklarının Kuruma ilk başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, idare mahkemesinin görev alanına girdiğini ve kurum işleminde hukuka aykırılık olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında vazife malulü olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ilk yapılan başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile ödeme yapılması talebinin Mahkemece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının emir ve talimat dışı hareket ettiğini, vazife malulü sayılamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife malüllüğü talebini reddeden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 5434 sayılı Kanun'un ''Malullük'' başlıklı 44/1 inci maddesinde;

"Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu Kanun'un malullüğe ait hükümleri uygulanır.'' hükmüne, aynı Kanun'un 45 inci maddesinde de; 44 üncü maddede yazılı malullük; a)İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;

b)Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;

c)Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla);

ç)Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denir.'' hükmüne yer verilmiştir.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci maddesinde, terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, ... hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini,

kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemler olarak tanımlanmış, 21 inci maddesinin "malul olanlarla aylığa müstehak dul ve yetimlere yardım" başlıklı 21 inci maddesinde; (…)(2) kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Ayrıca;

a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise,dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.

h) Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya engelli hâle gelerek ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanlar, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır.

j) (Ek: 4/7/2012-6353/75 md.) Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri;

ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumuncailgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanun'a göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır.

Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.

Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hâle gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır." hükmü bulunmaktadır.

3. Değerlendirme

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının piyade uzman çavuş olarak 47 nci Komando Tabur Komutanlığı Suriye/İdlip ...

Nuran Üs Bölgesinde görevli iken 15.10.2021 tarihinde silahına genel bakım yapmak isterken silahının ateş aldığı, davacının sağ karın bölgesinden yaralandığı, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından TSK da görev yapamaz raporunun verildiği, davacının vazife malulü kabul edilmesi talepli başvurusuna yönelik olarak, Kurumun cevabi yazısında; yaralanma olayının davacının sıralı birlik komutanları tarafından emir ve talimatlara aykırı hareket etmesi sonucu meydana geldiği ve durumunun 5510 sayılı Kanun'un 47/2(b) bendi kapsamına girdiğinden,

davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un 47/1 inci fıkrası hükümlerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, red kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan doğan malullüklerde vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayacağının açık olmasına göre, Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ... 'ın muhalefetine karşı Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla

24.04.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

I. ... UYUŞMAZLIK

1. Çoğunluk ile aradaki ... uyuşmazlık “2018 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine sözleşmeli olarak uzman çavuş olarak görev yaparken izin dönüşü 15.10.2021 tarihinde Suriye sınırları içerisinde yapılacak atış denetlemesine hazırlık için silahını temizlemek isterken kendini yaralayan sigortalının 5510 sayılı Kanunu’nun 47 nci maddesi kapsamında vazife malulü sayılıp sayılmayacağı, bu kapsamda mevzuat ve emir dışında hareket edip etmediği” noktasında toplanmaktadır.

2. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda “Kurum idari tahkikat raporunda belirtilen ismi geçen emir ve talimatlar işverenden istenmiş ve gelen yazı cevapları ile tahkikat raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının kazanın meydana geldiği gün verilen bir emir ve talimatın bulunmadığı, kazanında mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan meydana geldiğine dair somut bir delilin bulunmadığı ve olayın 3713 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, davacı Kurumun vazife malulü sayılmayacağı yönündeki işleminin yerinde olmadığı” gerekçesi ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında vazife malulü olduğunun tespitine ve aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

3. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “davacının 15.10.2021 tarihinde silahına genel bakım yapmak isterken silahının ateş aldığı, davacının sağ karın bölgesinden yaralanmasının görevi nedeniyle olduğu, olayda 3713 sayılı Kanun hükümlerin uygulanma koşullarının bulunmadığına yönelik sonuca gidilen mahkeme kararı yerinde olduğu” gerekçesi ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

4. Kararın taraflarca temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “davacının piyade uzman çavuş olarak 47 nci Komando Tabur Komutanlığı Suriye/İdlip ...

Nuran Üs Bölgesinde görevli iken 15.10.2021 tarihinde silahına genel bakım yapmak isterken silahının ateş aldığı, davacının sağ karın bölgesinden yaralandığı, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından TSK'da görev yapamaz raporunun verildiği, davacının vazife malulü kabul edilmesi talepli başvurusuna yönelik olarak, Kurumun cevabi yazısında; yaralanma olayının davacının sıralı birlik komutanları tarafından emir ve talimatlara aykırı hareket etmesi sonucu meydana geldiği ve durumunun 5510 sayılı Kanun'un 47/2(b) bendi kapsamına girdiğinden,

davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un 47/1 inci fıkrası hükümlerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, ret kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan doğan malullüklerde vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayacağının açık olmasına göre Kurum işleminin yerinde olduğu, davanın reddi gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

II. YASAL GEREKÇE VE AÇIKLAMA

5. 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi uyarınca;

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.

