KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4417 E., 2024/9785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1022 E., 2024/14 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/78 E., 2023/226 K.
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.08.1999 tarihinde davalı ... Elektronik San. ve Tic. Ltd.
Şti.'de işe başladığını, 20.04.2012 tarihine kadar da aralıksız ve kesintisiz şekilde bu iş yerinde çalıştığını, davacının çalışması devam ederken hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna 02.10.1999 tarihinde bildirilmeye başlandığını, davacının sigortalı olarak çalıştığının ve çalışma süresinin 02.08.1999 tarihi ile 20.04.2012 tarihi arasında aralıksız ve kesintisiz olarak devam ettiğinin tespit edilmesi, ayrıca bu hizmetlerinin varsa diğer hizmetleri ile birleştirilmesi gerektiğini beyan ederek,
davacı ...'in 02.08.1999 tarihi ile 02.10.1999 tarihleri arasında davalı işveren yanında işçi olarak kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığının tespiti ve tespit edilecek bu hizmet döneminin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini tespiti talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının haksız ve gerçeğe aykırı iddiasının reddini talep ettiklerini, davalı şirketin, hiçbir zaman sigortasız işçi çalıştırmadığını, SGK kayıtlarında gösterilen süreler içerisinde davalı işyerinde çalışmış olduğunu, bu bildirimlerin dışında, sigortasız olarak çalıştırıldığı bir dönemin olmadığını, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden büyük bir titizlikle inceleme yapılması gerektiğini, davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre davanın ispatı için mutlaka yazılı delillerin varlığı aranması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmetlerinin geçtiği iddia edilen dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının Mahkeme tarafından araştırılmasını, bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden, işverenin kabulü tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını, bu itibarla davacının iddia ettiği hizmete ilişkin çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süre olgusunun yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için söz konusu olduğu, iş bu davaya konu uyuşmazlıkta, Kurumun sigortalı olarak çalışma olgusundan haberdar olmadığı, dosya muhteviyatında da işe giriş bildirgesi, prim bildirgesi, bordro vs. kayıtların Kuruma verildiğine dair herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı,
yine tespit istenen dönemde davalı şirkete ait dönem bordrolarında davacının isminin yer almadığı hususları dikkate alındığında, davacının, 02.08.1999 - 02.10.1999 tarihleri arasındaki bildirim öncesi çalışmalarının tespiti yönünden açılan iş bu davada, davanın 19.04.2023 tarihinde açıldığı, davacının hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde iş mahkemelerine başvurmadığı anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müfettiş durum tespit tutanağı ya da tahkikat raporlarıyla çalışmanın tespit edilip edilmediğini, asgari işçilik incelemesi neticesinde işverenden sigortalının primleri Kurumca icra yoluyla tahsil edilip edilmediğinin araştırılmadığını, davacının primlerinin Kurumca icra yoluyla tahsil edilip edilmediğinin, davacının bordro ve priminin SGK’ya intikal ettirilip/ettirilmediğinin usulüne uygun bir biçimde işe giriş belgesi, maaş bordosu ve primi ile alakalı belge SGK’ya bildirilip bildirilmediğinin araştırılmadığını, Mahkemece tahkikat işlemlerinin eksik yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 24.10.2023 tarih ve 2023/78 E. - 2023/226 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 02.08.1999 - 02.10.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4417, K. 2024/9785, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama