KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4954 E., 2024/7615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/794 E., 2024/372 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/215 E., 2022/101 K.
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekilince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 08/06/2016-10/06/2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, kanunda belirtilen emeklilik şartlarını sağlaması üzerine kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurumca sahte hizmet kazandırılmak suretiyle aylık bağlanması gerekçesiyle iptal edildiğini ve kendisine yersiz ödenen aylıkların iadesinin istenildiğini, hatalı bu işlemin düzeltilmesi maksadıyla 25.04.2019 tarihinde Kuruma yazılı olarak başvuru yapıldığını, ancak Kurumun bu talebini 07.05.2019 tarih ve 38165264-205.02.99-e.6879624 sayılı cevabı yazısı ile reddedildiğini beyanla,
Kurumun sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin yasaya aykırı olduğunun tespitini, davacının yaşlılık aylıklarının kesinti yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnedi olmayan davanın Kurum yönünden reddi gerektiğini, davacının dosyasının incelendiğini, ... ... Sey. Nak. Mad. İnş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd.
Şti unvanlı iş yerinde 08.06.2016-10.06.2016 tarihleri arasında 2 gün sigortalılığı olduğunu, 31.07.2018 tarih ve 2018/FKR/115 sayılı rapora göre 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrası (a) bendi kapsamında tespiti yapılan iş yerinin belirlenen dönemlerde yapılan sigorta bildirimlerinin gerçek çalışmaya dayanmadığı ve dolayısıyla sigortalı olma niteliği taşımadığı belirtildiğinden davacının sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini,
5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin a bendine göre yurt dışı borçlanma yapabilmesi içi Kuruma yurt dışı borçlanması müracaatı yaptıkları tarihte son sigortalılık statüsü 4-1/b kapsamında olan sigortalılarla Türkiye de hiç sigortalılığı bulunmayan vatandaşların yurt dışı borçlanmaları ise 3201 sayılı Kanun'a ve Kanuna dayanılarak Kurum tarafından çıkarılan 2011/48 sayılı genelgeye göre 4-1/b kapsamında değerlendirildiğini, davacının 4-1/a kapsamında yurt dışı borçlanması yapmasına ve tarafına aylık bağlanmasına imkan bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin halihazırda faaliyetini sürdürmekte olan ... Seyahat Nak. Mad. İnş. Tar. Ürn. San. ve Tic. Ltd.
Şti. isimli iş yerinde fiilen sigortalı olarak çalıştığını, çalıştığı dönem hizmetlerinin de Kurum kayıtlarından anlaşıldığı üzere Sosyal Güvenlik Kurumuna tam ve eksiksiz bildirildiğini, yargılama aşamasında işbu şirketin faal bir şirket olduğunun da subüta erdiğini, yine Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen iş yeri kayıt inceleme tutanağında belirtildiği üzere müvekkilin çalıştığı işyerinin 2013-2018 yılları arasında faaliyetini sürdürdüğünü, ticari defterlerinin yasal tasdik yönünden geçerli olduğunu, vergi beyannamelerinde bulunduğunun tespit edildiğini,
müvekkilinin kağıt üzerinde olmayan ticari faaliyetini halen devam ettiren işveren şirkette fiilen çalıştığını, davada dinlettikleri tanıklar ... ve ... isimli tanıkların dahi müvekkilinin ...
Turizmde fiilen çalıştığını yeminli beyanları ile ifade ettiklerini, mahkeme tarafından bu tanıklarımızın aksini söyleyen bir tanık bulunmamasına rağmen subjektif gerekçelerle tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesinin ve davanın reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin fiili çalışma süresi çok kısa bulunduğundan müvekkilinin diğer bir kısım işçiler veya komşu iş yerlerinde çalışanlar tarafından tanınmamasının da hayatın olağan akışına aykırı olmadığını,
tek taraflı SGK müfettişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davacının davalı şirket tarafından bildirilen çalışmalarının gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4954, K. 2024/7615, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama