KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4967 E., 2024/5428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/332 E., 2024/71 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
873 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 16.06.2011-20.06.2016 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı davaya cevap vermemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen araştırma yapılması gerektiğini, davacının dava konusu dönemde yaşlılık aylığı aldığını, çalışmasına ilişkin davalı Kuruma yapılmış herhangi bir bildirim olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2017/202 Esas, 2018/358 Karar sayılı kararıyla tüm dosya kapsamı, yerleşik Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararları, davacı ve bordro tanık beyanlarında davacının emekli olmasından sonra davalılara ait işyerinde 16.06.2011-20.06.2016 tarihleri arasında çalıştığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne,1601001978851 sigorta sicil numaralı davacının 1207610 işyeri sicil numaralı davalıların işyerinde 16.06.2011-20.06.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2019/2583 E., 2019/633 K. sayılı kararıyla somut olayda, uyuşmazlık konusu dönemde davacı ile birlikte aynı işyerinde çalıştığı kayıt altına alınmış dönem bordrosu tanıkları ile komşu işyeri çalışanlarının ve davacı tanıklarının, davacının dava konusu dönemde davalıya ait işyerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirecek nitelikte kesintisiz biçimde çalıştığını doğrulaması,
dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu tarihler arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince, 04.06.2020 gün ve 2019/3450 esas 2020/1948 Karar sayılı ilamı ile" Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 02.06.1941 doğumlu davacının, 16.06.2011 tarihinde 70 yaşında olduğu, 21.02.1986 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı, davalı iş yerinden hiçbir bildirimi bulunmadığı,1207610 sicil numaralı banyo kesesi imalatı yapan işyerinin 01.04.2012'de kanun kapsamına alındığı, 2012 yılı 4. ayından 2016 yılı 6. ayına kadar olan dönem bordrolarının gönderilmiş olduğu, tüm dönem bordrolarının dosyada bulunmadığı, dinlenen tanık beyanlarının yeterli olmadığı, eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, işe başladığı dönemde 70 yaşında olan davacının sağlık raporunun alınarak, davalı işyerine ait 2011 yılı 6.ayından itibaren tüm bordrolarını getirtmek, işyerlerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız başka tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, böylece tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davacının çalışmasının kesintili olup olmadığı,ara verip vermediği konularını araştırmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, ..., zabıta, maliye,
meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, yerleşik Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararları, davacı ve bordro tanık beyanlarında davacının emekli olmasından sonra davalılara ait işyerinde 16.06.2011-20.06.2016 tarihleri arasında çalıştığı anlaşıldığından talebe bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının, bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı, yeterli sayıda bordro tanığı dinlenmediği, bir tanığın davasının olduğu ve davanın kabulüne yetecek delil olmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Fer'i müdahil SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4967, K. 2024/5428, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama