KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4126 E., 2024/5489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/126 E., 2023/217 K.
- Karar
- Davanın Kabulüne
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen yurt dışı borçlanmasının tasfiye olmadığının tespitine, talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; davacı 03.07.1995 tarihinde yaptığı 3201 sayılı kanun kapsamındaki borçlanma işleminin geçerli olduğunun tespitini, davalı Kurumun kesin dönüş şartı yerine gelmediğinden bahisle tahukkuk ettirdiği yersiz aylık borcunun iptalini, yersiz aylık borcunun davalı Kurumca resen 3201 borçlanma bedelinden mahsup işleminin iptalini ve kesilen yaşlılık aylığının yeniden 19.08.2013 tahsis talebini takiben bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli, 2017/338 Esas, 2019/112 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, 27.10.2020 tarihli, 2019/1504 Esas, 2020/1340 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.10.2021 tarihli, 2021/697 Esas, 2021/14735 Karar sayılı bozma kararında; "...Eldeki davada, 31.08.1970-31.12.2000 tarihleri arasında Almanya’da çalışmaları bulunan davacıya, kesin dönüş şartının yerine getirilmediği 01.08.1995-14.02.1997 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylığı nedeniyle yersiz aylık borcu çıkarılması işlemi isabetli ise de çıkarılan yersiz aylıkların borçlanma bedelinden mahsubu ile 3201 sayılı kanun kapsamındaki borçlanma süresinin tasfiye edilmesi işlemi usul ve Kanun'a aykırı olup, Mahkemece bu kabule göre verilen karar isabetsizdir..." denilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 01.08.1995 - 14.02.1997 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz ödeme kapsamında borçlanma bedelinden mahsup edilerek borçlanma süresinin tasfiyesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının borçlanma süresi geçerli olduğundan tahsis talebinde bulunduğu 19.08.2013 tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacının yaşlılık aylığının iptali işleminin yerinde olması nedeniyle davacının Kuruma 79,00TL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının tasfiye olmadığının tespitine, talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4126, K. 2024/5489, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama