İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4929 K.2025/1027

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun miktar yönünden kesin olarak reddine dair verilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla;…

Esas2024/4929Karar2025/1027Tarih22 Ocak 2025Okuma7 dk · 1.437 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/4929 E., 2025/1027 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/119 E., 2022/73 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.437 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun miktar yönünden kesin olarak reddine dair verilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; her ne kadar teşvik işlemlerinden yararlandırılmış ise de, ilgili teşvik hükümlerine esas kanun maddesinin faiz başlangıcına ilişkin fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle teşvik işlemlerine ilişkin ödenmeyen faiz alacağının, 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrasına göre hesaplanarak şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili özetle, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teşvik unsurlarından yararlanabilmek için işverenin isteminin gerekli olduğunu, davalı Kurum tarafından re'sen işlem yapılamadığını, talep bulunmaması durumunda 5510 sayılı Kanun kapsamında yapılmış olan prim ödemelerinin yanlış veya yersiz nitelikte olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle reddine kesin olarak karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

1-İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; eldeki dava bakımından, 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan kuralın, mahsup veya iade edilme yönünden üçüncü fıkra hükümlerine yaptığı atıftan dolayı ödemelerin üç yıla yayılacağını öngörmesinin, faizin başlama tarihi ve ödeme için öngörülen süre göz önünde bulundurulduğunda kuralın mülkiyet hakkını sınırladığı ve yapılan bu sınırlamanın orantısız ve aşırı olduğunu,

hak arama hürriyeti çerçevesinde dava açan kişilerin mahkemelerden adil yargılanma hakları gereği uyuşmazlığı bitirecek şekilde gerekçeli karar elde etme haklarının bulunduğunu, yargılamanın henüz devam ettiği bir süreçte, taraflardan birinin aleyhine olacak ve yargı merciinin uyuşmazlık konusu talep hakkında karar vermesini engelleyecek şekilde davayı ortadan kaldıran ya da davanın incelenmesini durdurarak karara bağlanmasına engel olan düzenlemelerin kişilerin karar elde etme hakkı ile birlikte sonuçları bakımından da kişilerin mülkiyet haklarının ölçüsüz şekilde sınırlandığını,

2-Anılan maddeye dayalı olarak verilen kararların da hukuka aykırı nitelikte olduğunu, özellikle Ek 17. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin de mevcut bir dava olmaksızın prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılmasını düzenlemesi, başka bir deyişle davasız başvuru halinde, kuruma getirilen ödeme yükümlülüğünün çerçevesinin düzenlendiği hususu ile Anayasa Mahkemesi kararının 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanması ile yürürlüğe girmesinden sonra, mahkemelerce iptal edilmiş olan Ek 17. maddenin dördüncü fıkrası kapsamında uygulama yapılarak karar verilmesi olanağının ortadan kalktığını ve bu fıkranın içeriğinde yer alan atıf nedeniyle üçüncü fıkrasının da uygulanabilir hüküm olmaktan çıkarıldığını,

3-Bu durumda Mahkemece, belgelerin işleme alınması sonrası doğan prim farkına yasal faiz yükletilmesi talebi hakkında, davanın yasal dayanağı olan ve yersiz alınan primlerin iadesini düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır hükmüne uygun şekilde yasal faize hükmedilmesi gerekirken, aksine olacak şekilde davanın reddine dair kararın yerinde olmadığını, kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, teşvik işlemlerinden yararladırılan davacının faiz alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hangi kanun maddesine ilişkin ödeme yapılacağına ilişkindir.

1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 2011/7-2017/9 yılları arasına ilişkin olmak primlerin 5510 sayılı Kanun numarası seçilerek verildikten sonra, söz konusu bildirgelerin Kanun türü 6111 sayılı Kanun'a göre ek tahakkuk işlemleri yapılarak prim farklarının 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasına göre iadesinin talep edildiği, talebin kabul görmemesi üzerine açılan davada, ilgili mahkemece 7103 sayılı Kanun'un 70. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17. madde gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın, Bölge Adliye Mahkemesinin davalı Kurumun istinaf isteminin reddine dair 15.11.2019 tarihli kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

2. Ek 17 nci maddenin faize ilişkin olan 4. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli kararı ile iptal edilmesi üzerine, davacının 08.03.2021 tarihli başvuru ile yasal faiz miktarının 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrasına göre hesaplanarak ödenmesi talebinin reddedilmesi üzerine işbu davanın açıldığı,

İlk Derece Mahkemesince, yasalarda tanımlanan teşvik unsurlarından yararlanabilmenin işveren istemine bağlı olduğunu, davalı Kurum tarafından re'sen işlem yapılamadığını, bu yönde bir talebinin bulunmaması durumunda, 5510 sayılı Kanun kapsamında yapılmış olan prim ödemelerinin yanlış veya yersiz alınmış prim niteliğinde bulunmayacağından 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin burada uygulanamayacağı,

5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesi kapsamında davacının prim teşviki kapsamında bulunan alacağının maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren başlayacak kanuni faiz uygulamasının yasaya aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Adalet Bakanlığınca, Ek 17. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin, mevcut bir dava olmaksızın prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılmasını düzenlemesi, başka bir deyişle davasız başvuru halinde, Kuruma getirilen ödeme yükümlülüğünün çerçevesinin düzenlendiği hususu ile Anayasa Mahkemesi kararının 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanması ile yürürlüğe girmesinden sonra,

mahkemelerce, iptal edilmiş olan Ek 17. maddenin dördüncü fıkrası kapsamında uygulama yapılarak karar verilmesi olanağının ortadan kalktığı ve bu fıkranın içeriğinde yer alan atıf nedeniyle üçüncü fıkrasının da uygulanabilir hüküm olmaktan çıkarıldığı,

bu durumda İlk Derece Mahkemesince, belgelerin işleme alınması sonrası doğan prim farkına yasal faiz yükletilmesi talebi hakkında, davanın yasal dayanağı olan ve yersiz alınan primlerin iadesini düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır hükmüne uygun şekilde yasal faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kanun yararına temyizen incelenerek bozulması talep edilmiştir.

4.5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinin 4 ncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.

Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir.

Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. Sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır.

5. 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinin dörtüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrası söz konusu talep yönünden hangi yasal mevzuatın uygulanacağı uyuşmazlık konusu olmakla, bu konuda özel düzenleme içermesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinin 2 nci fıkrasının irdelenmesi gerekmektedir.

6. 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinin ikinci fıkrası "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki,

destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir." hükmünü içermekte olup, davacı tarafça açılan ve kesinleşen ilk dava içeriği ile Kuruma yapılan başvurular nazarında, işbu davada ki faiz talebine bu madde kapsamından hareketle halen yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinin üçüncü fıkrasının somut olaya uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.

7.5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinin üçüncü fıkrası "Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir.

Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir.

Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır."hükmüne amir olup, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere yapılacak iade kapsamı ve faiz hususu işbu yasa maddesi kapsamında düzenlenmiş olduğundan, Mahkemece, bu yasa maddeleri kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozma nedenidir.

V. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un/HMK’nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, Kararın bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4929, K. 2025/1027, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Kanun Yararına Temyiz
  7. A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
  8. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4929
Karar No
2025/1027
Tarih
22 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4932 K.2025/228
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4932 K.2025/44
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4933 K.2025/229
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4933 K.2025/336
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4934 K.2025/230
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4935 K.2025/155

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.