Anılan hüküm uyarınca bir kişinin vazife malulü sayılabilmesi için malullüğün, hem görevin yapıldığı sırada, hem de ifa edilen görevin tesiriyle meydana gelmiş olması gerekmektedir.

6. Aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca Vazife malûllükleri;

a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,

b) Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,

c) Yasak fiilleri yapmaktan,

d) İntihara teşebbüsten,

e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından,

doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.

Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olma, olumsuz koşulunda dikkat edilecek olan husus, kanun, tüzük ya da verilen emrin gösterdiği doğrultunun tamamen dışına çıkarak, aksi yönde davranmak olsa gerekir. Kişinin kusurlu fiili kendisinin sakatlanması sonucunu doğuran olayla doğrudan ilişkili olmalı ki, vazife malullüğünü engelleyici bir durum olarak kabul edilebilsin. Eğer illiyet bağını çok geniş tutarsak, maddi olaylarda vazife malullüğü halini fiilen gerçekleştiremez hale getiririz. Yasak fiilden söz edebilmek için, kişinin yaptığı fiilin görevine yabancı, hizmet bağını tümüyle koparan bir davranış biçimi olarak değerlendirilebilmesi gerekir(Bostancı, .... Yargı Kararları Işığında Vazife Malullüğü Kavramı. Kamu-İş; C:8, S: 1/2005).

7. Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmak için mevzuatta bu konuda açık düzenleme, emir ve talimatın da yazılı yapılması gerekir.

III. SOMUT UYUŞMAZLIK

8. 2018 yılında sözleşmeli olarak Türk silahlı Kuvvetlerinde göreve P. Uzman Çavuş olarak başlayan davacı sigortalı askeri eğitim almış, görevine başlamıştır. Bu konuda silah bakımının nasıl yapılacağı eğitimi de verilmiştir.

9. Tahkikat Raporuna göre davacı ... ... ÜB 61 no,lu devamlı ve genel talimatı ile 47 nci Komando Tugay K. Lığının 22 Eylül 2020 tarihli “Silah Kazalarının Önlenmesi” konulu ... aykırı davranmış, ... itaatsizlik yapmıştır.

10. İlk Derece Mahkemesinin de gerekçe yaptığı ve yargılama sırasında ara kararına verilen Kara Kuvvetleri Komutanlığı 47 nci Komando Tugay Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Şube Müdürlüğünün 11 Mayıs 2023 tarihli yazısına göre “müzekkerede belirtilen emir ve talimat tarihlerinin idari tahkikat raporunda adı geçen emir ve talimatlarla örtüşmediği, adı geçen tarihlere ait dava konusu olayla alakalı emir/talimat bulunmadığı, tarihlerin sehven yazıldığı” anlaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

11. Dosya içeriğine göre davacıya yaşam alanı içinde silah bakımı yapılmayacağına dair bir emir ve talimat verilmiş değildir. En azından yazılı bir tebliğ yoktur. Davacı sigortalının izin dönüşü oryantasyon eğitimi verilmeden atış denetlemesine tabi tutulduğu, atış denetimi için de silah bakımını yaparken, dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu kendisini yaraladığı sabittir. Bu olayda davacının kanun, tüzük ya da verilen emrin gösterdiği doğrultunun tamamen dışına çıktığından söz edilemez. Davacının davranışı hizmeti ve görevi ile ilgilidir. Görevine yabancı olmadığı gibi hizmet bağı da tamamı ile kopmuş değildir.

12. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin vazife malulüne yönelik değerlendirmesi isabetli olduğundan çoğunluğun bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3851, K. 2024/4303, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy Gerekçesi
  16. I. ... Uyuşmazlık
  17. II. Yasal Gerekçe Ve Açıklama
  18. III. Somut Uyuşmazlık
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3851
Karar No
2024/4303
Tarih
24 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3852 K.2024/4238
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3855 K.2024/4609
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3860 K.2024/4240
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3862 K.2024/4668
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3867 K.2024/4632
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3870 K.2024/4217

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.