KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4729 E., 2024/5072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1790 E., 2023/2793 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 62. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/461 E., 2023/159 K.
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş verene ait olan Karşıyaka Mah. 605 Cad. No:36 Gölbaşı adresinde 18.07.2017 tarihinde hizmetçi olarak yatılı bir şekilde asgari ücret ile çalışmaya başladığını, iş akdinin 01.05.2021 tarihinde fiilen işveren tarafından haksız olarak sona erdirildiğini, resmiyette ise sahte belge ile 16.03.2020 tarihinde sona erdirildiğini, davacının eşi ile birlikte malikanede görevli olduğunu, hayvanların bakımı, çam ve meyve ağaçlarının bulunduğu bahçe, meyve ve sebzelerin yetiştirildiği bostan, yüzme havuzu, malikanenin günlük işleri ve hasta bakımı işlerini yaptığını belirterek, davacının 16.03.2020-01.05.2021 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alanın 4,5 dönüm üzerine 1905 m2 kapalı alanı, 2 dönüm bahçesi, 150 m2 havuzu olan malikane olduğunu, davacının ve eşinin bahçıvan olarak işe alındığını, kalacak yeri olmadığından villanın müştemilatının tahsis edildiğini, davacının 63 yaşında olması nedeni ile dava dilekçesinde belirtilen işleri yapmasının mümkün olmadığını, davacının sağlık sorunları nedeni ile çalışmak istemediğini belirtmesi üzerine işten ayrıldığını, eşinin çalışmaya devam etmesi üzerine müştemilatta kalmaya devam ettiğini, davacıdan talep edilen ve yapmış olduğu işlerin bahçe işi olduğunu,
başkaca işleri yapmadığını, havuzun temizlenmesi işinin teknik bilgi gerektirmesi nedeni ile dışarıdan hizmet alımı ile yapıldığını, hayvanların işe başlayınca satıldığını, hasta bakımının yabancı bakıcılar tarafından yapıldığını, malikanenin temizliğinin hizmet alımı ile dışarıdan yapıldığını, davacının bildirilen çalışmaları dışında başkaca çalışmasının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının davalı işveren nezdinde villanın genel bahçe bakımı, hayvan bakımı, temizlik gibi işleri yaptığı, bu nedenler ile 16.03.2020 tarihine kadar bildirimi yapılmakla bu tarih öncesi için sigortalılık ve hizmet akdinde bir uyuşmazlık olmadığı, esas uyuşmazlık konusunun davacının davalı işveren nezdindeki hizmetlerinin ne zaman sonlandırdığı olduğu, davacının 16.03.2020 tarihli çıkış gerekçesi olarak istifa belirtilmiş ise de istifa dilekçesinin bulunmadığı, dinlenen bordro tanıklarının bir kısmının iş yerlerinin dava konusu hizmetin geçtiği yer olmadığı,
yemin ile dinlenen bordro tanığı ...'ın 2020 yılının 7 inci ayında davalı iş yerinde davacıyı gördüğünü beyan ettiği, davacının adres kayıt sisteminde de 28.07.2021 tarihine kadar adresinin Karşıyaka Mah. 787 Sok.
11/1 Gölbaşı olarak dava konusu villa olduğu, komşu villalarda çalışan tanık beyanları ile de davacının davalı işyerinde 17.03.2020-01.05.2021 tarihleri arasında çalıştığı anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile davacının davalı işveren nezdinde 17.03.2020-01.05.2021 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, kayıt ve belgeleri bildirme yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına davalıya ait 105813.06 sicil numaralı işyerinden 18.07.2017–02.08.2017, 01.10.2017–16.03.2020 arasında hizmet bildirildiği, işyerinin 01.09.1981 itibariyle büro ve idari hizmetler mahiyeti ile kanun kapsamına alındığı, davacı ile davalı arasında 18.10.2017 ve 01.10.2017 başlangıç tarihli iki ayrı belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğu, her iki sözleşmede işin konusunun bahçıvanlık olarak belirtildiği, bir kısmi imzalı ücret bordroları bulunduğu, iddianın kanıtlanmış olduğu,
tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tanık beyanları, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4729, K. 2024/5072, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama